Publication:
1990 sonrası Irak Türkmenlerinin sosyo-ekonomik yapısı ve Irak ekonomisine katkısı

Loading...
Thumbnail Image

Date

Journal Title

Journal ISSN

Volume Title

Publisher

Research Projects

Organizational Units

Journal Issue

Abstract

Our research's topics are; Turcoman community's, who is the main element of Iraq and whose existence is leant on sumers from many local and foreing sources, social life and their political position It is seen that Turcoman were as a community who had a rich culture of social-economic and cultural position while they were living in protection time of Ottoman Empire. But Iraq Turcoman that England took from Ottoman, were weaken systematically by Iraq management which was under the pressure of England and other Iraq governments at the time that began with Mondros Atmistice at 30 October 1918. Because petrolium was found in middle East, west countries were interested in that area, fort his reason there was a confusion in every power struggle in Iraq. Because Turkey was near, all Iraq powers had a suspicion of Turcoman and saw them as a threat. For this reason they hearted Turcoman. Also they were digested by Arab nationalism policy in Baas regime. Saddam Huseyin who continued Baas policy exhibited on anti-democratic administration, made an ethnic injury to Turcoman and violated the human rights. Names were translated to Arabic, lands and properties were given to Arabs and Turcoman were showed as Arabs at official decuments. Turcoman community that educated many people who were the vonguond of social-economic and cultural richness, bount to their country, educated and also had important places in Iraq government have been weaken by social-economic and cultural injurement politics. After 1990, oppression to Turcoman began to be ethnic injury. With the military interference of USA and its greetings Baas authority especially at the North side was damaged. Hundreds of innocent Turcoman were murdered without judgement in the reason of being opponen in North Iraq. Where Saddam Huseyin took hard precaution. On the other hand while Turcoman who have been a target in last 15 years have been weak in social-economic direction, Barzani and Talabani have been supported by west and USA time to time to be autonomous in Iraq. Some Kurd groups that were bound to Barzani took portion from United Kingdom (UK) and it's assistance organizations made use of the income of Habur Frontier Door, established TVs, newspapers, political parties and also made many tenders that didn't include Turcoman. By doing those they become powerful in Iraq after Saddam. On the other hand, Turcoman were effected negatively because of the destroyed public order. Iraq Turcoman Front (ITF) was agent of Turcoman. It's activities were under opression, and there were criminal attempts to ITF's directions. While they were uneasy of some Turcoman who were living in North Iraq that had rich petrolium berths, it is seen that Turcoman were showed very few in new Iraq constitution and they were not seen as members of country. In spide of being very near to petrolium bearths, Turcoman country was under social-economic oppression in Iraq so they became poor day by day. Manymembers of Turcoman were taken away from official post in Saddam's time, and new they are being away from economic development in Iraq and they can't work in many institutions. Nowadays there are many peşmerge in Iraq security. But against these bad activities, it is important for Iraq Turcoman to be together around ITF and say something about Iraq's feature. For free and civilised Iraq also west countries have to do their abligation and endavour to give Turcoman their justice. Mustafa SÜRMELİ İstanbul 2005
