Publication: Ekopsikolojik duyarlılık ölçeğinin geliştirilmesi
Loading...
Date
Authors
Journal Title
Journal ISSN
Volume Title
Publisher
Abstract
Ekolojik çevrenin insan sağlığı üzerindeki etkisi tarih boyunca ilgi çeken bir konu olmuştur. İnsanlar doğanın
iyileştirici etkisinden doğrudan ya da dolaylı olarak etkilenerek yaşamlarını sürdürmektedir. Doğanın iyileştirici
etkisi ve bireydeki mental iyi oluşu destekleyen bu yönü, son yıllarda psikoloji literatüründe de etkisini göstermeye
başlamıştır. Ekolojik çevrenin ruhsal durumumuz üzerindeki etkilerinin ortaya konarak bu alanda terapötik bir
mantığın geliştirilmesi alan yazında neredeyse temel bir ihtiyaç oluşturmaktadır. Ekolojik çevrenin insan
üzerindeki iyileştirici etkileri araştırılırken bir diğer yönden de insanın çevreye verdiği zarar bilim dünyasında
dikkat çeken bir konu haline gelmiştir. Çevre sorunlarına karşı insanların davranışlarının değiştirilebilmesi ve
insanlarda doğanın iyileştirici etkisine dair bilincin geliştirilmesi amacıyla ekopsikoloji kavramı ortaya atılmıştır.
Ekopsikoloji terimini ilk kez Roszak (1992) tarafından kullanılmıştır. Bireyin doğayla ihtiyacı olan bağı kurması
için ekopsikolojik çalışmaların önemli olduğu düşünülmektedir. Şehirleşme ve sanayileşme faaliyetleri ile doğayla
olan bağı kopan birey hem çevreyi olumsuz etkilemekte hem de çevreden olumsuz etkilenmektedir. Bu sorunun
çözümlenebilmesi için ekopsikolojik duyarlılığı arttıracak çalışmalara etkinliklere ihtiyaç vardır (Roszak, 1992).
Ekopsikolojinin ilgilendiği alanlar dünya üzerindeki ekolojik kriz ve bunun birey üzerindeki psikolojik etkileriyle
alakalıdır. Kısacası doğa-insan ilişkisindeki sorunlara odaklanarak bunları ortadan kaldırmaya yönelik çalışmalara
odaklanır (Scull, 2008). Ekopsikoloji alanındaki araştırmalar incelendiğinde daha çok uygulamaya dönük, pratik
ve beceri temelli çalışmalar karşımıza çıkmaktadır. Scull’a (2008) göre ekopsikoloji deneyimsel ve doğa ile teması
gerektiren faaliyetlerle ilgilenir. Ekopsikolojinin uygulama aracı olan doğa terapisi ya da ekoterapi yukarıda
bahsedilenlere bir çözüm aracı olarak geliştirilmiştir. Doğada yapılacak deneyimsel faaliyetlerle insan doğa
ilişkisinin arttırılması hedeflenir. Bu sayede hem doğaya dair duyarlılık arttırılıp hem de doğanın iyileştirici
etkisinden insanların faydalanması sağlanır. Yukarıda verilenlerden hareketle doğa terapisi faaliyetleri
ekopsikolojinin iki önemli amacını karşıladığı söylenebilir. Hem bireyin doğanın iyileştirici gücünden
faydalanması hem de ekopsikolojik duyarlılığının gelişmesi için bu faaliyetlerin önemli olduğu söylenebilir.
Özetlemek gerekirse doğa terapilerinin açık havada fiziksel aktivitelerle birlikte danışanı eyleme geçmeye teşvik
eden yapısı psikoterapi alanında yeni bir soluk olarak kabul edilir. Danışanların eyleme geçmesiyle birlikte
terapinin iyileştirici gücünün daha hızlı ortaya çıkması beklenmektedir. Aynı zamanda doğa ortamına uygun olarak
geliştirilecek yeni davranışların bireylerin ekopsikolojik duyarlılığı arttıracağı düşünülmektedir. Doğayla iç içe
gerçekleştirilen faaliyetlerin doğayla daha uyumlu teknolojiler ve çalışmalar geliştirmeleri için bireyleri teşvik
edeceği düşünülmektedir. Bu faaliyetleri gerçekleştirirken bireyin ekopsikolojik duyarlılık seviyelerini
ölçümleyebilmek adına bir ölçme aracına ihtiyaç duyulmaktadır. Alan yazın incelendiğinde bireylerin
ekopsikolojik duyarlılıklarını tespit etmeye yarayacak ölçüm aracının olmadığı görülmektedir. Ekopsikolojiye
ilişkin ölçümlerin Doğayla İlişkili Olma Ölçeği (Nisbet ve Zelenski, 2013), Çevresel Paradigma Ölçeği (Dunlap
ve Van Lierre, 1978) gibi ölçeklerle ölçüldüğü görülmektedir. Özellikle Türkçe alan yazın incelendiğinde ise
kültürümüze özgü geliştirilmiş bir ölçeğin olmadığı, alanyazında kullanılan ölçeklerin uyarlanarak kullanıldığı görülmektedir. Araştırma kapsamında ekopsikolojik duyarlılığın ölçümlenebilmesi için bir ölçme aracının
geliştirilmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın bu yönüyle alan yazına eşsiz bir katkı sağlayacağı düşünülmektedir.
