Publication: Dekart felsefesinde bilginin kaynağı ve değeri sorunu
Abstract
Dekart, Descartes, Bilgi Felsefesi, Epistemoloji, Akılcılık, Rasyonalizm, Kartezyen Felsefe, Dualizm, Düşünen Cevher, Şüphe, Açıklık ve Seçiklik, Sezgi, Cogito.
DESCARTES (DEKART) FELSEFESİNDE BİLGİNİN KAYNAĞI VE DEĞERİ SORUNU Rönesansla birlikte insanın kendine ve aklına dönme heyecanları ile gelişen tabiat bilimi çalışmaları ve yeni yöntemsel arayışlar, 17. yüzyılda felsefeye de yeni ilkelere ulaşma çabasını taşıdı. ‘Büyük Sistemler Dönemi’ olarak adlandırılabilecek bu modern dönem felsefesinin kurucusu Fransız filozof René Descartes (1596-1650)’tır. Dekart, felsefe tarihinde gerçek bir dönüşümü temsil eden 17. yüzyıl felsefesinin en önemli filozofudur. Orta Çağ felsefesini ve bu dönemde elde edilen bilgileri eleştirip, hakîkate yeni yöntemlerle ulaşma gayreti göstermiş ve ‘yeni’ bir sistem kurmuştur. Bilgi felsefesi onun felsefesinin merkezinde durur. Genellikle bilgi sorunlarıyla ilgilenmiş, bu alandaki çözümlerini ortaya koymuş ve kendisinden sonra gelen pek çok filozofu da etkilemiştir. Bilgi felsefesi onun çalışmalarından sonra felsefede müstakil bir disiplin olarak kabul görmüştür. Dekart, bilgi felsefesinde ‘şüphe’ üzerine kurulu kendi yöntemini geliştirip, ‘açık ve seçik’ olarak tanımladığı temel öncüllerden hareketle analitik çıkarımlarla ilerleyerek, bilgide kesinliği ve doğruluğu aramıştır. Ona göre sahip olduğumuz akıl yeteneğini uygun kurallarla kullanarak ilerlersek doğru ve güvenebileceğimiz sonuçlara ulaşabiliriz. Bunu yaparken müdrikenin kullanacağı sezgi, tümdengelim ve tümevarım bizi bilgiye ulaştıran yeterli işlemlerdir. Ayrıca yanlışlardan korunmak için iradenin yanıltıcı etkisinden uzak durularak, bilgiyi apaçık olarak görebilen aklın yargılarına güvenmek gerekir. Dekart’a göre, akıl, bilginin kaynağını belirlediği gibi değerini de belirler. Akılcı yaklaşıma göre sistemini belirleyen Dekart, bütün soruları akıl ile cevaplandırmakla kalmamış, bilgi felsefesinde bütün çabasını aklı doğru kullanabilmenin yöntemlerini belirlemeye harcamıştır.
DESCARTES (DEKART) FELSEFESİNDE BİLGİNİN KAYNAĞI VE DEĞERİ SORUNU Rönesansla birlikte insanın kendine ve aklına dönme heyecanları ile gelişen tabiat bilimi çalışmaları ve yeni yöntemsel arayışlar, 17. yüzyılda felsefeye de yeni ilkelere ulaşma çabasını taşıdı. ‘Büyük Sistemler Dönemi’ olarak adlandırılabilecek bu modern dönem felsefesinin kurucusu Fransız filozof René Descartes (1596-1650)’tır. Dekart, felsefe tarihinde gerçek bir dönüşümü temsil eden 17. yüzyıl felsefesinin en önemli filozofudur. Orta Çağ felsefesini ve bu dönemde elde edilen bilgileri eleştirip, hakîkate yeni yöntemlerle ulaşma gayreti göstermiş ve ‘yeni’ bir sistem kurmuştur. Bilgi felsefesi onun felsefesinin merkezinde durur. Genellikle bilgi sorunlarıyla ilgilenmiş, bu alandaki çözümlerini ortaya koymuş ve kendisinden sonra gelen pek çok filozofu da etkilemiştir. Bilgi felsefesi onun çalışmalarından sonra felsefede müstakil bir disiplin olarak kabul görmüştür. Dekart, bilgi felsefesinde ‘şüphe’ üzerine kurulu kendi yöntemini geliştirip, ‘açık ve seçik’ olarak tanımladığı temel öncüllerden hareketle analitik çıkarımlarla ilerleyerek, bilgide kesinliği ve doğruluğu aramıştır. Ona göre sahip olduğumuz akıl yeteneğini uygun kurallarla kullanarak ilerlersek doğru ve güvenebileceğimiz sonuçlara ulaşabiliriz. Bunu yaparken müdrikenin kullanacağı sezgi, tümdengelim ve tümevarım bizi bilgiye ulaştıran yeterli işlemlerdir. Ayrıca yanlışlardan korunmak için iradenin yanıltıcı etkisinden uzak durularak, bilgiyi apaçık olarak görebilen aklın yargılarına güvenmek gerekir. Dekart’a göre, akıl, bilginin kaynağını belirlediği gibi değerini de belirler. Akılcı yaklaşıma göre sistemini belirleyen Dekart, bütün soruları akıl ile cevaplandırmakla kalmamış, bilgi felsefesinde bütün çabasını aklı doğru kullanabilmenin yöntemlerini belirlemeye harcamıştır.
