Publication: Enflasyon hedeflemesi, ülke uygulamalarına örnekler ve Türkiye’de uygulanabilirliği
| dc.contributor.advisor | ARICAN, Erişah | |
| dc.contributor.author | Çakmak, Ahmet | |
| dc.contributor.department | Marmara Üniversitesi | |
| dc.contributor.department | Bankacılık ve Sigortacılık Enstitüsü | |
| dc.contributor.department | Bankacılık Anabilim Dalı | |
| dc.date.accessioned | 2026-01-13T08:07:17Z | |
| dc.date.issued | 2005 | |
| dc.description.abstract | Günümüz ekonomilerinde merkez bankalarının gerçekleştirmekle yükümlü oldukları çeşitli görevleri bulunmakla birlikte, asli görevlerinin başında fiyat istikrarının sağlanması ve bunun sürdürülmesi gelmektedir. Merkez Bankaları bu amacı gerçekleştirebilmek için uzun yıllar para politikasında nominal geliri, faizleri, parasal büyüklükleri ve döviz kurlarını ara hedef değişken olarak kullanmışlardır. Ancak, 1980'li yıllarda mali piyasalarda serbestleşme ve küreselleşme ile birlikte ülkelerin dış şoklara açık hale gelmesi, söz konusu politikaların uygulanmasında güçlüklerle karşılaşılmasına neden olmuştur. Bu gelişmeler üzerine, ara hedef değişken yerine enflasyonun doğrudan hedeflendiği, enflasyon hedeflemesi stratejisi uygulanmaya başlanmıştır. Bu politika, belirli bir ara hedef değişkeni seçmeden gelecekteki enflasyon oranını, tahmin yöntemlerini kullanarak hedef olarak ilan edilmesi ve ilan edilen bu hedefin gerçekleştirilmesine yönelik bir para politikası uygulamasıdır. 1990 yılında resmi olarak enflasyon hedeflemesini uygulamaya başlayan ilk ülke Yeni Zelanda'dır. Bu ülkenin, uygulamadaki başarısı, geçen zaman içerisinde bu politikanın, gelişmiş ve gelişmekte olan yirmiye yakın ülke tarafından benimsenmesini sağlamıştır. Özellikle bu politikanın daha kolay anlaşılır olması ve kamuoyuna karşı şeffaflığı ve hesap verebilirliği arttırması nedeniyle belirlenen hedefe ulaşmada başarılı olmaktadır. Bu politikanın uygulanması durumunda başarısı için ön koşulların, stratejik ve teknik özelliklerin sağlanması gerekmektedir. Dolayısıyla uygulama öncesinde belirli bir geçiş dönemine ihtiyaç duyulmaktadır. Bu politikanın gerekli üç temel ön koşulu bulunmaktadır; birinci olarak, enflasyon hedeflemesini uygulayacak merkez bankasının bağımsız olması, ikinci olarak merkez bankasının para politikasındaki nihai hedefinin fiyat istikrarı olması ve son olarak da kamu kesiminin ekonomi üzerindeki yoğunluk derecesinin bilinmesi ve gelişmiş mali piyasalar gerekmektedir. Siyasi etkilerden uzak bağımsız merkez bankasının, para politikasını belirlemede ve uygulamada tam yetkiye sahip olması güvenilirliği arttırmaktadır. Enflasyonla mücadelede merkez bankaları tarafından uygulanan politikaya olan güvenin sağlanması durumunda, enflasyonist beklentiler kırılarak politika hedefine ulaşılması sağlanmaktadır. Genel olarak enflasyon hedeflemesi politikasının gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde uygulama sonuçları incelendiğinde, gelişmiş ülkelerin daha başarılı olduğu görülmektedir. Gelişmekte olan ülkelerin istenilen başarıyı sağlayamamalarının nedenleri arasında, bu ülkelerin piyasalarının yeterli derinliğe sahip olamayıp kırılgan bir finansal yapıya sahip olması, hedeflemeye yüksek enflasyon düzeyi ile başlanması, kamu borçlarının yüksek oranda senyoraja bağlı olması ve zayıf bankacılık sistemi gösterilmektedir. Türkiye'de mali piyasalarda, Kasım 2000 ve Şubat 2001'de yaşanan kriz neticesinde, 1999 yılında açıklanan ve 2002 yılı sonuna kadar uygulanması öngörülen, döviz kuruna dayalı istikrar politikası uygulamasından vazgeçilmiştir. Bunun sonucunda merkez bankasının 22 Şubat'ta TL'yi dalgalanmaya bırakması ile para politikasında nasıl bir politika uygulayacağı gündeme gelmiştir. Bu durum alternatif bir politika olarak enflasyon hedeflemesinin Türkiye'de uygulanmasına ilişkin tartışmaların başlamasını sağlamıştır. Bunun üzerine Merkez Bankası, 15 Mayıs 2001'de enflasyon hedeflemesinin uygulanabilmesi için kısa dönemde ön koşulların sağlanacağına açıklamıştır. | |
