Publication:
Kamusal mekân oluşturma yaklaşımlarının İstanbul külliyeleri özelinde incelenmesi ve gelecek öngörüleri

Loading...
Thumbnail Image

Date

Journal Title

Journal ISSN

Volume Title

Publisher

Research Projects

Organizational Units

Journal Issue

Abstract

Varoluşun meydana geldiği yerleri teşkil eden mekanlar, varlığın bir bütün olarak yaşamına eşlik eden ve onunla karşılıklı etkileşime imkan sunan zeminleri oluşturmaktadır. Cemiyetin mekanı müşahhas ve mücerret olarak deneyimlemesine olanak sağlayan kamusal mekanlar ise yerin ruhunu yansıtan eşsiz örnekleri meydana getirmektedir. Özgün bir kamusal mekanı oluşturan külliyeler, inşa edildikleri tarihten günümüze şehirlerde kamusallığın üretimine olanak sağlamaktadır. Kökenleri daha eski tarihlere dayanan bu yapı toplulukları, Osmanlı Devletinin birçok açıdan güçlü olduğu 16.yüzyıl örnekleriyle birlikte birçok açıdan bedii mekanlar halini almıştır. Her biri 16.yüzyılda Mimar Sinan tarafından İstanbul ve Bilad-ı Selase’de inşa edilen dört külliyenin ve vakfiyelerinin incelenmesi ile İslam kültür dairesi içerisinde yer alan bu yapı topluluklarının örnek bir kamusal mekan oluşturma yaklaşımı geliştirdiğinin ortaya konulması amaçlanmıştır. Çalışma sonucunda elde edilen bulgular, kamusal mekanları biçimlendiren temel etmenler arasında kültür ve inancın önemli bir yer edindiğini göstermektedir. İslam inancının temel kaidelerini belirlediği, Türk örf ve adetlerinin katkısıyla şekillenen kültürün birer nişanesini oluşturan külliyeler bu yansımayı ortaya koymuştur. 16.yüzyılda inşa edilen İstanbul Külliyelerinin ve vakfiyelerinin incelenmesi neticesinde; bu yapı topluluklarının inşasında özgün bir kamusal mekan oluşturma yaklaşımının benimsediği, belirli ilkelerin esas alındığı ve günümüzün yanı sıra geleceğin kamusal mekanlarına yönelik iyi uygulama örnekleri ortaya koydukları görülmüştür. Allah rızasını kazanmanın temel düsturu teşkil ettiği bu yaklaşım; yaratılmışların ihtiyaçlarına yönelen, güzelliği, sağlamlığı ve cemiyetin birlikteliğini esas alan tevhidi bir anlayışla kıyamete kadar sürdürülebilir bir tavır geliştirmiştir. Külliyeler, vakfiyeleri ile birlikte bünyesinden süzülen ilkeleriyle; geleceğin giderek sanallaşan ve dijitalleşen kamusal mekan anlayışına özgün ve güzel bir örneklik ortaya koymaktadır.
The areas that make up the locations where existence occurs serve as the surroundings for that life and provide a platform for interpersonal interaction. Public places produce distinctive instances that capture the spirit of the place by enabling the community to experience the environment as both concrete and abstract. The kulliyes, which form a unique public space, enable the production of publicity in cities from the date they were built to the present. By using the examples of the 16th century, when the Ottoman Empire was powerful in many ways, these building groupings, whose origins stretch back to ancient times, have developed into attractive sites in many ways. By looking at the four kulliyes and their foundations(waqf), each of which Mimar Sinan constructed in the 16th century in Istanbul and Bilad-Selase, it is hoped to demonstrate how these Islamic culturally-related building groups created public spaces in a model manner. The study's findings demonstrate that among the primary elements that influence how public places are used, culture and belief have a significant role. This reflection has been made clear by the kulliyes, which set forth the fundamental principles of Islamic belief and which are a representation of the culture influenced by Turkish customs and traditions. The 16th-century foundation charters for Istanbul Kulliyes and other buildings were examined. It has been noted that when these building ensembles are constructed, they take an original approach to making public spaces, based on certain ideas, and provide examples of best practices for the public spaces of the present as well as the future. This strategy, whose fundamental tenet is to win Allah's approval, has evolved into a lasting mindset that will last till the end of the world with a tawhid understanding that prioritizes the needs of the creatures, based on the beauty, toughness, and unity of society. Kulliyes, with their foundations and principles drawn from their body, gives a distinctive and lovely illustration of the knowledge of the future of the more virtual and digitalizing public sphere.

Description

Citation

Collections

Endorsement

Review

Supplemented By

Referenced By