Publication: İbn Sina’da Nübüvvet Problemi
Abstract
Araştırmamız iki bölümden oluşmaktadır. İlk bölüm İbn Sînâ'nın akıllar teorisi, vahiy problemi ve nübüvvet sorunu olarak kısımlara ayrılmaktadır. Bu bölümde aynı zamanda felsefe ve din arasında ortak bir sorun olan akıl-vahiy-nübüvvet ve hikmet ilişkisi ele alınmaktadır. İkinci bölüm ise, İbn Sînâ'nın İsbâtün-Nübüvve risalesinin tanıtımı, metin neşirleri ve edisyon kritiğinin yapıldığı bölümden müteşekkildir. Michael Marmura konuya ilişkin araştırmasında, risâlenin Türkiye, Avrupa İran ve Hindistan kütüphanelerinde bulunan yirmiye yakın yazma eserinin on dört tanesini fotokopi suretiyle elde ettiğini ancak asıllarını görme imkanı olmadığını belirtir. Onun taksimine göre birbirlerine benzerlik açısından yazmalar iki gruptur. İlk grup Köprülü, Ragıp Paşa, İstanbul Üniversitesi 4754 ve 1458 nolu yazmalardır. İkinci grup ise, geriye kalan on yazmadır. Marmura ilk gruptan, yanlışsız, tam ve fotokopi suretinin net olması sebebiyle Ragıp Paşa yazmasını; İstanbul ve Kahire nüshalarının kendisine dayanması sebebiyle de Köprülü yazmasını seçtiğini belirtir. İkinci gruptan ise, bazı önemli farklılıkları içermesi ve bu grubun en eski tarihlisi olması sebebiyle Bursa yazmasını; diğer yazmalarda bulunmayan hâmişe bağlantılar, metindeki ibâreler açısından ve kayıt yönünden yeni olması sebebiyle Gotta yazmasını; anahtar niteliğindeki önemli felsefi terimleri kullanması, hatalarının azlığı sebebiyle Leiden yazmasını; Rampur (322/ 3) yazmasının kendisinden alınması sebebiyle de Rampur (1407/ 2) yazmasını tercih ettiğini belirtir. Marmura yazma eserleri fotokopi suretiyle temin ettiği için şahsi seçiminde okunaklı olmalarının rolü olduğundan bahseder. Biz ise Onun fotokopi suretiyle ulaştığı eserleri yerinde tetkik etme imkanı bulduk. Böylece Marmura'nın en eski tarihli yazma olup da 58. sayfasının eksik olması sebebiyle tercih edemediğinden bahsettiği İstanbul (4754 nolu) yazmasının kayıp sayfasını bulduk ve buna yakın olan İstanbul Üniversitesi (1458 nolu) yazmasıyla birlikte karşılaştırdık. Bununla birlikte Marmura'nın bahsetmediği III.Ahmet yazmasının, hattı küçük olması sebebiyle fotokopi suretinin silik olduğu Nûru Osmaniye yazmasının, İstanbul kütüphanelerinde mevcut olan Ayasofya (4849 nolu) ve Ayasofya (4853 nolu) yazmalarının edisyon kritiğini yapmaya çalıştık. Ancak Feyzullah Efendi yazmasının, 31.-36. parağraflar arası eksiktir. Ayrıca yazmanın hattının çok küçük ve sayfanın çaprazlamasına yazılmış olmasından dolayı çoğu bölümü net bir şekilde okunamamaktadır. Bu sebeple bu yazmayı tercih etmedik. Böylece yukarıda belirttiğimiz altı yazma eseri karşılaştırarak, bütünlüğünün sağlanması bakımından Marmura'nın edisyon kritikleriyle birlikte vermeye çalıştık.
