Publication:
Televizyon ana haber bültenleri’ nde şiddet olgusu

dc.contributor.advisorÖZERKAN, Şengül
dc.contributor.authorKebapçı, Ayşe Rahime
dc.contributor.departmentMarmara Üniversitesi
dc.contributor.departmentSosyal Bilimler Enstitüsü
dc.contributor.departmentRadyo-Televizyon ve Sinema Anabilim Dalı Radyo-Televizyon Bilim Dalı
dc.date.accessioned2026-01-13T07:54:05Z
dc.date.issued2001
dc.description.abstractTELEVYZYON ANA HABER BÜLTENLERY'NDE ?YDDET OLGUSU Yirminci yüzyılda insanlık, yaşamadığı kadar hızlı değişimleri yaşadı. Artan bir ivmeyle sanayileşirken, dünyadaki tüm doğal rezervlerin büyük kısmını tüketti. Hayvanlar klonlandı, internet dünyayı bir tuş kadar yakına taşıdı. Ancak bilim ve teknoloji dev adımlarla yoluna devam ederken, bu yüzyıldaki savaşlarda yüz on milyon insan öldü. Dünyada kişi başına düşen patlayıcı miktarı beş tonu aşarken, 1.5 milyar mayın, hala avını bekliyor. Milyonlarca masum insanın yaşam hakkı ellerinden alındı. Sanayi devrimi sonrasında içine girmekte olduğumuz Kitleler Çağında, kafalardaki bilgi toplumunda mutlu yaşam ütopyası da son buldu. Kitleler başka insanlardan, başka coğrafyalardan daha fazla haberdar olmak, daha fazla eğlenmek istedikçe bu, diğer isteklerinin de önüne geçmeye başladı ve artık televizyon bir gereksinim olarak algılanmaya başlandı. Bu gereksinimin giderilmesi sürecinde onunla bütünleşerek, pek çok beyinsel, ruhsal ve bedensel fonksiyonun bu tatmine bedel olarak terk edildiği, unutulduğu ya da biçim değiştirdiği hiç fark edilmedi. Cesur Yeni Dünya'nın yazarı Aldous Huxley'e göre; süreç içinde insanlar, üzerlerindeki baskıdan hoşlanmaya, düşünme yetilerini dumura uğratan teknolojileri yüceltmeye başlayacaklardı. Gerçekten de öyle oldu ; sonuçta hemen hergün, yeni teknik buluşlarla büyük değişimlere sahne olan iletişim teknolojisi neredeyse, insanın kontrolünden çıkarak, onu kontrol eder hale geldi. Bu bağlamda, televizyondaki şiddet görüntülerinin etkileri üzerine araştırmalar yapılmaya başladı. Gazetelerin televizyon sayfalarının okuyucu mektupları köşelerinde, magazin bölümlerinde hatta kimi zaman birinci sayfalarında, televizyon yayınlarının etkilerinden sözedilmekte, televizyonlarda ise, konu açıkoturumlara taşınmakta ve adeta bu şekilde günah çıkartılmaktadır. ?iddet denildi?inde sadece öldürme, yaralama, dayak, silahly çaty?ma, yrza geçme, intihar, terör gibi olgularyn akla geldi?i biliniyor. Televizyon Ana Haber Bültenleri'nde ?iddet Olgusu ba?lykly çaly?mamyzda, izleyicinin iradesi dy?ynda, konularyn saptyrylarak verilmesi, ses ve görüntüdeki a?yry tekrarlamalar, haberlerin i?leni? tarzyndaki a?yrylyklar, haber sunan ki?inin yüz ifadesi ve ses tonuyla yorumlaryny belli etmeleri, gizli kamera kullanymy, kendini adalet mercii yerine koyarak stüdyoda veya telefonun di?er ucundaki konu?u a?a?ylama ve terslemeler, konuyu anla?ylyr kylmak adyna a?yry basitle?tirme çabalary, Türkçe'nin yanly? ve kötü kullanymy, etik kurallara uyulmamasy söz konusu oldu?unda da ?iddetin akla gelmesi gerekti?i savunulmu?tur. ?iddet, sadece, intihar eden bir ki?inin a?yr çekim görüntüsünün defalarca yayyna verilmesi de?ildir. Yukaryda sayylanlarda da bir a?yrylyk, izleyicinin iradesi dy?ynda, istenmeyen bir durum söz konusudur. Dayatmacy ve rahatsyz edici yakla?ymlar oldu?u için ?iddet kapsamyna dahil edilmi?tir. Verilecek yanly? bir mesajyn etkisini ortadan kaldyrmanyn neredeyse imkansyz oldu?u televizyon yayyncyly?ynda, muhabirlerin özenli bir mesleki e?itimden geçirilmemesi yanynda, özellikle kaza, saldyry gibi olaylarda yakyn çekime zorlanmasy ve bu tür sahnelerin genellikle denetimden geçirilmeden oldu?u gibi, izleyicinin iradesi dy?ynda gereksiz tekrarlar halinde sunulmasy, sorun yaratmakta ve izleyicinin tepkisi göstermesine neden olmaktadyr. Haber bülteni ady altynda, zaman doldurma, izleyiciyi ekran ba?ynda tutma adyna gayri ciddi yakla?ymlarla, içeri?i bo? haber sunumunun, izleyiciye fazla seçme imkany tanymady?y için bir tür ?iddet oldu?unu dü?