Publication:
ORTAKLIK MEVZUATI AÇISINDAN TÜRKİYE CUMHURİYETİ UYRUKLUĞUNDAKİ GERÇEK VE TÜZEL KİŞİLERİN AVRUPA BİRLİĞİ HUKUK DÜZENİNDE AÇABİLECEKLERİ DAVALAR

dc.contributor.authorsSERCAN REÇBER
dc.date.accessioned2022-04-04T14:44:35Z
dc.date.accessioned2026-01-10T18:43:51Z
dc.date.available2022-04-04T14:44:35Z
dc.date.issued2013
dc.description.abstractOrtaklık mevzuatı1 uyuşmazlıklar konusunda çeşitli yöntemler öngörmekle beraber bu yöntemler, çoğunlukla siyasi nitelikte olup, açıklıktan yoksundurlar. Avrupa Birliği Adalet Divanı (ABAD) tarafından tesis edilen pek çok kararda da belirtildiği gibi, ortaklık mevzuatı AB hukuk düzeninin bir parçasını oluşturmaktadır2. Bu bağlamda değerlendirildiğinde, Avrupa Birliği (AB) hukuk düzeninde3 kabul edilen dava türlerinin, ortaklık mevzuatı çerçevesinde hakları ihlal edilen, Türkiye Cumhuriyeti uyruklu gerçek ve tüzel kişiler tarafından açılması mümkündür. Ortaklık mevzuatı kapsamında tesis edilen bir işlem veya gerçekleştirilen eylem sonucunda, haksız bir fiile maruz kalan gerçek ve tüzel kişiler, hakları- nın etkin kullanımı ya da zararlarının giderilmesi açısından Ankara Anlaş- ması'nın 25. maddesi (md.)4 uyarınca talep de bulunamamaktadırlar. Ankara Anlaşması'nın 25. md.'si, gerçek ve tüzel kişileri doğrudan ilgilendiren uyuş- mazlıklara ilişkin hiçbir hüküm içermemektedir. Bu Anlaşmanın uygulanması nedeniyle, gerçek ve tüzel kişilerin haklarının olumsuz yönde etkilenmesi durumunda, bu durumu ortadan kaldırabilmek için başvurulabilecek makam veya yargı organı belirtilmemiştir. Ankara Anlaşması'nın 25. md.'si uyarınca, uyuşmazlığın değerlendirilebilmesi için, bu maddenin 1. paragrafı (prg.) gereğince, uyuşmazlığın kişisellikten çıkartılarak, taraflarca kabul edilmesi ve uluslararası hukuk süjeleri arasındaki uyuşmazlık niteliğine büründürülmesi gerekmektedir. Ankara Anlaşması'nın 25. md.'si ve Gümrük Birliği Kararı'nın ilgili dü- zenlemelerinin, gerçek ve tüzel kişilerin haklarının korunması konusunda eksik ya da yetersiz kalması halinde, AB hukuk düzeninin kimi durumlarda ikame edici nitelikte kullanılması mümkündür5. Çalışmamızın birinci kısmında, öncelikli olarak AB hukuk düzeninde kabul edilen dava türlerinin genel özellikleri hakkında teorik nitelikte bilgi verilip, ikinci kısımda bu bilgilere istinaden Türkiye Cumhuriyeti uyrukluğundaki gerçek ve tüzel kişilerin AB yargısında açtıkları davalardan örnekler sunulacaktır.
dc.description.abstractOrtaklık mevzuatı1 uyuşmazlıklar konusunda çeşitli yöntemler öngörmekle beraber bu yöntemler, çoğunlukla siyasi nitelikte olup, açıklıktan yoksundurlar. Avrupa Birliği Adalet Divanı (ABAD) tarafından tesis edilen pek çok kararda da belirtildiği gibi, ortaklık mevzuatı AB hukuk düzeninin bir parçasını oluşturmaktadır2. Bu bağlamda değerlendirildiğinde, Avrupa Birliği (AB) hukuk düzeninde3 kabul edilen dava türlerinin, ortaklık mevzuatı çerçevesinde hakları ihlal edilen, Türkiye Cumhuriyeti uyruklu gerçek ve tüzel kişiler tarafından açılması mümkündür. Ortaklık mevzuatı kapsamında tesis edilen bir işlem veya gerçekleştirilen eylem sonucunda, haksız bir fiile maruz kalan gerçek ve tüzel kişiler, hakları- nın etkin kullanımı ya da zararlarının giderilmesi açısından Ankara Anlaş- ması’nın 25. maddesi (md.)4 uyarınca talep de bulunamamaktadırlar. Ankara Anlaşması’nın 25. md.’si, gerçek ve tüzel kişileri doğrudan ilgilendiren uyuş- mazlıklara ilişkin hiçbir hüküm içermemektedir. Bu Anlaşmanın uygulanması nedeniyle, gerçek ve tüzel kişilerin haklarının olumsuz yönde etkilenmesi durumunda, bu durumu ortadan kaldırabilmek için başvurulabilecek makam veya yargı organı belirtilmemiştir. Ankara Anlaşması’nın 25. md.’si uyarınca, uyuşmazlığın değerlendirilebilmesi için, bu maddenin 1. paragrafı (prg.) gereğince, uyuşmazlığın kişisellikten çıkartılarak, taraflarca kabul edilmesi ve uluslararası hukuk süjeleri arasındaki uyuşmazlık niteliğine büründürülmesi gerekmektedir. Ankara Anlaşması’nın 25. md.’si ve Gümrük Birliği Kararı’nın ilgili dü- zenlemelerinin, gerçek ve tüzel kişilerin haklarının korunması konusunda eksik ya da yetersiz kalması halinde, AB hukuk düzeninin kimi durumlarda ikame edici nitelikte kullanılması mümkündür5. Çalışmamızın birinci kısmında, öncelikli olarak AB hukuk düzeninde kabul edilen dava türlerinin genel özellikleri hakkında teorik nitelikte bilgi verilip, ikinci kısımda bu bilgilere istinaden Türkiye Cumhuriyeti uyrukluğundaki gerçek ve tüzel kişilerin AB yargısında açtıkları davalardan örnekler sunulacaktır.
dc.identifier.issn1303-4375;null
dc.identifier.urihttps://hdl.handle.net/11424/260442
dc.language.isotur
dc.relation.ispartofİstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Mecmuası
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.subjectUluslararası İlişkiler
dc.subjectHukuk
dc.titleORTAKLIK MEVZUATI AÇISINDAN TÜRKİYE CUMHURİYETİ UYRUKLUĞUNDAKİ GERÇEK VE TÜZEL KİŞİLERİN AVRUPA BİRLİĞİ HUKUK DÜZENİNDE AÇABİLECEKLERİ DAVALAR
dc.typearticle
dspace.entity.typePublication
oaire.citation.endPage1427
oaire.citation.issue1
oaire.citation.startPage1391
oaire.citation.titleİstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Mecmuası
oaire.citation.volume71

Files

Original bundle

Now showing 1 - 1 of 1
Loading...
Thumbnail Image
Name:
file.pdf
Size:
399.43 KB
Format:
Adobe Portable Document Format