Publication: Türev ürünleri ve türev ürünlerinin muhasebeleştirilmesine yönelik bir araştırma
| dc.contributor.advisor | İBİŞ, Cemil | |
| dc.contributor.author | Büyükışık, Reşit Emre | |
| dc.contributor.department | Marmara Üniversitesi | |
| dc.contributor.department | Sosyal Bilimler Enstitüsü | |
| dc.contributor.department | İşletme Anabilim dalı Muhasebe Finansman Bilim dalı | |
| dc.date.accessioned | 2026-01-13T06:27:30Z | |
| dc.date.issued | 2000 | |
| dc.description.abstract | Organize ve tezgah üstü pazarlarda türev ürünleri kur ve faiz riskinden korunmak ve spekülatif karlar elde etmek amacıyla kullanılan en yaratıcı finansal araçlardır. Temelde emtia fiyatlarına, dövize, özsermayeye, endekse ve faize dayanan bu sözleşmelerin başlıcaları, forward, futures, opsiyon ve swap sözleşmeleridir. Türev ürünlerinin muhasebeleştirilmesi ve raporlanması işlemleri IASC tarafından yayınlanmış 32 numaralı standart ve ABD'deki 52, 80, 105, 107, 109 ve 119 numaralı standartlar uyarınca yapılacaktır. Sözleşme başlangıcında tüm türev ürünleri hatırlatıcı işlevde bir hesap olan Nazım Hesaplar da izlenecektir. Fakat kullanım amaçları doğrultusunda dönem içinde türev ürünlerine ilişkin muhasebe işlemleri farklılıklar gösterecektir. Türev ürünleri 52 ve 80 numaralı standartlara göre kullanım amaçları doğrultusunda muhasebe işlemlerine konu olacaklardır. FASB'ın bu iki standardına göre türev ürünleri riskten korunma işlemleri muhasebesine konu olabilmesi için bazı kriterleri taşımak zorundadır. 52 numaralı standarda göre riskten korunmak istenen işlem döviz veya faiz riski oluşturmalı ve türev ürünleri de bu riski azaltmalı yada yok etmek amacıyla düzenlenmelidir. Ayrıca, işletmenin yapmış olduğu türev ürünü sözleşmesinin piyasa değerindeki değişikliğin, riskten korunan varlık yada yükümlülüğün piyasa değerindeki değişikliği izlemelidir. FASB'ın 80 numaralı standardına göre ise farklı olarak, oluşan piyasa riski işletme bazında düşünülmektedir. Türev ürünü sözleşmeleri bu kriterlere sahip olarak riskten korunmak amacıyla yapıldığında, sözleşmelere ilişkin muhasebe sorunlarının giderilmesinde Ertelenmiş Riskten Korunma veya Piyasa Değeriyle Riskten Korunma Yöntemi Muhasebesi yaklaşımlarından biri kullanılır. Ertelenmiş Riskten Korunma İşlemleri Muhasebesi yaklaşımında türev ürünü sözleşmelerine ilişkin gerçekleşmemiş kazanç veya kayıplar, değerlemenin yapıldığı faaliyet döneminin sonuçlarına aktarılmayıp, riskten korunan unsurun gerçekleşeceği tarihe kadar ertelenmektedir. Piyasa değeri ile Riskten Korunma İşlemleri Muhasebesi Yaklaşımında ise bu gerçekleşmemiş kazanç ve kayıplar cari dönemin sonuç hesaplarına aktarılmaktadır. Spekülatif amaçlı türev ürünü sözleşmelerinde ise, bilanço tarihinde yapılan değerleme sonucunda elde edilecek kazanç ve kayıplar değerleme işleminin yapıldığı faaliyet döneminin sonuç hesaplarına aktarılmaktadır. FASB'ın 52 numaralı standardın da sadece döviz üzerinden yapılan forward özleşmelerine ilişkin muhasebe ilkeleri belirtilmiştir. Diğer döviz üzerine yapılan türev sözleşmeleri için herhangi bir standart belirtilmediğinden FASB'ın 52 numaralı standardı bir kılavuz olarak kullanılabilecektir. Bu doğrultuda döviz üzerine mevcut alacak ve borçlarımızı riskten korumak amacıyla döviz üzerine türev ürünü sözleşmelerine başvurduğumuzda, bu tip sözleşmeler cari kur üzerinden değerleneceklerinden sözleşme kazanç veya kayıpları değerlemenin yapıldığı dönemin faaliyet sonuçlarına aktarılacaktır. Bu yaklaşım tarzı piyasa değeriyle riskten korunma işlemleri muhasebesine uygundur. Kesin bir işletme taahhüdünü yada yabancı bir ortaklıktaki net yatırımlarımızı riskten korumak amacıyla döviz üzerine türev ürünü sözleşmeleri yaptığımızda, bu tip sözleşmeleri cari kurlar ile değerleyip, sözleşmeye ait gerçekleşmemiş kazanç veya kayıplar ilgili taahhüt yada yatırımlar gerçekleşinceye kadar ertelenecektir. Ertelenmiş kazanç ve kayıplar taahhüt gerçekleştiğinde taahhüdün değerine yansıtılırken, net