Publication:
Türkiye’ de sualtı belgeselciliği

dc.contributor.advisorŞAHİNKAYA, Ahmet
dc.contributor.authorAnamur, Mehmet Emre
dc.contributor.departmentMarmara Üniversitesi
dc.contributor.departmentSosyal Bilimler Enstitüsü
dc.contributor.departmentRadyo Televizyon ve Sinema Anabilim Dalı Radyo Televizyon Bilim Dalı
dc.date.accessioned2026-01-13T10:16:24Z
dc.date.issued2000
dc.description.abstractBatının bundan 50 yıl önce başladığı sualtı filmciliği, ülkemizde henüz çok yeni bir sektördür. Özel televizyon kanalları, çeşitli nedenlerle, eğlence programlarına daha fazla önem vermektedir. Genelde özel televizyon kanalları, belgesellere fazla ilgi göstermemektedir. Devlet televizyonu olan TRT 2, kültür ve sanat programlarına ayrılmış olan bir kanaldır. Yapımcı-yönetmen Orhan Tuncel, son 12 yıldır, sualtı belgeselciliği konusunda uzmanlaşmış bir kişidir. Tuncel'in sualtı eserleri, Türkiye'nin ilk sualtı belgeseli olan, 1988 yılında çekilen Denizlerimizin Bilinmeyen Hayatı adlı 5 bölümlük belgeselle başlamıştır. Bu belgeseli, 1989 yılında 10 bölümlük Seyir Günlüğü, 1991 yılında 13 bölümlük Marmara Adaları'nda, 1992'de 13 bölümlük Sessiz Dünyada Gezintiler, 1993'te 2 bölümlük Yelken Açan Guletler, 1994 yılında 19 bölümlük Akdeniz'de Gezintiler, 1997'de 20 bölümlük Derindeki İzler ve 1999 yılında 8 bölümlük olan ve benim de yönetmen yardımcılığı yapma fırsatını yakaladığım Güney Maviden Yeşilada'ya adlı belgeseller izlemiştir. Orhan Tuncel'in 1999 yılında çektiği Anadolu Mavisi adlı son çalışması da şu sıralar TRT2 ekranlarında seyirciyle buluşmaktadır. Sualtı belgeselciliğinin neredeyse sadece TRT'nin ürettiği yapıtlarla sınırlı kalması, özel televizyon kanallarının yöneticilerine büyük sorumluluk yüklemektedir. Türkiye'de sualtına gönül vermiş binlerce kişi bulunmaktadır. Henüz denizle ilgili bir bakanlığı bulunmayan ülkemizde, bu kurumu oluşturmak, yapılacak ilk iş olmalıdır. Daha sonra da dalış yasağı olan yerlerin yeniden belirlenmesi ve azaltılması, denizlerde etkili denetim ve araştırma imkânı sağlanması gerekmektedir. Deniz Kuvvetleri'nin de katılımıyla, Türkiye kıyılarının ve sualtı zemininin envanteri hazırlanmalıdır. Geleceğe kültürlü ve eğitimli bir toplum, temiz bir Türkiye bırakabilmek için şimdiden çalışmaya başlamak gerekmektedir. Bu çalışmalara, kültürün televizyon kanallarındaki temsilcisi olan belgesellerle adım atmak iyi bir başlangıç olabilir. Underwater Documentary Films in Turkey (
dc.description.abstractof Master's Thesis) Underwater documentaries which has a 50 years past in Europe, is only a new area in Turkey. Private tv channels, for several reasons, favor entertainment programs and in general, pay less attention to documentaries. Turkish national tv channel TRT 2, is dedicated to cultural and art programs. Producer-director Orhan Tuncel, is an expert in underwater documentaries for the last 12 years. Tuncel, began his underwater career in 1988 with the five-episodes documentary film named Denizlerimizin Bilinmeyen Hayatı which is also the first Turkish underwater documentary film. This has been followed by Seyir Günlüğü (1989 - 10 episodes), Marmara Adaları'nda (1991 - 13 episodes), Sessiz Dünyada Gezintiler (1992 - 13 episodes), Yelken Açan Guletler (1993 - 2 episodes), Akdeniz'de Gezintiler (1994 - 13 episodes), Derindeki İzler (1994 - 20 episodes) and Güney Maviden Yetilada'ya (1999 - 8 episodes) in which i had the chance to take part as assistant to director. Tuncel's Anadolu Mavisi, latest film has been screened at TRT 2 recently. In Turkey, there are thousands of people who have dedicated themselves to underwater. In our country, where the Ministry of Marine even does not exist, the first step to be taken is to build this institution in the first place. Then, the next step would be to determine and re-assess the restricted areas for diving and an effective control and research opportunities should be made available. With the cooperation of Turkish Navy, an underwater map of Turkey and its coasts should be prepared. As Turkey, we absolutely need to start working in order to reach an highly intellectual and educated society level. Documentaries, which are the representatives of culture in television could be a good start for this aim.
dc.format.extentIII,81y. ; 28 sm.
dc.identifier.urihttps://katalog.marmara.edu.tr/veriler/yordambt/cokluortam/3F/T0046679.pdf
dc.identifier.urihttps://hdl.handle.net/11424/207764
dc.language.isotur
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.subjectSinema filmleri, Belgesel
dc.titleTürkiye’ de sualtı belgeselciliği
dc.typemasterThesis
dspace.entity.typePublication

Files

Collections