ünmekteyim. Ana haber bültenlerinde hemen ayny konularyn i?lenmesi, ayny baky? açylarynyn yer almasy, neredeyse fla?laryn dahi ço?unun birbirine benzemesi, ayny ajanslardan alynan haberlerin ayny yorumlary içermesi, sansasyon ve magazinle?meye prim verilmesi, ?iddetin a?yry boyutlara ula?ty?yny göstermektedir. Türkiye'deki televizyon yayyncyly?yna, hemen hemen her konu, a?yry ?ekillerde ele alynyp içeriksizle?tirildi?i için, (NTV, CNN TÜRK; TV8, TRT kanallary gibi daha ciddi örnekler dy?ynda) a?yryly?yn ve bo?lu?un hakim oldu?unu söyleyebiliriz. Bir televizyon kanalynda üretilen programyn di?erlerince de taklit edildi?i günümüzde, yayyncylyk alanyndaki tektiple?me, izleyicinin bilgilenme hakkyna saygysyzlyk ve haber alma hakkyna bir tür saldyrydyr. Yçinde bulundu?umuz bu durum, bilinçli izleyiciye seçenek byrakmamaktadyr. Çalışmamızda haber bültenleri, genel yayın akışı içinde diğer program türlerinden ayrılmamıştır. Bir televizyon kanalının haber bültenini değerlendirebilmek için, diğer program türlerine de bakmak gerekir. Yayıncılık açısından soap opera, reality şov, sinema filmi, televizyon dizisi, müzik eğlence haber bülteni arasında pek fark kalmamıştır. Haber programları artık adeta bol sirenli, kanlı görüntülere yer vererek toplumun ruh sağlığını bozduğu gerekçesiyle zaman içinde yayından kalkması istenen reality şovların ; yeni kasetini tanıtacak sanatçıları stüdyoya konuk ederek müzik programlarının ; bir iç çamaşırı defilesini yayınlayarak da magazin programlarının işlevini üstlenmiştir. Haberlerde gösterilen şiddet görüntüleri, diğer program türlerindeki şiddet görüntülerinden farklı değildir. Haberdeki şiddet olgusunu irdelemek için diğer program türlerindeki şiddet olgusuna da bakmak gerekir. Şiddet, genel televizyon yayıncılığı çerçevesinde ele alınmıştır ; çünkü televizyonun iletileri parçalı görünse de bir bütündür. Günümüzde, bütçe sorunlarının ortadan kalkması, teknolojik ilerleme ve kadroların gelişmesi sayesinde haber alınamıyor söylemi tarihe gömülmekle birlikte, bu kez de ne yazık ki haber verilmemektedir. Haber artık sadece verilirmiş gibi yapılmaktadır. Televizyon kanal sayısındaki artış beraberinde, haber çeşitliliğini getirmemektedir. Başlangıçta izleyicide saat başı haber ihtiyacı yaratılmaya çalışılmış, bu başarılınca süre, yarım saate kadar indirilmiştir. Her an yeni bir olay beklemeye alıştırılmış izleyici, kendi hayatında aynı temponun olmaması durumunda bu ritmi sanal haber ortamında yakaladığını sanmaktadır. Konunun bir başka boyutu, sinema filmi, televizyon dizisi, reality şov, haber haber bültenleri gibi programlarda yayınlanan olumsuz görüntülerden etkilenerek suç işleyen ya da kendilerine zarar veren kişilerin, daha sonra habere konu, ana haber bültenlerine konuk olmalarıdır. Bu da haberin şiddet içeren sunum biçiminin şiddeti yeniden üreten bir tarza dönüşmesi, bu programların malzeme ihtiyacına adeta destek vermekte olduğunu akla getirmektedir. Herşeyin reklam üzerine kurulduğu televizyon yayıncılığında, habercilik de reklam için, reklam öbeği gelinceye kadarki zamanı doldurmak için yapılır hale gelmiştir. Şiddet görüntüleri reyting dolayısıyla da reklam getirdiği için, ana haber bültenlerinde de sıklıkla yer almaktadır ; ancak bazı araştırmalar şiddet görüntülerinden sonra yayınlanan reklamların izleyicinin belleğinde kalmadığını göstermektedir. Bu da şiddet gösteriminin izleyiciyi ekranda tutmada başarılı olmasına rağmen, ilgiyi üzerine çekmesi nedeniyle, reklam verenlerin kâr amacına da hizmet ettiği beklentisine şüphe düşürmektedir. Şiddet araştırmalarının televizyonla ya da haberle ilişkisine bakıldığında, genellikle, şiddet görüntülerinin sayısı ve kaç saniye ekranda kaldığı üzerinde durulmaktadır. Oysa bu, buz dağının görünen kısmıdır. Şiddet içeren görüntüler, çocuk ve yetişkinlerde, derin izler bırakmaktadır. Türkiye'de mevcut yayıncılık anlayışı, insanları umutsuzluğa düşürerek, karamsar, dikkatini yoğunlaştıramayan, cahil, naif bireyler olma olasılığını arttırmaktadır. Bu yayıncılık anlayışında izleyiciler, bağımsız düşünme-sorgulama yetenekleri yok edilerek, belleksizlik yaratılarak, uyuşturularak, sorunları içinden çıkılmaz halde gösterilip unutturularak, şiddet görüntülerinin etkilerine karşı kişiyi koruyan limbik sistemlerinin gelişmesi engellenerek şiddete maruz bırakılmaktadırlar. Dolayısıyla ekranda birkaç saniye kalan şiddet görüntülerinin sayısıyla uğraşmak sorunun derinine inmeyi zorlaştırmaktadır. Şiddet asıl etkisini yukarıda sayılan bu olumsuzluklarda göstermektedir ve bunlar var oldukça, şiddet görüntülerine ekranda yer vermemek ya da süresini azaltmak, sorunu çözmeye yetmeyecektir. Konuyla ilgili çözüm önerilerinde, izleyicilerin, şiddet içeren programlara reklam veren firmaların ürünlerinin satışını boykot etmeleri sayılabilir. Mevcut yayıncılık, televizyon kanalı sahipleri için reklamlar gelinceye kadar ki boşluğun bir şekilde