Araştırmanın verileri kolay ulaşılabilir örnekleme yöntemi kullanılarak çevrimiçi ortamda toplanmıştır. Ülkemizin
farklı bölgelerinde yaşayan yetişkinlerden gönüllülük esasına dayalı olarak toplanan veriler analiz edilerek
geliştirilen ölçeğin güvenirlik ve geçerlik analizler yapılmıştır. Açımlayıcı Faktör Analizi (AFA) ve güvenirlik
analizleri için 416 katılımcılardan (Yaşort= 31.51 ss= 10.11) veri toplanmıştır. Doğrulayıcı Faktör Analizi (DFA),
madde analizi, madde tepki kuramı ve güvenirlik analizleri için 499 katılımcıdan (Yaşort= 27.59 ss= 10.77) veri
toplanmıştır. Ölçüt bağıntı geçerliliği için 110 katılımcı (Yaşort= 32.79 ss= 10.70) ve test tekrar test analizi için
45 katılımcıdan (Yaşort= 27.11 ss= 10.34) veri toplanmıştır. Elde edilen veriler AFA, DFA, Pearson korelasyon
analizi ve çeşitli güvenirlik analizleri uygulanarak incelenmiştir. Ekopsikolojik Duyarlılık Ölçeği’nin
geliştirilmesi için analizlere başlanmadan önce kayıp değerler, uç değerler, çoklu bağıntı problemi ve normallik
varsayımları incelenmiştir. Bu incelemeler sonucunda madde havuzunda kalan maddelerin AFA uygulanabilmesi
için uygun değerler gösterdiği saptanmıştır (KMO= .93; Bartlett’s χ2= 7626, p< .001). AFA sonucunda toplam
varyansın %56.554 açıklayan iki faktörlü 14 maddelik bir ölçme aracı elde edilmiştir. Gerçekleştirilen güvenirlik
analizleri kapsamında ölçeğin geneli için Cronbach alfa katsayısı .942 olarak hesaplanırken alt boyutlar için .886
ve .911 değerleri bulunmuştur. Ulaşılan bu yapıyı doğrulamak adına uygulanan DFA sonucunda 14 maddelik
Ekopsikolojik Duyarlılık Ölçeğinin iyi uyum gösterdiği görülmüştür (χ2= 448,045, p= .000, sd= 76, χ2/sd= 5,89,
CFI= 0,92, TLI= 0,91, SRMR= 0,04, RMSEA= 0,10). Ölçek maddelerine dair faktör yüklerinin .50 ile .82 arasında
değiştiği görülmüştür. Ayrıca ölçek maddelerine ilişkin gerçekleştirilen madde analizi sonucunda maddelerin
ölçeği temsil etme gücünün yeterli olduğuna ulaşılmıştır. Ölçeğin yapısı doğrulandıktan sonra Madde Tepki
Kuramı aracılığı ile maddelerin ayırt edicilik katsayısının .46 ile .88 arasında değiştiğine ulaşılmıştır. Bu verilerden
hareketle ölçek maddelerinin ayırt etme gücünün yüksek olduğu söylenebilir. Ekopsikolojik Duyarlılık Ölçeği’nin
güvenirlik analizleri kapsamında farklı bir örneklem grubunda test tekrar test güvenirliği .93 olarak hesaplanmıştır.
Son olarak ölçüt bağıntı geçerliği kapsamında Ekopsikolojik Duyarlılık Ölçeği ile Doğayla İlişkili Olma Ölçeği
ve Yeni Çevresel Paradigma Ölçeği ile ilişkisi incelenmiştir. Katılımcıların ekopsikolojik duyarlılıkları ile doğa
ile ilişkili olma düzeyi (r= .65, p< .01) ve Yeni Çevresel Paradigma Ölçeğinin alt boyutu olan Doğa Merkezli ile
(r= .22, p< .01) arasında pozitif yönde anlamlı ilişki olduğu saptanmıştır. Yeni Çevresel Paradigma Ölçeğinin alt
boyutu olan İnsan Merkezli ile anlamlı bir farklılaşma görülmemiştir. Elde edilen tüm bu bulgulardan hareketle
Ekopsikolojik Duyarlılık Ölçeği’nin yetişkin örneklemi üzerinde iki faktörden oluşan 14 maddelik yapısının
psikometrik açıdan güvenilir ve geçerli olduğu söylenebilir.
Description
Keywords
Citation
KÜTÜK H., ŞİRİN A., CANEL A. N., \"EKOPSİKOLOJİK DUYARLILIK ÖLÇEĞİNİN GELİŞTİRİLMESİ\", Uluslararası IX. Turkcess 2023 Kongresi, İstanbul, Türkiye, 18 - 20 Mayıs 2023
