Publication: Dizi sektöründe kamera arkası ekiplerinin çalışma koşulları: Neoliberalizm, küresel rekabet ve emek sömürüsü
Loading...
Files
Date
Authors
Journal Title
Journal ISSN
Volume Title
Publisher
Abstract
Türkiye son yıllarda iş kazalarında yaşanan artışla iş sağlığı ve iş güvenliğinin risk altında olduğu üçüncü
dünya ülkeleri ile aynı kulvarı paylaşmaktadır. 2014 yılındaki maden kazaları, Tuzla Tersanesi’ndeki işçi
ölümleri ve ülkenin en önemli sektörlerinden biri olan inşaat sektöründeki ölümlü iş kazalarındaki artış bu
konudaki endişe verici tabloyu gözler önüne sermektedir. Haftanın en az altı günü, on sekiz saati bulan günlük çalışma süreleriyle ve sosyal güvenceden yoksun olarak çalıştırılan dizi sektöründeki kamera arkası çalışanları, Türkiye’deki emek sömürüsünün “yaratıcı endüstri”lerdeki yansıması olarak öne çıkmaktadır. Son
yıllardaki atılımla geçmişte Brezilya ve Meksika’nın sahip olduğu pazarı ele geçiren Türk dizileri, bugün
Arap Yarımadası’ndan Orta Asya’ya, Balkanlar’dan Kafkaslar’a kadar geniş bir coğrafyada izleyici bulmaktadır. Bu paarın elde edilmesi için bazı bedeller ödenmiştir. En büyük bedeli ödeyenlerden biri de söz konusu
şartlarda çalışan kamera arkası çalışanlarıdır. Daha çok iç mekanlarda geçen Brezilya ve Meksika dizilerine
karşılık dış mekânları da kullanan ve süreleri dünya standardı olan kırk-elli dakikanın en az üç katı olan yerli
diziler rakiplerinin rekabet şansını ortadan kaldırmıştır. Son yıllarda dizi yapımlarındaki niceliksel artış, dizi
sürelerinin normalin üç katına çıkması, izleyici alışkanlıklarının değişmesi ve dış pazarlarda elde edilen başarı, yerli dizilerin toplumun farklı kesimleri tarafından tartışılmasına yol açmaktadır. Yalnızca sinemacılar değil, akademisyenler, ekonomistler, sosyologlar ve siyasetçiler de yerli dizi fenomeni hakkında görüş bildirmektedirler. Bu görüşlerin yoğunlaştığı en önemli konulardan biri dizilerin süreleridir. Sonuçta yerli dizi sürelerinin uzaması, kamera arkası çalışanları üzerindeki emek sömürüsünün yoğunlaşmasına, sakatlanma ve
hatta ölümle sonuçlanan iş kazalarının artmasına yol açmaktadır. Ne var ki Türkiye’deki emek sömürüsünün
ve iş sağlığı ve iş güvenliği konusundaki olumsuz şartların bir parçası olan dizi sektöründeki kamera arkası
ekiplerinin çalışma koşulları, bugüne kadar sistematik bir şekilde analiz edilmemiştir. Türkiye’deki ticari yayıncılık anlayışı, özel televizyon kanallarının reyting rejimi, yurtdışı pazarlara açılmanın getirdiği uluslararası
rekabet baskısı, devletin iş sağlığı ve iş güvenliği konusundaki düzenlemeleri ve neoliberal ekonomi politikaları bu çalışmanın genel çerçevesini oluşturmaktadır. Bu çerçevede amaca uygun örneklem olarak seçilen kamera arkası çalışanları (yönetmen, görüntü yönetmeni, birinci kamera asistanı, ikinci kamera asistanı, ışık
şefi, ışık teknisyeni, set işçisi, birinci reji asistanı, ikinci reji asistanı, sanat yönetmeni ve prodüksiyon sorumlusu vb.) ile yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilecektir. Görüşmelerin; “çalışma koşulları ve süreleri”, “sendikal örgütlenme”, “iş sağlığı ve iş güvenliği” gibi kategoriler ekseninde derinlemesine analizlere
olanak sağlaması ve emek sömürüsünün boyutlarını ortaya koyması hedeflenmektedir.