doldurulmasının önemli olduğunu düşündürtmektedir. İster haber ister program yayıncılığı olsun ülkemizde boşluğun boşlukla doldurulduğunu görmekteyiz. Şiddetin RTÜK tarafından kapatma cezalarıyla ekrandan temizlenmeye çalışılması, soruna temel çözüm getirmemektedir. En azından bu cezalarda şiddet kavramı kıstas olarak niteliksel değil, niceliksel açıdan ele alınmaktadır. Toplumu huzur ve refaha sevk edecek politikalar üretilmesi ve izleyicilerin çözüme aktif olarak katılmaları gerekmektedir. Bir diğer etkili politik, yayın kuruluşlarının aralarında centilmenlik sözleşmeleri yapmaları ve kararlılıkla buna uymalarıdır. VYOLENCE PHENOMENON YN TELEVYSYON MAYN NEWS BROADCAST BULLETYNS The mankind has never experienced changes as fast as he did in the twentieth century. While having industrialized at an ever-increasing rate, it used up a great portion of all its natural resources. Animals were colonized and Internet helped to bring the world close as far as reach to keyboard. A hundred ten million people have died in wars in this century while sciense and technology were on their way to improvement. While quantity of explosives Per person is over five tons, a billion and a half mines are still wating for prey. Rights of millions of innocent were taken away. While we were entering the age of masses after the industrial revolution, the happy life utopia had finally ended. As masses of people are after more fun than others this had begun surpassing their other wills, making television perceived as a must for living along with other things. However, no one noticed that, while doing so a great big sacrifice is made to our functions physically and mentally. Aldous Huxley author of The Brave Young World was saying, as time passes people would begin liking the stress on them and start thinking in favor of hi-technology that actually paralyzed their capacity to think. That's what happened. Communications technology that has been coming up with a new invention everyday had went out of control and began ruling the mankind. Some search has been made over effect of fighting on TV. There is great deal written on papers, sometimes on front page, about the effect of such TV broadcasts. In return, the TV people have taken the case to debate in order to free from their sins. Speaking of violence one would only think of killing, wounding, spanking, gun fighting, raping, and committing suicide and terrorism. Now lets think of how such news is given on TV. The tone of voice of the commentator, excessive number of repeat of the same act of violence, the secret expression of TV commentator of his/ her own feeling abaut the matter, using candid camera, excessive attempt to simplify the matter, wrong and faulty use of Turkish language and staying away from customary ethical means all add up to need for giving more importance to the topic of violence. Where, it is not bringing abaut the action of someone who is committing suicide to the screen in slow motion, time after another. Excessiveness in all of the above makes us think abaut going beyond free will of the spectator. These hence are included among violence because they cause discomfort to watchers. In TV broadcasting where it is nearly to correct the effects of a mistaken message, it becomes mandatory to have TV commentators held subject to some education or training before they get out there on the scene. Especially in violent scenes, they are forced to get close-up shots and the news is broadcast without giving it any reduction. All these make the watchers upset. Considering they sometimes give not so significant news pretending otherwise, I think this serves as means to violence of some sort. Moreover, making news out of almost identically the same topics on news broadcasts and giving identical comments as received from abroad makes this turn into more like a magazine program because of sensation created makes us think that violence is reaching beyond limits. Since almost every single subject receives extraneous attention and end up with nothing in hand actually. Therefore we can say that, with exception of a few (NTV, CNN TURK, TV8, TRT) we can say that extremism is really going far beyond. In our day where a program given at any TV channel is immediately imitated by others, this monotonous approach in TV broadcasting is disrespectfulness to the spectators, if not attack. This situation does not leave the spectators with