Publication: 17. ve 18. yüzyıllarda Osmanlı Devleti’ nde ıslahat ve yenileşme faaliyetleri
| dc.contributor.advisor | BALTACI, Cahit | |
| dc.contributor.author | Erdemir, Lokman, 1975- | |
| dc.contributor.department | Marmara Üniversitesi | |
| dc.contributor.department | Sosyal Bilimler Enstitüsü | |
| dc.contributor.department | İslam Tarihi ve Sanatları Anabilim Dalı | |
| dc.date.accessioned | 2026-01-13T11:44:17Z | |
| dc.date.issued | 2001 | |
| dc.description.abstract | Osmanlı Devleti'nin yıkılış şekli ve sebebi bir çok tarihçinin ilgisini çekmiştir. Kuruluşunda yükselişine, gücün zirvesinde olduğu devirlerden yıkılışına kadar geniş zaman ve mekana yayılan Osmanlı Devleti'nin, tarih sahnesine çıkış ve bu sahneden inişi basit izahlarla anlatılacak kadar kolay bir şey değildir. 16. yüzyılın ikinci yarısından itibaren Osmanlı Devleti'nde ortaya çıkan, askeri, siyasi, içtimai ve eğitim alanındaki bozulma ve gerilemeye sayısı az da olsa, yöneticiler ve ulema tarafında dikkat çekilmeye başlanmış, yeterli olmamakla beraber bir takım tedbirler de alınmaya çalışılmıştır. Genel manada, devletin alacağı bu tedbirler ile, bozukluların düzeltilip eski haline getirilmesine ve bazen de düzeltilmek ile birlikte yeni şeyler yapma gayretine ıslahat denmiştir. Kısaca ıslahat devletin bozukluklar karşısında kurum ve kuruluşlarında yaptığı faaliyetler ifade etmektedir. Bozulan bir düzenin düzeltilmesinden öte yapılan faaliyetleri yenileşme kavramı içine sokmak kanaatimizce daha doğru olsa gerektir. Özellikle Lale Devri ile başlayan yenileşme hareketleri ancak iki kavramın tefrik edilmesi ile daha iyi anlaşılacaktır. Unutulmamalı ki ıslahat ve yenileşme aynı anda da olabilir. Çoğu zaman ise ayrı manalar ifade etmiştir. Mesela, matbaanın kurulmasını ıslahat olarak ele almanın yanlış olacağı bu izahlardan sonra daha açıkça anlaşılmaktadır. Osmanlı Devleti'nin bütün kurum ve kuruluşları arasında toplumsal refah ve adaletin sağlandığı bu klasik düzene devrin müelliflerince daire-i adliye denmiştir. Yukarıdaki izahtan da anlaşılacağı üzere Osmanlı sisteminin özünde adaletin temini bulunmaktadır. Bu ise Fatih ve Kanuni zamanında koyulmuş zamanla Kanun-u kadim denen bu kanunlara tam riayetle mümkündür 16. yüzyılın ikinci yarısında başlayan 17. yüzyılda da devam eden idari ve içtimai karışıklıkların da etkisiyle daire-i adliyede bozulmalar meydana gelmiştir. Osmanlı Devleti ilk dönemlerde temsil ettiği medeniyet içerisinde devlet düzeninde meydana gelen bu eksiklikleri kendi kendilerine yeterli olacakları düsturuyla çözmeye çalışmışlardı. 18. yüzyıl ve sonrası gelişmeler Osmanlı Devleti için meselelerin kaynağını tespit ve çözüm getirmede yeni ufuklar açmıştır. Bu arayışlar, 18. yüzyıl ikinci yarısında Osmanlı'nın karşısına her şeyi ile kendisinden üstün olan bir Avrupa'yı, yani Batı'yı çıkarmıştır. Bu açıklamalar ışığında konumuzu üç bölüm halinde inceledik. Zira 17. ve 18. yüzyılda Osmanlı Devleti'nde ıslahat faaliyetlerinin bilinmesinden önce Osmanlı Devleti'nde ıslahatı gerekli kılan gelişmelerin bilinmesi gerek. İkinci bölümde ise, Lütfü Paşa'nın Asafnamesi ile başlayıp, devletin içinde bulunduğu durum ve kurumlarında görünen bozuklukların anlatılıp başta padişah ve onun yardımcıları mahiyetindeki vezir ve beylerbeyine bu durumun ıslahını havi nasihatlerin yapıldığı layiha ve risaleler inceledik. Üçüncü bölümde ise mevzuumuzun aslı olan ıslahat ve yenileşme hareketlerini 16. yüzyılın yarısından itibaren ele alarak III. Selim'e kadar anlatmaya çalıştık. Özellikle klasik anlamda ıslahat düşüncesinden batılı manada yenileşme hareketlerinin nasıl başladığı üzerinde durulmuştur. Bu açıdan Osmanlı Tarihi'ni incelediğimizde, Kanuni Sultan Süleyman ile başlayıp Karlofça Anlaşması'na kadar, hatta 1718 Pasorofça Sulhü'ne kadar olan bir dönemi, bozulan düzenin tekrar eski haline, yani Kanuni dönemi altın çağa yani klasik düzene getirme çabaların olduğu dar manada ıslahatın olduğu dönem olarak adlandırırız. Bu dönemde padişahlar çıkardıkları fermanlarla, vezirler ise adaleti temin ve Kanun-i kadimi tekrar ihya etmeye çalışmışlardır. Pek tabi ulema da boş durmamış yer yer ağır şekilde düzeninin eleştirildiği ve çözüm önerilerinin sunulduğu risaleler ve layihalar yazmışladır. 