Publication:
Ülke dışı göç kontrolü

Loading...
Thumbnail Image

Date

Journal Title

Journal ISSN

Volume Title

Publisher

Research Projects

Organizational Units

Journal Issue

Abstract

Uluslararası hukukta sığınma arama ve sığınmadan yararlanma hakkının kullanımı için kişinin genellikle sığınma aradığı devletin ülkesine ulaşması gerekmektedir. Gelişmiş devletler göçmen ve sığınmacıların ulaşmak istedikleri nihaî varış noktalarıdır. 1980’li yıllarla birlikte ideolojik kamplaşmanın sona ermesi, göçmen işçi ihtiyacının azalması, işsizlik ve ekonomik sorunlarla birlikte yabancı düşmanlığının artması neticesinde gelişmiş devletler göçmen ve sığınmacıların ülkelerine ulaşmalarını önlemek için çeşitli tedbirlere başvurmaya başlamışlardır. Devletlerin öncelikle başvurdukları tedbirler geleneksel yöntemler olarak sınıflandırdığımız vize uygulamaları, taşıyıcı yaptırımları, havalimanlarında transit alanlar oluşturma, bazı alanları ülke dışı sayma, denizde müdahale ve geri time uygulamalarıdır. Devletlerin bu uygulamaları uluslararası yargı organları önünde insan hakları ihlali kararlarıyla karşılaşmış, aynı zamanda gelişen teknoloji sayesinde pratikte de aşılabilmiştir. Devletler diğer yandan, sığınmacıları caydırmak, aynı anda birden fazla ülkede başvuru yapılmasının önüne geçmek amaçlarıyla ve ilk giriş yapılan ülkenin sığınmacının girişini önlemediği için sorumluluğu alması gerektiği düşüncesinden hareketle yaptıkları ikili veya çok taraflı anlaşmalarla güvenli ülke kuralını uygulamaya başlamışlardır. Güvenli ülke kuralı sığınma başvurusunun sığınmacının anlaşmaya taraf ülkeler arasında ilk geldiği ülke tarafından değerlendirilmesi kuralıdır. Zaman içerisinde geleneksel yöntemlerin zayıf noktalarının farkına varan gelişmiş devletler, göçmen ve mültecileri henüz ülkelerine gelmeden engellemek üzere kaynak veya transit ülkenin ülkesel yetki alanı dahilinde icra edilen işbirliğine dayalı yöntemlere başvurmaya başlamışlardır. Bu yöntemlerde gelişmiş devletler çoğu durumda göç kontrolü uygulamalarına doğrudan müdahil olmamakta, transit devlet makamlarına eğitim, teçhizat, istihbarat gibi yardım ve destekler sağlamaktadır. Bu çalışmada devletlerin sığınmacıların ülkelerine ulaşmasını önlemek üzere ülke dışında başvurdukları yöntemlerin uluslararası hukuk kurallarına uygunluğu incelenmiştir.
In order to exercise the right to seek and enjoy asylum generally a person needs to arrive in the territory of the state where she seeks asylum. Developed states are the final destinations that migrants and asylum seekers want to reach. Starting from the 1980’s as a result of the ending of ideological polarization, the decrease in the need for migrant workers, the increase of xenophobia along with unemployment and economic problems, developed states have started to take various measures to prevent migrants and asylum seekers from reaching their countries. The measures that states primarily apply which we classify as traditional methods are visa practices, carrier sanctions, establishing transit zones at the airports, excising some parts of territories, interdictions at sea and push-back practices. These state practices are determined by international bodies as violations of human rights and at the same time thanks to the developing technology they have been overcome in practice. Meanwhile, states have started to implement safe country rule with bilateral or multilateral agreements with the aim of deterring asylum seekers, preventing applications from more than one country, and considering that the first country of entry should take responsibility for not preventing the entry of asylum seeker. The safe country rule regulates the examination of application by the first country of arrival among the parties of an agreement. Realizing the weak points of the traditional methods over time, developed states have resorted to cooperative methods, which carried out within the territorial jurisdiction of the source or transit country in order to prevent migrants and refugees before they arrive in their countries. In these methods, developed states are not directly involved in migration control practices in most cases, and they provide assistance and support such as training, equipment, and intelligence to the authorities of the transit countries. In this study it has been examined the compatibility with international law of the methods used by states extraterritorially to prevent asylum seekers from reaching their countries.

Description

Citation

Collections

Endorsement

Review

Supplemented By

Referenced By