| dc.description.abstract | In today economies, central banks' primary objective is to achieve and maintain price stability nonetheless they have several duties to actualize. In order to achieve this objective, central banks have used nominal income, interest rates, monetary sizes and exchange rates as interval target variables for a long time. However, countries which have become subject to external shocks with deregulation and financial liberalization in 1980s, caused difficulties in application of these so-called policies. Subsequently, (after these developments), implementation of inflation targeting strategy, targeting inflation rate directly instead of interval target variables has been started. This policy, is to declare (announce) future inflation rate as the target by using forecasting methods without choosing a specific interval target variable and is to implement monetary policy in order to achieve this objective. In 1990, New Zealand is the first country to use inflation rate targeting strategy officially. Its success in application ensured the use of this policy by almost twenty developing and developed country. Especially, due to its transparency to public opinion, its apparentness and ability in giving account, it has become easier to achieve the target objective. In implementing this policy, preconditions, technical and strategical characteristics are needed to be provided. Therefore, prior to its implementation a specific period of time is needed. There are three necessary preconditions: firstly, central bank which is going to apply inflation rate targeting strategy has to be independent, secondly central bank is to be final price stability and lastly public sector's economic concentration must be known and developed financial markets are essential. An independent central bank from political influence which has full authority in policy designation and implementation will increase confidence. Once the confidence in the policy implemented in inflation fighting by central bank is built up, it will ensure to achieve its target objective by breaking inflationary expectations. In general, when the results of the implementation of inflation targeting policy in both developing and developed countries are examined, developed countries are seemed to be more successful. The reasons why developing countries could not meet with success can be shown as having shallow markets with fragile structure, starting with high inflation level, depending of public dept mostly on senyoraj and weak banking system. In Turkish money markets, due to November 2000 and February 2001crises, exchange rate based stability policy which was announced in 1999 and prescribed until the end of 2002, was given up. As a result, what type of monetary policy will be implementing by central bank came to order with the release of the Turkish lira to float by central bank on 22nd of February. In view of the circumstances, this started the debates whether Turkey should implement inflation targeting as an alternative policy. Hereupon, Central Bank of Turkey announced that the preconditions would be provided in near future for the implementation of inflation targeting. | |
| dc.format.extent | V,126y.; 28sm. | |
| dc.identifier.uri | https://katalog.marmara.edu.tr/veriler/yordambt/cokluortam/5E/T0050876.pdf | |
| dc.identifier.uri | https://hdl.handle.net/11424/211141 | |
| dc.language.iso | tur | |
| dc.rights | info:eu-repo/semantics/openAccess | |
| dc.subject | Ekonomi | |
| dc.subject | Enflasyon | |
| dc.subject | Finansman ekonomisi | |
| dc.subject | Para | |
| dc.subject | Para Politikası | |
| dc.subject | Paranın değeri | |
| dc.title | Enflasyon hedeflemesi, ülke uygulamalarına örnekler ve Türkiye’de uygulanabilirliği | |
| dc.type | masterThesis | |
| dspace.entity.type | Publication |
