Publication:
Türkiye’ de yerel televizyon yayıncılığı ve sorunları

dc.contributor.advisorŞAHİNKAYA, Ahmet
dc.contributor.authorAytekin, Burhan
dc.contributor.departmentMarmara Üniversitesi
dc.contributor.departmentSosyal Bilimler Enstitüsü
dc.contributor.departmentRadyo Televizyon ve Sinema Anabilim Dalı Radyo Televizyon Bilim Dalı
dc.date.accessioned2026-01-13T07:32:36Z
dc.date.issued2001
dc.description.abstractGünümüzde kitle iletişim araçları güncel hayatın vazgeçilmez birer parçası haline gelmiştir. Özellikle kitle iletişim aracı olarak televizyonun insan hayatındaki yeri ve önemi son derece büyüktür. Televizyon için evlerin baş köşesinde yer ayrılmış olması bunun en somut göstergedir. Televizyonun temel işlevi karmaşık toplumlarda, toplumu oluşturan fertlere kendi deneyimleri dışında kalan dünyanın olgu ve olayların aktarmasıdır. Televizyonun ön plana çıkmasının ilk nedeni sanal gerçekliği sunabilme özelliğidir. Her geçen gün gelişen teknoloji ve yayıncılık sistemleri küreselleşen dünyada televizyonların ticarileşmesine olanak sağlamıştır. Türkiye'de 1952-1953 yılında ilk kez başlayan televizyon yayıncılığı uzun yıllar tek kanaldan ve devlet tekeliyle sürdürülmüştür. 1990'lı yıllarda başlayan ilk özel televizyon yayıncılığı ile bu zincir kırılmış özel televizyonlar birbiri ardına yayın yapmaya başlamıştır. Ülkemizde televizyon yayıncılığı açısından en önemli gelişme Yerel Televizyonların yayın hayatına girmeleri olmuştur. Yerel Televizyonlar yöre halkının sosyal yaşantısının vazgeçilmez birer parçası haline gelmişlerdir. Ancak çok geniş ekonomik ve teknolojik imkanlara sahip olan ulusal kanalların gücü karşısında Yerel Televizyonlar, kendi imkanlarıyla hayatta kalabilme mücadelesi vermektedir. Yerel televizyonların yerel demokrasinin işleyişinde, yerel kamuoyunun oluşmasında büyük bir rol oynadığı kabul edilen bir gerçek olmasına karşın,3984 sayılı yasada yer alan frekans tahsis ihalesinin geç kalması yerel televizyonların belirsiz bir ortamda yayınlarını sürdürmesine neden olmuştur. Bu belirsizlik, sınırlı imkanlarla yayın yapmaya çalışan yerel televizyonların işlevlerini yerine getirmesinde, yetersiz kalmalarına neden olmuştur. Ulusal televizyon kuruluşları yurt geneline yayın yapma özelliğinden kaynaklanan kamuoyu oluşturma gücünü siyasal iktidara karşı kullanma yoluna gitmiş, servetlerine servet katarak tekel bir medya imparatorluğu kurmuşlardır. Ulusal televizyon programları çeşitli yerellikteki insan yaşantılarının sivrilik taşımayan en genel ortak paydalarını temel alırken, yerel televizyonlar iletişimin işlevi olan, haber verme, eğitim, reklam, ve harekete geçirme, eğlendirme gibi işlevleri, yerel özellikleri gözönüne alarak gerçekleştirmektedir. Ulusal televizyonların, Türkiye genelinde yaşayan bütün kitlelerin, kültürlerin, ideolojilerin ilgisini çekecek şekilde yayın yapabilmesi mümkün değildir. Hatta bu ulusal kanalların bazılarını büyük kentlerin yerel kanalları olarak adlandırmak mümkündür. Bu çalışmamızda, Türkiye'de çok sesliliğin, katılımcılığın ve demokrasinin yerleşmesi açısından son derece önemli olan yerel televizyon yayıncılığının durumu, ve sorunları incelenmiştir. Giriş bölümünden sonra ikinci bölümde, kitle iletişim, televizyon ve yerel televizyonların tanımı, tarihi ve yerel televizyon yayıncılığının işlevleri ele alınmıştır. Üçüncü bölümde yerel televizyonların sorunları, dördüncü bölümde ise yerel televizyonlarla ilgili yasal düzenlemeler, dile getirilmiştir. Son bölümde ise; sonuç ve öneriler yer almaktadır.
dc.format.extent157,[11]y. ; 28 sm.
dc.identifier.urihttps://katalog.marmara.edu.tr/veriler/yordambt/cokluortam/3D/T0047014.pdf
dc.identifier.urihttps://hdl.handle.net/11424/208030
dc.language.isotur
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.subjectTelevizyon yayıncılığı
dc.titleTürkiye’ de yerel televizyon yayıncılığı ve sorunları
dc.typemasterThesis
dspace.entity.typePublication

Files

Collections