yatırım gerçekleştiğinde ise özkaynaklardaki döviz dönüşüm hesapları ile ilişkilendirilecektir. Faiz forward sözleşmelerine ilişkin herhangi bir standart mevcut değildir. Faiz forward sözleşmelerinin devri mümkün olmadığı için vade sonundan önce bir piyasa fiyatı oluşmamakta, bu sözleşmelerin değeri hesaplaşma tarihinde belli olmalıdır. Bu sebeple faiz forward sözleşmelerine ilişkin kazanç veya kayıplar sözleşmenin hesaplaşma tarihine kadar itfaya tabi tutulacaktır. Futures sözleşmeleri FASB'ın 80 numaralı standardı çerçevesinde ele alınmıştır. Fakat döviz futures sözleşmelerine ilişkin olarak 52 numaralı FASB standardına atıfta bulunulmuştur. Futures sözleşmeleri genelde organize borsalarda işlem gördüklerinden borsa kuruna göre değerlemeye tabi tutulmaktadırlar. Faiz futures sözleşmeleri riskten korunmak amacıyla kullanıldığında borsa kuru üzerinden değerlemeye tabi tutulmakta, değerlemeye ilişkin kazanç veya kayıpları dönemin sonuç hesaplarına aktarılmayıp, sözleşmenin hesaplaşma tarihine kadar ertelenmektedir. Riskten korunma amaçlı hisse senedi endeksi futures sözleşmelerinde ise hisse senetleri piyasa değerine göre değerleniyorsa değerleme sonuçları faaliyet döneminin sonuç hesaplarına aktarılmaktadır. Mevcut hisse senetleri maliyet değeri ile değerleniyorsa, futures sözleşmelerine ilişkin kazanç veya kayıplar sözleşme vadesi sonuna kadar ertelenmekte, sözleşme kazançları hisse senetlerinin maliyetlerini azaltıcı, kayıpları ise azaltıcı bir unsur olarak dikkate alınmaktadır. Piyasa ve maliyet değerinden düşük olanı yöntemi uygulanıyorsa; kazançlar dönem sonunda karşılık ayırma kaydında dikkate alınmakta, kazançlar ise ertelenip hisse senedinin defter değeri ile ilişkilendirilmektedir. Opsiyon sözleşmelerinin muhasebeleştirilmesine ilişkin bir standartta mevcut değildir. FASB'ın 52 ve 80 numaralı standartları çerçevesinde konuya cevap aranmaktadır. En önemli muhasebe sorunu opsiyon primi ile ilgilidir. Riskten korunmak amacıyla opsiyon sözleşmelerine başvurulduğunda opsiyon primi zaman ve gerçek değer ayrımına tabi tutulmaktadır. Ayrıca opsiyonlar cari kur üzerinden değerlemeye tabi tutulmaktadır. Mevcut varlık ve borçlar için opsiyon priminin gerçek değeri ve sözleşmenin gerçekleşmemiş kazanç ve kayıpları faaliyet döneminin sonuç hesaplarına aktarılmaktadır. Kesin işletme taahhütleri ve yabancı ortaklıktaki net yatırımların riskten korunmasında ise, ertelenmiş riskten korunma işlemleri muhasebesi yaklaşımı uygulanmaktadır. Taahhüt gerçekleştiğinde opsiyon priminin gerçek değeri ve sözleşmenin gerçekleşmemiş kazanç ve kayıpları ilgili taahhüdün defter değeri ile ilişkilendirilmektedir. Yabancı bir ortaklıktaki net yatırım gerçekleştiğinde ise, opsiyonun gerçek değeri ve gerçekleşmemiş kazanç ve kayıpları özkaynaklar da döviz dönüşüm hesabı ile ilişkilendirilmektedir. Eğer riskten korunan kalemler sözleşme başlangıcında piyasa değeri ile değerleniyorsa, opsiyon sözleşmeleri de piyasa değeri üzerinden değerlenip dönemin sonuç hesaplarına aktarılacaktır. Fakat riskten korunan işlem gerçekleştiğinde piyasa değeri ile değerleniyorsa, opsiyon sözleşmeleri de piyasa değeri ile değerlenip, ilgili işlemlerin gerçekleştiği tarihte bu işlemlerin defter değerleri ile ilişkilendirilecektir. Swap sözleşmelerine ilişkin olarak bir standart düzenlenmiş değildir. Döviz swap sözleşmelerine ilişkin olarak FASB'ın 52 numaralı standardına başvurulmaktadır. Faiz swap sözleşmelerinde ise, 52 ve 80 numaralı standartlar uyarınca muhasebe işlemleri yapılmaktadır. Riskten korunma amaçlı faiz swap sözleşmelerinde tarafların dönemsel faiz giderlerinin belirlenmesi aşamasında, sözleşmeye konu olan faiz giderleri ilgili bulundukları dönemler itibariyle tahakkuk ettirilmektedir. Hesaplanan faizler netleştirilmekte ve net fark taraflar arsında nakit akışı yaratmaktadır. Yapılan bu ödemeler tarafların faiz giderlerinde swapın vadesinde bir düzeltme olarak dikkate alınmaktadır. Genel olarak tüm spekülasyon amaçlı türev ürünleri piyasa değerine göre değerlendiklerinden, bu tip sözleşmelere ilişkin kazanç veya kayıplar cari dönemin sonuç hesaplarına doğrudan aktarılmaktadır. Ancak FASB türev ürünleri muhasebesi ile ilgili olarak 133 sayılı standardını yayınlayarak daha önce açıkladığı standartlarda çok önemli değişiklikler yapmıştır. 