Publication:
Türkiye’ de kobilerin finansmanında risk sermayesinin rolü ve önemi

Loading...
Thumbnail Image

Date

Journal Title

Journal ISSN

Volume Title

Publisher

Research Projects

Organizational Units

Journal Issue

Abstract

Risk sermayesi ile geleneksel finans sisteminden kaynak sağlamada büyük zorluk çeken ve çoğu kez mali sıkıntılar içinde var olmaya çalışan küçük ve orta ölçekli girişimcilerin bu alandaki ihtiyacı karşılanmaktadır. Böylece yeni fikirlerle dolu küçük girişimcilerin desteklenmesiyle; bu şirketlerin ekonomiye hareket, rekabet ortamına canlılık getirme etkisinden yararlanılmaktadır. Daha çok yüksek teknolojiye yönelik yeni fikirleri olan, gelişme potansiyelli küçük girişimcilere risk sermayesi sağlandığı için, bu ürünlerin ticarileştirilmesiyle teknolojik ilerleme sağlanmakta, böylece de uluslararası alanda rekabet avantajı elde edilmektedir. Yeni yeni alanların istihdama açılmasıyla işsizlik oranı düşmektedir. Amerika Birleşik Devletleri'nde risk sermayesi sektöründe yaşanan başarılı gelişmeler risk sermayesinin ekonomiyi nasıl olumlu etkilediğinin tüm dünyada anlaşılmasını sağlamıştır. Görüleceği gibi bugün risk sermayesi alanında adı geçen ABD, İngiltere, Fransa, Kanada, Japonya, Almanya, Hollanda gibi ülkelerde risk sermayesi devletin desteklediği programlar ve vergisel teşvikler sayesinde gelişebilmiştir. Bir ülkede risk sermayesinin gelişmesi o ülkede yüksek kazanç vaad eden yatırım fırsatlarının varlığı, yüksek kazanç hedefleyen ve risk alan yatırımcıların mevcut olmasına bağlıdır. Bu iki ana unsur, etkin bir sermaye piyasasının varlığı ile birleştirildiğinde risk sermayesi için uygun bir ortam oluşmaktadır. Günümüzde pek çok ülkede risk sermayesi sektörünün kurulması veya geliştirilmesi hükümet programlarına alınmakta ve risk sermayesi sektörü ülkelerde devlet tarafından desteklenmektedir. Dünya uygulamalarında devletin katkısı; doğrudan proje seçip desteklemek, RSYO'larına destek sağlamak, devlet garantili borçlanma imkanı sağlamak ve bunların hangisinin başarılı olduğu ülkelerin özelliklerine göre farklılaşmaktadır. Almanya'da risk sermayesi başarılı olmamıştır, konunun uzmanları devletin proje seçme işine girmesini eleştirmişlerdir. Kanada'da devletin RSYO'larının hisse senetlerini alması başarılı olmuştur. Fransa'da ise satışların belli bir yüzdesi üzerinden geri ödemeye dayanan kredi sistemi başarı omuştur. Fransa'da ise satışların belli bir yüzdesi üzerinden geri ödemeye dayanan kredi sistemi başarılı olmuştur. Fransa'da ise satışların belli bir yüzdesi üzerinden geri ödemeye dayanan kredi sistemi başarılı olmuştur. Hollanda'da zorlayıcı portföy sınırlamaları başarılı olurken, ABD'de SBA kaynaklı kredi sistemi yetersiz kalmıştır. Japonya'da ise girişimci sıkıntısı vardır. Öyleyse risk sermayesinde her ülke kendi doğrusunu bulmak zorundadır. Ancak kesin olan bazı noktalar vardır Buna göre devlet risk sermayesi sektörünü geliştirmekte öncü rolü üstlenmek zorundadır. Çünkü bir devletin gelişmesi bilimsel ve teknolojik ilerlemeye bağlıdır. Teknoloji transferi veya kopyacılık kalkınma için bir atılım başlatabilse de uzun soluklu bir ilerleme sağlayamaz. Bu anlayışla başlayan devlet öncülüğü Dünya'da özel yatırımcı kesimi sektöre çekebilmiştir. Bunun en büyük örneği ABD'deki ''financial angel''lardır. Özel sektörü risk sermayesine çeken en büyük etken vergi istisnalarının tanınmasıdır. Tüm uygulamalarda vergisel desteğin modellerin can damarı olduğu görülmektedir. İkinci unsur ise hükümetlerin tercihlerini açıkça ortaya koyarak devlet imkanlarını toplumsal kalkınma amacıyla kullanmalarıdır. Risk sermayesi yatırımları günümüzde artık ülkeler ile sınırlı değildir. Uluslararası düzeyde risk sermayesi yatırımları yapılmaktadır. Tüm dünyada böylesine büyük ilgiyle