Publication: Uluslararası andlaşmaların üçüncü kişilere etkileri
Abstract
Andlaşmaların üçüncü kişilere etkisi, Andlaşmalar Hukukunun olduğu gibi Devletler Hukukunun da önemli konularından birisidir. Devletler Hukukunda bu konudaki genel kural, Roma Hukukundan bu yana mevcudiyetini sürdüren pacta tertiis nec nocent nec prosunt kuralıdır: Bir andlaşma sadece onun tarafları arasında uygulanabilir. Res inter alias acta nec prodere (kısaca 'res inter alias acta'), yani taraflar arasında yapılan işlemin başkalarına ne yararı dokunur, ne de zararı genel kuralının bir başka ifade biçimidir. Bu genel ilke, Devletler Hukukunun üzerinde tartışılmayan nadir ilkelerindendir. Ancak hemen her ilkenin olduğu gibi anılan ilkenin de istisnaları vardır. İstisnai bazı hallerde andlaşmalar, ona taraf olmayanlar, yani üçüncü kişiler bakımından da haklar ve yükümlülükler doğurabilir. Kendileri bakımından haklar ve borçlar doğabilmesi için üçüncü kişilerin bazı durumlarda rızaları aranırken bazı durumlarda ise rızalarına gerek görülmemektedir. Ancak bir andlaşmaya taraf olmadığı halde, onun, üçüncü devlet için de - hem de rızası alınmadan - yükümlülük getirebilmesi tartışılması gereken bir konudur. 1 İşte çalışmamızda bu noktalar üzerinde duracağız ve ayrıca biraz daha farklı özellikleri olan 'en ziyade müsaadeye mazhar devlet kaydı'nı da inceleyeceğiz.
