Publication: Teknoloji, iletişim ve insanlık 2.0
Abstract
Son yüzyılda iletişim kavramı teknolojinin gelişimine paralel biçimde daha çok iletişim teknolojileri
parantezinde anlaşılmıştır. Bu bakımdan iletişimin insan ve toplum ilişkilerinde çok daha geniş bir anlam
ekosistemi oluşturduğu göz ardı edilmiştir. Buna karşılık iletişim kavramı, iletişim teknolojilerinin
gelişimi, yeniliği ve kapasitesinin büyüklüğüne indirgenmiştir. Özellikle yeni medya teknolojilerinin
gelişimi ile birlikte iletişim kavramı güçlü bir şekilde bir kez daha teknolojiye paralel biçimde
düşünülmüştür. Yeni medya teknolojilerinin birey ölçeğinde, kişiler arası iletişimde ve toplumsal
ilişkilerde muazzam bir potansiyele sahip olduğu vurgulanmıştır. Bu anlamda yeni medya araçları sağlıklı
iletişimin, özgürlüğün, demokrasinin, insan haklarının vb. daha bir çok pozitif olgunun olmazsa olmaz
şartı olarak düşünülmüştür.
Dünyanın bir çok yerinde yeni medya araçlarına böyle pozitif bir anlam atfedilirken; diğer yandan söz
konusu bu yeni teknolojilerin insanın varoluşsal pozisyonunu yerinden sarsan bir süreci beslediği ise
dikkatlerden kaçmaktadır. Örneğin Raymond Kurzweil gibi teknoloji felsefesi ile ilgilenen kimi
fütüristlerin tahayyül ettiği yapay zeka donanımlı teknolojilerin yakın gelecekte insanın yerini alacağı bir
evren tasarımında yeni medya teknolojilerinin nereye tekabül ettiği sorgulanmalıdır.
Bu çalışmada Raymand Kurzweil’in çalışmaları esas alınarak, teknolojinin gelişimi, özellikle yeni medya
teknolojilerinin gelişimi karşısında insanın varoluşsal durumu tartışılmaktadır. Çalışmada tarih boyunca
insanın evren içerisinde iradi bir varlık olarak konumlanışından kopartılarak, günümüzde teknoloji
marifatiyle tarihsel bir geri çekilişi yaşadığı iddiası mevcut literatür üzerinden tartışılmaktadır.
Description
Citation
BABACAN M. E. , \"Teknoloji, İletişim ve İnsanlık 2.0\", ICOMS- Uluslararası İletişim Bilimleri Sempozyumu, Sakarya, Türkiye, 19 Kasım 2021, ss.38