karşılanan ve hızla gelişen risk sermayesine Türkiye'nin de hak ettiği önemi vermesi gerekmektedir. Türkiye için uygulamanın nasıl olması gerektiği belirlenirken, tabi ki dünya uygulamaları göz önüne alınmalıdır. Ancak son yıllarda görülmüştür ki basit bir adaptasyon denemesi Türkiye'de risk sermayesini'ni çalıştırmaya yetmemiştir. Çünkü özel sektör ve sermaye piyasası risk sermayesi gibi yüksek riskli bir sektör için henüz olgunlaşmamıştır. Türkiye'de politik istikrar henüz sağlanmamıştır. Açık bir sermaye yetersizliği yanında, ekonominin temel göstergeleri olumsuz sinyaller vermektedir. Ayrıca geçtiğimiz beş yılda yaşanan ekonomik problemler ve buhranlar makro ekonomik verileri son derece olumsuz yönde etkilemiştir. Makro ekonomik verilerin yetersizliği; girişimcilerin özkaynaklarını risk alarak yatırım yapmak yerine, reel getirisi daha yüksek olan finansman araçlarında değerlendirmelerini teşvik etmiştir. Böyle bir ortamda risk sermayesi için ancak devlet kaynaklı fonlar kullanılabilir. İdeal olan özel sektörü teşvik etmek olsa da, ekonomik durum nedeniyle, özel sektörün teknoloji yatırımına girmesi yüzünden kaybedilecek zaman yoktur. Bu çerçevede kalkınma amacıyla başta bankacılık kesimi olmak üzere finans sektörünün bazı zorlamalara tabi tutulması ve buna yönelik olarak gerekli bazı mevzuat değişikliklerinin yapılması zorunludur. Bir diğer önemli husus da, halihazır teşvik sisteminin radikal bir şekilde elden geçirilmesi gereğidir. Türkiye'nin kalkınma öncelikleri bir politika dahilinde belirlenmelidir. Türkiye'de risk sermayesine yönelik kurum ve kuruluşlar yeterlidir. Ancak bazı ek düzenlemelere ihtiyaç vardır. Buna göre özellikle bankacılık kesiminin zorlanması ve devletin kalkınması için üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmesi zorunlu görülmektedir. Buna göre Türkiye uygulamasında dikkate alınması gerekli faktörleri bir kez daha özetleyecek olursak; Türkiye'de risk sermayesi fonlarının yeni KİT'lere yol açmamak için devlet eliyle yönlendirilmemesi ve profosyenelce seçilmiş teknoloji yatırımlarına aktarılması, risk sermayesi kaynaklarının esnaf ve sanatkarları desteklemek gibi amaçlarla teşvik maksatlı olarak kullanılmaması, Risk sermayesi olarak özsermaye finansmanının hedeflenmesi ve borçlanma esaslı yöntemlere rağbet edilmemesi, Özelleştirmede ele geçirme maksatlı olarak bazı risk sermayesi fonlarının kullanılabilmesi, Risk sermayesinin devlet eliyle şirket kurtarma amacıyla veya özel sektörün holdingleşmesi amacıyla kullanılmasının engellenmesi gerekmektedir. Belirlenmiş ana politikalar doğrultusunda yönlendirilecek risk sermayesi uygulamaları, devlet destekli bir teknoloji gelişimine önayak olacaktır. Risk sermayesi hem genç girişimciler yolu ile ekonomik yenilenme ve kalkınmaya katkıda bulunacak hem de bilimsel ve teknolojik bağımsızlığın sağlanmasında etken olacaktır. Risk sermayesi şirketlerinin girişimleri izleme ve yönlendirme faaliyetlerinin sonucu olarak, risk sermayesi destekli halka arzlar, risk sermayesi desteksiz halka arzlara kıyasla daha prestijli, aracılık yüklenici, denetçi ve daha yüksek oranlı kurumsal yatırımcı taşımaktadırlar. Risk sermayesi şirketlerinin halka arz yapacak girişim hakında güvenilir bilgi ortaya koyması; denetçi, aracılık yüklenici ve yatırımcıların girişim hakkında bilgi elde etme maliyetlerinde azalma sağlar. Risk sermayesi şirketlerinin girişimlerle ilgili bilgi asimetrisini azaltma yetenekleri, halka arz prosesinin maliyetlerinde tasarruf ve halka arzda daha az düşük fiyatlandırma şeklinde sonuçlar gösterir. Böylece; girişim, halka arzdan toplam gelirini maksimum yapmış olur. Bulunan bütün bu sonuçlar; halka arz olan girişimde risk sermayesi şirket varlığının yarattığı farklılıkları, sermaye piyasalarının risk sermayesi destekli