Publication:
Ak Parti hükümetleri döneminde ticari diplomasi faaliyetlerinin dış politika yapım sürecindeki rolü : dış ekonomik ilişkiler kurulu bağlamında değerlendirme

Loading...
Thumbnail Image

Date

Journal Title

Journal ISSN

Volume Title

Publisher

Research Projects

Organizational Units

Journal Issue

Abstract

Bölgeselleşme ve küreselleşme faaliyetlerinin artmasıyla beraber dış politika uygulamalarında aktörler çeşitlenmiştir. Sınırların daha şeffaf hale geldiği, uluslararası mal ve para hareketlerinin yaygınlaştığı durumda ülkelerin, ticaret yapıcıları dış politika uygulamalarında araç olarak gündeme alması zaruri hale gelmiştir. Uluslararası ilişkilerde serbest pazar, bölgesel entegrasyonlar vb. kavramların dolaşıma girmesiyle çıkar çatışmasından bağımsız olarak kazan-kazan ve karşılıklı ekonomik bağımlılık çerçevesinde yürütülen ilişkiler ülkelerin rollerinin yeniden tanımlanmasına yol açmıştır. Türkiye, AK Parti iktidarları döneminde dış politikada üzerine yüklenen rolleri yerine getirebilmek için bölge ülkeleri ile sıfır sorun temelli politikalar üretme iddiası içinde olmuştur. Bunu yaparken dış politika faaliyetlerinde ekonomi ağırlıklı politikalara da yer verilmiştir. Turgut Özal dönemi dış politika uygulamalarının da temel özelliği olan ekonomi ağırlıklı politikalar, 1986 yılında kurulan Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) eliyle yürütülmüştür. Ak Parti’nin kurumsal yapısında 2004 ve 2014 yıllarında iki defa değişikliğe gittiği DEİK, süreç içerisinde devletleşme eleştirileri ile karşı karşıya kalmıştır. DEİK’in ana aracı olan iş konseyleri mekanizmaları dönem içinde artış göstermiş, oluşturulan işbirliği alanları ile ihracat artışında belli bir ivme yakalanmış olmakla birlikte ihracatın ithalatı karşılama oranında gelişme sağlanamamıştır. Bölge ülkeleri ile artırılmak istenen ekonomik ve ticari ilişkiler, yaşanan siyasi gelişmeler sebebiyle sekteye uğramıştır. DEİK’in ticari diplomasi örgütü olarak yürüteceği faaliyetlerde araçlarını devletleşme tehdidinin dışına taşıması, muhatapları nezdinde daha geniş bir alan bulması için bir zorunluluktur. Bölgeselleşme ve küreselleşme faaliyetlerinin artmasıyla beraber dış politika uygulamalarında aktörler çeşitlenmiştir. Sınırların daha şeffaf hale geldiği, uluslararası mal ve para hareketlerinin yaygınlaştığı durumda ülkelerin, ticaret yapıcıları dış politika uygulamalarında araç olarak gündeme alması zaruri hale gelmiştir. Uluslararası ilişkilerde serbest pazar, bölgesel entegrasyonlar vb. kavramların dolaşıma girmesiyle çıkar çatışmasından bağımsız olarak kazan-kazan ve karşılıklı ekonomik bağımlılık çerçevesinde yürütülen ilişkiler ülkelerin rollerinin yeniden tanımlanmasına yol açmıştır. Türkiye, AK Parti iktidarları döneminde dış politikada üzerine yüklenen rolleri yerine getirebilmek için bölge ülkeleri ile sıfır sorun temelli politikalar üretme iddiası içinde olmuştur. Bunu yaparken dış politika faaliyetlerinde ekonomi ağırlıklı politikalara da yer verilmiştir. Turgut Özal dönemi dış politika uygulamalarının da temel özelliği olan ekonomi ağırlıklı politikalar, 1986 yılında kurulan Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) eliyle yürütülmüştür. Ak Parti’nin kurumsal yapısında 2004 ve 2014 yıllarında iki defa değişikliğe gittiği DEİK, süreç içerisinde devletleşme eleştirileri ile karşı karşıya kalmıştır. DEİK’in ana aracı olan iş konseyleri mekanizmaları dönem içinde artış göstermiş, oluşturulan işbirliği alanları ile ihracat artışında belli bir ivme yakalanmış olmakla birlikte ihracatın ithalatı karşılama oranında gelişme sağlanamamıştır. Bölge ülkeleri ile artırılmak istenen ekonomik ve ticari ilişkiler, yaşanan siyasi gelişmeler sebebiyle sekteye uğramıştır. DEİK’in ticari diplomasi örgütü olarak yürüteceği faaliyetlerde araçlarını devletleşme tehdidinin dışına taşıması, muhatapları nezdinde daha geniş bir alan bulması için bir zorunluluktur.
With the increase in regionalization and globalization activities, actors diversified in foreign policy applications. When the borders become more transparent and international goods and money movements become widespread, it is necessary for countries to put trade makers on the agenda as a tool in foreign policy applications. With the introduction of free market, regional integrations and similar concepts in international relations, relations carried out within the framework of ’win-win’ and ’mutual economic dependence’ without conflict of interest have led to redefining the roles of countries. In order to acquits the roles imposed on foreign policy in the period of AK Party governments, Turkey has claimed to propagate zero problem based policies with the countries of the region. While doing this, foreign policy activities were also based on economic policies. The main features of the foreign policy practices of the Turgut Özal period also were based on economic policies, which were carried out by the Foreign Economic Relations Board (DEİK) established in 1986. When the AK Party changed DEİK’s institutional structure twice in 2004 and 2014, DEİK faced criticism of “nationalization”. Business council mechanisms, which are the main instrument of DEİK, have increased during the period and a certain acceleration in export growth has been achieved with the business cooperation zones created, however no improvement was achieved in the ratio of exports to imports. Economic and commercial relations with the countries of the region have been stalled due to policy stances. It is true that DEİK will find a wider area in its activities as a commercial diplomacy organization by taking its tools out of the threat of nationalization.

Description

Citation

Collections

Endorsement

Review

Supplemented By

Referenced By