Publication: Changing Social Movements in the Context of International Relations
Abstract
With the industrialization movements and globalization, the technology has progressed veryrapidly and caused the change in the structure of social movements leading the emergence ofnew social movements including women's rights, environment, peace and freedom. Thesemovements have taken place instead of class-based social movements, which had economicbase. The public's undertaking of the entire burden of the economic crisis in 2008 soon affectedthe whole world causing the public to mobilize. People, claimed that the rich became richeroccupied New York, the heart of the popular financial system. By means of social media,participation in this movement increased rapidly. The movements of people from differentcultures, struggled for their purposes in the direction of their common goals. In this context,new social movements including Wall Street movements heve explained social media's impacton international relations.
Sanayileşme hareketleri, küreselleşme ve teknolojinin hızlı şekilde ilerlemesi sonucunda toplumsal hareketlerin yapısında değişmeler meydana gelmiş, geçmişteki ekonomik amaçlı sınıf bazlı toplumsal hareketlerin yerine kadın hakları, çevre, barış, özgürlük gibi konuları içeren yeni toplumsal hareketler oluşmuştur. Sosyal medya da toplumsal hareketlerin amacının anlaşılması ve kitlelerin öğütlenmesi açısından işlevsel bir araca dönüşmüştür. 2008 yılına gelindiğinde, Amerika Birleşik Devletleri’nde meydana gelen ve kısa süre içerisinde etkisini tüm dünyaya hissettiren ekonomik krizin sonucunda halk hareketlenmesi başlamıştır. Devletin en zengin kesiminin servetine servet kattığını söyleyen ve kendisini %99 olarak tanımlayan halk finansal sistemin kalbi olarak anılan New York’u işgal etmeye başlamış, sosyal medya aracılığı ile çok kısa sürede dünyaya yayılan eylemin katılımcı sayısı çok hızlı şekilde artmıştır. Farklı kişilerin, kültürlerin bir araya geldiği eylemlerde kişiler ortak hedefleri doğrultusunda bu farklılıkları unutarak amaçları için mücadele içerisine girmiştir. Bu bağlamda Wall Street eylemlerini içeren bu yeni toplumsal hareketler, sosyal medyanın uluslararası ilişkiler üzerindeki etkisini açıklamaktadır.
Sanayileşme hareketleri, küreselleşme ve teknolojinin hızlı şekilde ilerlemesi sonucunda toplumsal hareketlerin yapısında değişmeler meydana gelmiş, geçmişteki ekonomik amaçlı sınıf bazlı toplumsal hareketlerin yerine kadın hakları, çevre, barış, özgürlük gibi konuları içeren yeni toplumsal hareketler oluşmuştur. Sosyal medya da toplumsal hareketlerin amacının anlaşılması ve kitlelerin öğütlenmesi açısından işlevsel bir araca dönüşmüştür. 2008 yılına gelindiğinde, Amerika Birleşik Devletleri’nde meydana gelen ve kısa süre içerisinde etkisini tüm dünyaya hissettiren ekonomik krizin sonucunda halk hareketlenmesi başlamıştır. Devletin en zengin kesiminin servetine servet kattığını söyleyen ve kendisini %99 olarak tanımlayan halk finansal sistemin kalbi olarak anılan New York’u işgal etmeye başlamış, sosyal medya aracılığı ile çok kısa sürede dünyaya yayılan eylemin katılımcı sayısı çok hızlı şekilde artmıştır. Farklı kişilerin, kültürlerin bir araya geldiği eylemlerde kişiler ortak hedefleri doğrultusunda bu farklılıkları unutarak amaçları için mücadele içerisine girmiştir. Bu bağlamda Wall Street eylemlerini içeren bu yeni toplumsal hareketler, sosyal medyanın uluslararası ilişkiler üzerindeki etkisini açıklamaktadır.