girişimlerle risk sermayesi desteksiz girişimlerin halka arzlarına karşı farklı tutumlar göstererek algıladıklarına işaret etmektedir. Sermaye piyasalarının en gelişmiş ülke olduğu Amerika'da finansal aracılar olarak risk sermayesi şirket iştirakinin önemini ortaya koyan sonuçlar, sermaye piyasalarını geliştirme gayretleri içinde olan Türkiye için çok önemli uyarılar taşımaktadır. Gelişmekte olan piyasalarda yatırımcı güveninin sağlanması konusunda zorlukların yaşandığı dikkate alınırsa; İMKB bünyesinde Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeler (KOBİ)'e yönelik olarak kurulan bölgesel pazarlar ile yeni şirketler pazarında yer alacak yatırımcıların güveninin sağlanmasının zorluğu daha iyi anlaşılır. Bu çalışma yeni pazarlara karşı yatırımcı güveninin tesis edilemesi konusunda önemli dersler içermektedir. Türkiye'deki KOBİ'lerin finansman sorunlarına sermaye piyasası araçları ile çözüm bulunması amacı ile kurulan yeni pazarların gelişmesinde risk sermayesinin en önemli araçlardan biri olduğu anlaşılmaktadır. Böylece, Türkiye'de risk sermayesi sektörünün gelişmesi, sermaye piyasalarının gelişmesini de beraberinde getirecektir. Küçük ve yeni girişimlerde bilgi asimetrisinin daha yaygın olmasına bağlı olarak; bu işletmelerin menkul değerlerine yatırım yapacak yatırımcılar için halka arz fiyatının bütün mevcut ve ilgili içsel bilgiyi gösterdiği anlaşılarak, halka arzın kalitesi onaylanmış olur. Daha tanınmış finansal aracıların daha yoğun bir şekilde izlenmiş ve denetlenmiş girişimlerin halka arzlarını üstlenmeye daha eğilimli oldukları düşüncesi ile uyumlu olarak; risk sermayesi şirketlerinin girişimleri izleme ve yönlendirme faaliyetlerinin sonucu olarak, risk sermayesi destekli halka arzlar, risk sermayesi desteksiz halka arzlara kıyasla daha prestijli aracılık yüklenici, denetçi ve daha yüksek oranlı kurumsal yatırımcı taşımaktadırlar. Risk sermayesi şirketlerinin halka arz yapacak girişim hakında güvenilir bilgi ortaya koyması; denetçi, aracılık yüklenici ve yatırımcıların girişim hakkında bilgi elde etme maliyetlerinde azalma sağlar. Risk sermayesi şirketlerinin girişimlerle ilgili bilgi asimetrisini azaltma yetenekleri, halka arz prosesinin maliyetlerinde tasarruf ve halka arzda daha az düşük fiyatlandırma şeklinde sonuçlar gösterir. Böylece; girişim, halka arzdan toplam gelirini maksimum yapmış olur. Bulunan bütün bu sonuçlar; halka arz olan girişimde risk sermayesi şirket varlığının yarattığı farklılıkları, sermaye piyasalarının risk sermayesi destekli girişimlerle risk sermayesi desteksiz girişimlerin halka arzlarına karçı farklı tutumlar göstererek algıladıklarına işaret etmektedir. Sermaye piyasalarının en gelişmiş ülke olduğu Amerika'da finansal aracılar olarak risk sermayesi şirket iştirakinin önemini ortaya koyan sonuçlar, sermaye piyasalarını geliştirme gayretleri içinde olan Türkiye için çok önemli uyarılar taşımaktadır. Gelişmekte olan piyasalarda yatırımcı güveninin sağlanması konusunda zorlukların yaşandığı dikkate alınırsa; İMKB bünyesinde Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeler (KOBİ)'e yönelik olarak kurulan bölgesel pazarlar ile yeni şirketler pazarında yer alacak yatırımcıların güveninin sağlanmasının zorluğu daha iyi anlaşılır. Bu çalışma yeni pazarlara karşı yatırımcı güveninin tesis edilmesi konusunda önemli dersler içermektedir. Sonuç olarak Türkiye'deki KOBİ'lerin finansman sorunlarına sermaye piyasası araçları ile çözüm bulunması amacı ile kurulan yeni pazarların gelişmesinde risk sermayesinin en önemli araçlardan biri olduğu anlaşılmaktadır. Böylece, Türkiye'de risk sermayesi sektörünün gelişmesi, sermaye piyasalarının gelişmesini de beraberinde getirecektir.

Description

Citation

Collections

Endorsement

Review

Supplemented By

Referenced By