1990 SONRASI IRAK TÜRKMENLERİNİN SOSYO-EKONOMİK YAPISI VE IRAK EKONOMİSİNE KATKISI Irak'ın asli unsurlarından olan ve bölgedeki varlıkları çeşitli yerli ve yabancı kaynaklar tarafından Sümerlere kadar dayandırılan Türkmen toplumunun, Irak'taki sosyal yaşantısı, siyasal yapılanma içindeki durumu araştırmamızın konusunu oluşturmuştur. Türkmenlerin Osmanlı İmparatorluğu himayesinde yaşadıkları dönemde, sosyo-ekonomik ve kültürel bakımdan bölgenin zengin kültüre sahip toplumu olarak varlıklarını sürdürdüğü görülmektedir. Ancak 30 Ekim 1918 tarihli Mondros Mütarekesi ile başlayan dönemle birlikte İngiltere'nin Osmanlı'dan kopardığı Irak Türkmenleri, gerek İngiliz mandası altındaki Irak yönetimi, gerekse daha sonraki dönemlerde yönetime gelen Irak hükümetleri tarafından sistemli zayıflatma ve yıpratma politikalarına tabi tutulmuşlardır. Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemlerinde Ortadoğu'da petrolün varlığının tespit edilmesi, batı ülkelerinin bu bölgeye ilgi göstermesine neden olmuş, jeostratejik özellikleriyle dikkat çeken Irak'ta, yaşanan her iktidar mücadelesinde kaos ortamı gözlenmiştir. Tüm Irak iktidarları Türkmenlere, Türkiye ile yakın oldukları gerekçesiyle hep şüphe ile yaklaşmış, Türkmenler tehdit olarak algılanmıştır. Bu yüzden Türkmenlere karşı acımasız uygulamalardan kaçınılmamıştır. Baas rejimi yönetiminde de katı Arap milliyetçiliği politikasıyla Türkmenler sindirilmiştir. Baas politikasını sürdüren Saddam Hüseyin de anti demokratik bir yönetim sergilemiş, Türkmenlere yönelik etnik kıyım gerçekleştirmiş ve insan haklarını ihlal etmiştir. İsimler Arapçalaştırılmış, arazi ve mülkler Araplara verilmiş, resmi belgelerde Türkmenler Arap olarak gösterilmiştir. Irak devleti içinde sosyo-ekonomik ve kültürel zenginlikleriyle öne çıkan, ülkesine bağlı, eğitimli hatta Irak'ta önemli makamlara gelmiş pek çok kişi yetiştiren Türkmen toplumu, günümüze kadar süren sosyo-ekonomik ve kültürel yıpratma politikalarıyla güçsüz duruma düşürülmüştür. 1990 yılından sonra Irak'ta Türkmenlere yönelik baskılar etnik kıyım boyutuna varmıştır. ABD ve müttefiklerinin Irak'a askeri müdahalesiyle birlikte ülkenin özellikle kuzeyinde Baas otoritesi zarar gördü. Saddam Hüseyin'in katı önlemler aldığı Kuzey Irak'ta yüzlerce masum Türkmen rejim aleyhtarı olduğu gerekçesiyle yargılanmadan katledildi. Öte yandan son 15 yılda hedef haline gelen Türkmenler sosyo-ekonomik yönden gittikçe güçsüz düşürülürken, Irak'ta Barzani ve Talabani'nin, özerk yapıya kavuşacak ölçüde batı ve ABD tarafından zaman zaman önemli destekler aldığı görülmektedir. Birleşmiş Milletler (BM) ve BM'ye bağlı yardım örgütlerinden daha fazla pay alan, Habur sınır kapısı gelirlerinden tek taraflı faydalanan, kurdukları televizyonlar, gazeteler, siyasi partilerin yanı sıra Türkmenleri dahil etmedikleri çok sayıda tek taraflı ihaleyle Barzani ve Talabani'ye bağlı kürt grupları, Saddam sonrası Irak'ta etkin güçler haline getirilmişlerdir. Öte yandan bölgede var olan asayiş bozukluğundan da Türkmenler olumsuz yönde etkilenmektedir. Türkmenlerin temsilcisi konumundaki Irak Türkmen Cephesi'nin (ITC) faaliyetleri baskı altında tutulmakta, ITC'nin ileri gelenlerine yönelik suikastler gerçekleştirilmektedir. Irak'ın zengin petrol yataklarına sahip kentlerinde yaşayan Türkmenlerin Kuzey Irak'taki varlığından rahatsız bir yapılanmanın varlığı gözlenirken, Türkmenlerin yeni Irak anayasasında azınlık gösterilerek, ülkedeki mevcut yapılanma içinde yok sayıldıkları görülmektedir. Irak'ta fakirleştirilen Türkmen toplumu zengin petrol yataklarına çok yakın olmalarına rağmen bundan sonraki süreçte de sosyo-ekonomik baskılara maruz bırakılmışlardır. Pek çoğu Saddam döneminde memuriyetten uzaklaştırılan Türkmenler, şimdi ise Irak'ta yürütülen ekonomik gelişmelerin dışında tutulmakta, gerek güvenlik birimlerinde gerekse çeşitli kurum ve kuruluşlarda istihdam edilmemektedirler. Bugün Irak güvenliğinde peşmergelerin ağırlıkta olduğu da gözlerden kaçmamaktadır. Ancak tüm bu yıpratma faaliyetlerine karşı Irak Türkmenlerinin ITC etrafında birleşmeleri ve milli bilinçten kopmadan Irak'ın geleceğinde asli unsur olarak söz sahibi olmaları önemlidir. Özgür ve medeni bir Irak'ın oluşması için Batı ülkelerinin de üzerlerine düşen görevi yapması, Türkmenlerin hakkının verildiği bir Irak'ın oluşması için gayret göstermeleri gerekmektedir. Mustafa SÜRMELİ İstanbul 2005

Description

Citation

Collections

Endorsement

Review

Supplemented By

Referenced By