133 no'lu standart daha önce yayınlanan standartların bazı bölümlerini değiştirmiş veya yürürlükten kaldırmıştır. Belirtilen standart hedge enstrümanı üzerine ortaya çıkan kar veya zararın döneminin belirlenmesini sağlamaktadır. Ayrıca beş adet eke sahiptir. Örneğin bunlarda ek B bu standardın nasıl uygulanacağına dair uygulamaları içermektedir. Bu standart bütün geçek ve tüzel kişilere uygulanabilir ve 15 Haziran 1999 tarihinden sonra başlayan bütün mali dönemlerin bütün üç aylık dönemlerinden sonra yürürlüğe girecektir. | |
| dc.description.abstract | Derivatives are financial instruments used for hedging against interest and currency risks as well as obtaining speculative gains. Hedging transactions include, but are not limited to, future and forward contracts, options, forward commitments, and interest rate swaps. The requirements and guidance for accounting and reporting of derivatives are delineated, for the most part, in IASC (International Accounting Standards Committee) draft of IASC131 and in exposure drafts of SFAS 52, 80, 105, 107, 109 and 119 issued by FASB (Financial Accounting Standards Board). It is imperative that the principles set forth by these standards be complied with. We observe derivates in Memorandan Accounts which is true nature rememberly in beginning of contracts for accounting. There are changes at derivates aim of using for accounting during the period. SFAS 52 and 80 provide accounting guidance for most of the derivative financial products. SFAS 80 defines two criteria that must be met for an instrument to define as a hedge: 1. The hedged item exposes the firm to interest rate or price risk. 2. The hedging instrument reduces or offsets that exposure and is designated as a hedge. Derivatives may be designated as a fair value hedge where fair value of the hedged item is expected to correlate closely with changes in the fair value of the hedging derivatives. Or, derivatives may be designated as a cash flow hedge, when intended to hedge a probable forecasted transaction in which the cash flows of the hedging instrument must be expected to offset the same risk elements of the cash flows of the hedged transaction. When the instrument qualifies as a hedge, either cash flow hedge or fair value hedge accounting methods may be employed. In cash flow hedge accounting, market value changes of such derivatives must be recognised in comprehensive income until the projected date of the forecasted transaction. By contrast, fair value hedge accounting entails recognition of the changes in the fair value of the hedged items in net income. Changes in the fair value of derivatives that are not part of a hedging strategy must be recorded in net income. SFAS 52 standards are used for the accounting of currency forward contracts. Likewise, the same standards can also be employed for other types of hedging instruments. For futures contracts and other hedging products SFAS 80 may be used as another source of guideline. It must also be noted that FASB has issued another exposure draft, SFAS 133, in June 1999 which replaced some of the earlier FASB standards. | |
| dc.format.extent | X, 228y. ; 28 sm. | |
| dc.identifier.uri | https://katalog.marmara.edu.tr/veriler/yordambt/cokluortam/7D/T0046155.pdf | |
| dc.identifier.uri | https://hdl.handle.net/11424/207533 | |
| dc.language.iso | tur | |
| dc.rights | info:eu-repo/semantics/openAccess | |
| dc.subject | Muhasebe | |
| dc.subject | Yönetim ve yardımcı hizmetler | |
| dc.title | Türev ürünleri ve türev ürünlerinin muhasebeleştirilmesine yönelik bir araştırma | |
| dc.type | masterThesis | |
| dspace.entity.type | Publication |