1683 Viyana bozgunu ise yaklaşık kırk yıl sürecek mağlubiyetleri ve neticesinde Osmanlı Devleti'nde zihniyet bakımından büyük değişiklikleri meydana getirecekti. Avrupa'ya karşı yüzyıllardır üstünlük psikolojisinin bir tarafa bırakacak, hasmının muvaffakiyetlerinin altında yatan sebepleri araştırmaya yönelecektir. Artık ulema arasında iç sorgulamayı yapanların yanında, 17. yüzyıl müelliflerinden farklı olarak, orijinal ıslah ve yenileşme tekliflerinde bulunacaklardır. The reason why Ottoman empire was demolished and the way it did has been an interesting issue for many historicians . the history of Ottoman Empire the periods of its establişhment maturty and destruction is an iue which can't be explosined easly. The assimilation in military, poltcal, social, and educational areas werw recognized by some officers and ulema and some preventive action were taken altouh they were not edoquate. The effort to wake the things go better and the precautions to correct the wrong things is called made by the state in in the institutions of the state itself. The rennovation concept is related to the actions themself rather than the corrections in the bad sistem. These seuovation efaorts started espesialy with the Lale Period. Islahat and revolation can take place at the same time, but for most of the time these two words have differnt meanings. For example the establihment of the matbaa cannot be regarded as ıslahat. The classical system by which social welfare and jstice is provided for all of the institutions of the state is called as dare-i adliye by the autharts of the period. The core of the Ottoman system is the provision of justice. This is possible by full compliance whith rhe laws made in the periods of fatih and Kanuni. Beginning whith the second part of the 16. century, distortions in the justice took place and in 17th century it continued. The ottoman State tried to solve these prolems whith its own methods. By the 18th century, The Ottomans identified the sources of the problems more successfully. These efforts made Ottomans encounters whith the Europe, whice is much surerior to it in all aspects. In accordance whith these explanations, we inwestigated the topicc in 3 parts. Since one shold know about the developments that made rhe ıslahat necessaryi before the ıslahats themselves in 17. and 18. centuries. In the 2nd part beginning whith the Lutfu Pasa's Asafname; we inwestigated the efforts of the pdisah and his assistans; and the layiha and risale that explanin how to do it. In the 3rd part, we tried to explain the ıslahat anda revalation actions from the 2nd part of the 16th century to period of Selim III this is the essence of our topic. We gave emphasis on how the revalations in the western sense began, insfead of the dasscial ıslahat idea. If we look at the Ottoman Hitory from this perspective, we saw that the period begining with Kanuni Sultan Suleymn until Karlofça Trety or even Pasorofça Peace is a period where the peope tried to repair the baf aspects of the system and go back the golden era of Kanuni. The Viyana Defat caused a series of defeats for the Ottomans, and as a conseguence great changes in the ideolgy of the Europeis ended, out people started to investigate the leasons behind the sciccess of the western world. | |
| dc.format.extent | VIII,154y. ; 28 sm. | |
| dc.identifier.uri | https://katalog.marmara.edu.tr/veriler/yordambt/cokluortam/5F/T0046756.pdf | |
| dc.identifier.uri | https://hdl.handle.net/11424/207815 | |
| dc.language.iso | tur | |
| dc.rights | info:eu-repo/semantics/openAccess | |
| dc.subject | OSMANLI İMPARATORLUĞU-BATILILAŞMA | |
| dc.title | 17. ve 18. yüzyıllarda Osmanlı Devleti’ nde ıslahat ve yenileşme faaliyetleri | |
| dc.type | masterThesis | |
| dspace.entity.type | Publication |