much choice. In our study, the news bulletins are not distinguished from other programs. That's why it makes it necessary to check the others too if we want to evaluate a news bulletin of any particular channel. In other words, there has remained not much difference between a soap opera, reality show, movie, and TV serial, music program and news bulletin. News bulletins with loud sirens, killing and bloody scenes appear to have undertaken the task of reality shows (that were finally decided to be taken off the air because they cause too much distress on people), new singers who came to studio to launch their new cassette or displaying underwear to turn into a magazine program more or less. Types of violence displayed in news bulletin are not too different than those given in movies. Therefore we first must check the concept of violence as taken over by other programs too before we evaluate the quality of news bulletin broadcast by any channel. Because, even they appear in segments, a communication through means of television is unique in from. As saying no news attained has remained in history at our day by having budgetary problems cleared, advance in technology and improved staff of personnel, this unfortunately leaves us with no news. More channels do not mean more variety in news. They started out by having the spectator look for news once every hour, this then proceeded to go down as little as once every half an hour. The spectator who is made to expect a flesh news any minute, has been made to think his life is more or less virtual should he fail to get the same tempo at his own life. One other thing is that you know people are effected when they see act of violence on films become agressive, now this makes us think that people who watch news bulletin would become aggressive in similar manner too. In TV broadcasting where everything is founded over advertising, news bulletins have become only a time filling broadcasts as well. Acts of violence are known for their rating and that is why people give more time to violence in news issue. Nevertheless according to some study, it has been verified that TV advertisements broadcast right after violence scene do not stay in mind for long. In overall this makes us think that violent scene that makes us stay tuned happens to serve in favor of advertisers as well. Taking a look at relationship between search on violence and TV or news bulletin we see that people get curious as how any seconds the act stays on the scene. This whereas is only the visible portion of the iceberg. Violent scenes actually leave deep traces in, both children and adults as well. This would make TV broadcasting turn Turkish people into hopeless naive individuals who cannot concentrate on one single matter under such approach the spectators are turned into creatures who lack the ability to think, hence held subject to violence themselves. Therefore spending time on how long the act stays in vision would nothing but make the thing harder. The true menace, hence damage caused by violence on tube could only be overcome by simply totally banning. Just cutting down the time is not enough. Among proposals for solution, one may count people's protesting the products that give advertisement on TV adjacent to programs including violence. Present way adopted in broadcasting may serve to make owners of the TV channel look for filling in the gap until start of next commercial. Its pitiful to see that such gap is filled with nothing but another gap, regardless of news bulletin or program making. Approach by RTÜK to ban the TV channel from broadcast does not appear to be an effective solution, either. Least of all the concept of violence should not be considered in terms of quantity, but of quality. It is necessary to produce policy that will bring people to peace and comfort as well as making the spectator takes part actively. One other solution may be those TV channels having made gentleman's agreement by themselves.
dc.format.extent252y. ; 28 sm.
dc.identifier.urihttps://katalog.marmara.edu.tr/veriler/yordambt/cokluortam/5F/T0046686.pdf
dc.identifier.urihttps://hdl.handle.net/11424/188889
dc.language.isotur
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.subjectHaber yayıncılığı
dc.subjectŞİDDET,GÖRSEL MEDYADA
dc.titleTelevizyon ana haber bültenleri’ nde şiddet olgusu
dc.typemasterThesis
dspace.entity.typePublication

Files

Collections