Publication: Süt dişlerinde Diyot Lazer, Ferrik Sülfat ve Formokrezol Pulpa Amputasyonlarının klinik, radyolojik ve histolojik değerlendirilmesi
Abstract
Süt Dişlerinde Diyot Lazer, Ferrik Sülfat ve Formokrezol Pulpa Amputasyonlarının Klinik, Radyolojik ve Histolojik Değerlendirilmesi Amputasyon tedavisi, kısmen veya total olarak enfekte kuronal diş pulpasının çıkarılıp normal yapıdaki kök pulpasının etkili ve bakterisit bir madde ile korunması ile dişin vitalitesinin ve fonksiyonunun sürdürülmesi işlemi olarak tanımlanmaktadır. Bu in vivo çalışmanın amacı pulpanın canlı olarak korunduğu vital amputasyon tekniklerinde yeni bir yöntem olarak önerilen non-farmakolojik Diyot lazer (DL) amputasyonunu, altın standart olarak kabul edilen Formokrezol (FK) amputasyonu ve yeni altın standart olarak kabul edilen Ferrik sülfat (FS) amputasyonu ile insan süt dişlerinde klinik, radyografik ve histolojik olarak karşılaştırmaktır. Çalışmaya Marmara Üniversitesi Dişhekimliği Fakültesi Pedodonti vuran, herhangi bir sistemik hastalığı olmayan yaşları 5-9 arasında değişen sağlıklı çocuklar dahil edilmiştir. Amputasyon endikasyonu konulan toplam 120 süt molar diş (57 süt I. azı ve 63 süt II. azı) rastgele olarak FK (kontrol grubu) (40 diş), FS (40 diş) ve DL (40 diş) gruplarına dağıtılmıştır. Kuronal pulpanın çıkarılıp hemoraji kontrolü sağlanmasından sonra, hemostaz; DL grubunda üretici firma talimatnamesine uygun bir şekilde 1.5 W güç, 50 mJ enerji parametrelerinin uygulanması ile, FK grubunda 1/ 5’lik dilue FK kullanılarak, FS grubunda %15,5’lik konsantrasyonun kullanılması ile gerçekleştirilmiştir. Üst restorasyonların tamamı PÇK ile tamamlanmıştır. Dişler, 1, 3, 6, 9 ve 12 aylık klinik ve radyografik takiplerle değerlendirilmiştir. Ortodontik olarak seri çekimle alınması düşünülen dişlerin içinden 16 tanesi 12 ayın sonunda çekilerek histolojik olarak da değerlendirilmiştir. 12 ayın sonunda FK VE FS gruplarının klinik başarısı sırası ile, 97,5 % and 94,9 % iken DL grubunun klinik başarısı %100 olup, istatiksel olarak klinik başarı açısından gruplar arasında farklılık saptanmamıştır. Radyolojik başarı oranları değerlendirildiğinde FK 87,5 %, FS 79,5%, DL 75 % olarak belirlenmiştir. Klinik olarak başarılı bulunan olgularda odontoblast tabakası düzensizliği, intrapulpal kalsifikasyonlar, dentin köprüsü oluşumu, internal rezorpsiyon, iltihabi hücre cevabı, pulpa canlılığı, hücresel dejenerasyon yönünden farklı histolojik yanıtlar alınmıştır. Sonuçlarımıza göre nonfarmakolojik DL amputasyon tekniği klinik/ radyolojik başarı oranları FK ve FS amputasyonları ile benzerdir. Bu nedenle DL’nin koruyucu bir yöntem olması nedeniyle FK’nın yerini alabileceği düşünülmektedir. Clinical, Radiological and Histological Evaluation of Diode Laser, Ferric Sulphate and Formocresol Pulpotomies on Human Primary Teeth. Pulpotomy is a common therapy for cariously exposed pulps in symptom-free primary molar teeth and its aim is to retain a functional tooth in the oral cavity until its exfoliation through the preservation of the radicular pulp. Formocresol is considered as the gold standart dressing agent for pulpotomy therapy, but concerns about its safety have arisen recently. The purpose of this in vivo study was to compare the clinical, radiological and histolological effects of Diode laser (DL) to Formocresol (FC) and new gold standard Ferric Sulphate (FS) in pulpotomized vital human primary molars. 120 molars (57 primary first molars and 63 primary second molars) in 58 children between 5 and 9 years old were treated by a conventional pulpotomy technique. The teeth were randomly assigned to into DL, FS and FC ( 40 teeth in each) groups. After coronal pulp removal and hemorrage control, hemostasis of remaining pulp in the groups was achieved by exposure to Diode Laser (810 nm) at 1.5 W, 30 Hz, 50 mJ, by applying 1:5 dilution of formocresol and by % 15.5 ferric sulphate solution. All pulpotomized teeth were restored with stainless steel crowns. Subjects were monitored clinically and radiographically at 1,3,6,9 and 12 months.16 teeth were chosen among the teeth which were previously planned for serial extraction and removed at the end of 12 months follow-up. The clinical success rate at 12 months for the FC and FS groups was. 97,5 % and 94,9 %, respectively. The DL group showed a clinial success rate of %100, with no statistical difference compared with either the FC or FS groups. The overall radiographic success for each technique was: FC 87,5 %, FS 79,5%,DL 75 %. Most pulps responded favourably from a clinical perspective although a variety of responses were noted histologically- odontoblasts irregularities, intrapulpal calcifications, dentin bridge formation, internal resorption, inflammatory responses, pulp vitality, degenerations. Our results showed that nonpharmacological DL pulpotomy technique giving favourable clinical and radiographic success rates comparable to FC and FS. Therefore, DL may be recommended as a suitable replacement for formocresol.
