Publication: GERTRUDE L.BELL’İN OSMANLI COĞRAFYASINDAKİ FAALİYETLERİ VE IRAK KRALLIĞI’NIN KURULMASINDAKİ ROLÜ
Abstract
İngiltere'nin Ortadoğu politikasında ve Irak Krallığı'nın kurulmasında, İngiliz kadın casus Gertrude L. Bell'in rolü ve faaliyetleri oldukça önemlidir. XIX. yüzyılın ikinci yarısından itibaren, İngiltere, Fransa ve Almanya arasında bölgede yaşanan rekabet XX. yüzyılın başlarında yoğunlaşmıştır. Bu süreçte, II. Abdülhamid, sömürgeci devletlerin bölgede rahat hareket etmelerini ve Irak petrollerine sahip olmalarını uzun süre engellemiştir. I. Dünya Savaşı sonunda İngiltere, Irak'ı ve petrol bölgelerini işgal ederek nihai hedefine ulaşmıştır. Irak'ta işgal ve manda idaresi kuran ve bölgede hâkimiyetini güçlendiren İngiltere Irak Krallığı'nı kurmuş (1921) ve Şerif Hüseyin'in oğlu Faysal'a taç giydirmiştir. İngiliz istihbaratı tarafından Ortadoğu ve Şark dilleri alanlarında eğitilen Gertrude L. Bell, bu süreçte çok önemli bir rol oynadı. Bayan Bell, savaş öncesinde de Osmanlı Arap vilayetlerine arkeolojik araştırma, keşif ve inceleme seyahatleri yapmıştı. Bu sayede Arap coğrafyasını, aşiretlerini, dilini ve kültürünü çok iyi bilmekteydi. Nitekim sahip olduğu geniş bilgi ve tecrübeyi İngiliz işgali döneminde de kullanmıştır. Makalede, Irak'ın işgali süreci ve Bell'in bu süreçteki kilit rolü ele alınmıştır. Bu çalışmanın kaynaklarını, Gertrude Bell'in kendi mektupları, anıları, İngiliz ve Osmanlı arşiv belgeleri ile konuyla ilgili literatür oluşturmaktadır
İngiltere’nin Ortadoğu politikasında ve Irak Krallığı’nın kurulmasında, İngiliz kadın casus Gertrude L. Bell’in rolü ve faaliyetleri oldukça önemlidir. XIX. yüzyılın ikinci yarısından itibaren, İngiltere, Fransa ve Almanya arasında bölgede yaşanan rekabet XX. yüzyılın başlarında yoğunlaşmıştır. Bu süreçte, II. Abdülhamid, sömürgeci devletlerin bölgede rahat hareket etmelerini ve Irak petrollerine sahip olmalarını uzun süre engellemiştir. I. Dünya Savaşı sonunda İngiltere, Irak’ı ve petrol bölgelerini işgal ederek nihai hedefine ulaşmıştır. Irak’ta işgal ve manda idaresi kuran ve bölgede hâkimiyetini güçlendiren İngiltere Irak Krallığı’nı kurmuş (1921) ve Şerif Hüseyin’in oğlu Faysal’a taç giydirmiştir. İngiliz istihbaratı tarafından Ortadoğu ve Şark dilleri alanlarında eğitilen Gertrude L. Bell, bu süreçte çok önemli bir rol oynadı. Bayan Bell, savaş öncesinde de Osmanlı Arap vilayetlerine arkeolojik araştırma, keşif ve inceleme seyahatleri yapmıştı. Bu sayede Arap coğrafyasını, aşiretlerini, dilini ve kültürünü çok iyi bilmekteydi. Nitekim sahip olduğu geniş bilgi ve tecrübeyi İngiliz işgali döneminde de kullanmıştır. Makalede, Irak’ın işgali süreci ve Bell’in bu süreçteki kilit rolü ele alınmıştır. Bu çalışmanın kaynaklarını, Gertrude Bell’in kendi mektupları, anıları, İngiliz ve Osmanlı arşiv belgeleri ile konuyla ilgili literatür oluşturmaktadır
İngiltere’nin Ortadoğu politikasında ve Irak Krallığı’nın kurulmasında, İngiliz kadın casus Gertrude L. Bell’in rolü ve faaliyetleri oldukça önemlidir. XIX. yüzyılın ikinci yarısından itibaren, İngiltere, Fransa ve Almanya arasında bölgede yaşanan rekabet XX. yüzyılın başlarında yoğunlaşmıştır. Bu süreçte, II. Abdülhamid, sömürgeci devletlerin bölgede rahat hareket etmelerini ve Irak petrollerine sahip olmalarını uzun süre engellemiştir. I. Dünya Savaşı sonunda İngiltere, Irak’ı ve petrol bölgelerini işgal ederek nihai hedefine ulaşmıştır. Irak’ta işgal ve manda idaresi kuran ve bölgede hâkimiyetini güçlendiren İngiltere Irak Krallığı’nı kurmuş (1921) ve Şerif Hüseyin’in oğlu Faysal’a taç giydirmiştir. İngiliz istihbaratı tarafından Ortadoğu ve Şark dilleri alanlarında eğitilen Gertrude L. Bell, bu süreçte çok önemli bir rol oynadı. Bayan Bell, savaş öncesinde de Osmanlı Arap vilayetlerine arkeolojik araştırma, keşif ve inceleme seyahatleri yapmıştı. Bu sayede Arap coğrafyasını, aşiretlerini, dilini ve kültürünü çok iyi bilmekteydi. Nitekim sahip olduğu geniş bilgi ve tecrübeyi İngiliz işgali döneminde de kullanmıştır. Makalede, Irak’ın işgali süreci ve Bell’in bu süreçteki kilit rolü ele alınmıştır. Bu çalışmanın kaynaklarını, Gertrude Bell’in kendi mektupları, anıları, İngiliz ve Osmanlı arşiv belgeleri ile konuyla ilgili literatür oluşturmaktadır
