Publication: Rusya’nın medeniyetsel kimlik inşası olarak avrasyacılık
| dc.contributor.advisor | ERSANLI, Büşra | |
| dc.contributor.author | İmanov, Vugar | |
| dc.contributor.department | Marmara Üniversitesi | |
| dc.contributor.department | Sosyal Bilimler Enstitüsü | |
| dc.contributor.department | Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Anabilim Dalı İngilizce Siyaset Bilimi Bilim Dalı | |
| dc.date.accessioned | 2026-01-13T14:35:00Z | |
| dc.date.issued | 2007 | |
| dc.description.abstract | RUSYA’NIN MEDENİYETSEL KİMLİK İNŞASI OLARAK AVRASYACILIK Samuel P. Huntington, 1993 yılında medeniyetlerle ilgili yazdığı meşhur makalesinde Rusya’yı, global olarak en mühim “parçalanmış/ bölünük ülke” (torn country) şeklinde niteler. Ona göre, bölünük ülke toplumları, “hangi medeniyete mensup oldukları konusunda bölünmüş” olanlardır. Doğrudur ki, Rusya, çok milletli ve çok mezhepli bir ülkedir. Ve yine tarihen vakidir ki, XIX. yüzyılda Batıcılar ve Slavofiller olarak bilinen iki etkin Rus entelektüel grubu arasında ülkenin hangi medeniyete dâhil ve ait olması gerektiği hususunda “büyük tartışma” yaşanmıştı. Ama tam da Huntintgon’un makalesinden yetmiş küsur yıl önce, kendilerini Avrasyacılar olarak adlandıran muhacir genç Rus aydınları, söz konusu tartışmayı aşan ve “bölünük hâli” bertaraf eden ve aynı zamanda Rusya’nın medeniyet kimliğini yeniden yorumlayan görüşler ileri sürmüşlerdir. Avrasyacılar, Rusya (ve ‘yakın çevre’) coğrafyasını ve kimliğini, Avrupa ve Asya’dan ayırarak farklı ve kendine özgü bir coğrafî dünya/ medeniyet, yekvücut bir ekonomi-politik yapı ve kültürel-tarihî bir alan olarak telakki etmekte; bu hayat alanına da “Avrasya” ismini vermekte idiler. Bu bağlamda, onlar Rusya-Avrasya’nın kendine özgü bir geleceğinin olduğuna inanmaktaydılar. Avrupa’nın çeşitli kentlerinde muhacir hayatı yaşayan bu ‘Rus çocuklar’, kendi ülkelerinin geçmişi, hâli ve geleceği ile ilgili azımsanamayacak miktarda ciddi yayınlar yapmışlardı. On yıl boyunca muhacirler arasında etkili olan bu cereyan, Avrupa’daki Ruslar arasında derin etkiler bıraktı; dahası, Soğuk Savaş’ın bitimine doğru post-Sovyet Rusya’da Yeni Avrasyacılık şeklinde tekrar canlanmıştır. Önemli aydın ve akademisyenlerce gündeme getirilerek yeni koşullarda geliştirilmeye çalışılan Avrasyacı görüşler, özellikle Putin iktidarı tarafından rağbet görmeye başladı. Putin döneminde Rusya’da gerek iç politikadaki birçok uygulama, gerekse çok kutupluluk tezi çerçevesinde dış siyasette atılan adımlar ve yapılan açılımlar, Avrasyacı fikriyatın birçok unsurunun yönetici elitlerin zihniyet dünyalarına nüfuz ettiğini örneklemektedir. Bu bağlamda, Rusya, önümüzdeki dönemde karşılaştığı iç ve dış engelleri bertaraf edebilirse, Avrasyacılık etrafında yeni bir kültürel-tarihî fikriyat ve yeni bir dünya düzeni modelini elde edebilir. Türkiye’de ise 1991 sonrasında çeşitli kesimlerce “Avrasya” kavramı kullanılmaya başlanmış ve bunu daha önce mensup oldukları düşünce sistemlerine eklemlemeye çalışmışlardır. Birçok akademisyence bunlar Avrasyacı söylemler olarak tasnif edilmişlerse de, sol kesimden milliyetçilere değişen böylesi çok farklı düşünce çevrelerini bir (Avrasyacı) kategori altında tanımlamak zordur. Ayrıca, bunlar, temel düşünsel parametreler (mekân anlayışı, tarih felsefesi, medeniyet algılaması vs.) bakımından Rusya’daki Avrasyacılık akımı ile de zıtlık teşkil etmektedir | |
| dc.description.abstract | EURASIANISM AS A CIVILIZATIONAL IDENTITY BUILDING FOR RUSSIA Samuel P. Huntington, in his famous ‘clash’ing article, written in 1993, defines Russia as a globally torn country. According to him, societies of the torn countries are split as to which civilization they belong. It is true that Russia is a multi-national and a multi-confessional country. And it is also a historical fact that in the nineteenth century a ‘great debate’ took place between two influential Russian intellectual groups, Westernists and Slavophils, regarding to which civilization their country should have belonged. But approximately seventy years before the publication of Huntington’s article, during 1920’s, a group of young Russian emigrant intellectuals in Europe, naming themselves as Eurasianists, put forward the theses going beyond the abovementioned debate and eliminating the state of ‘torn-ness’ as well as reformulating the civilizational identity of Russia. Eurasianists, separating Russia (and ‘near abroad’) from Europe and Asia, considered this geography and identity as a sui-generis geographical world/ civilization, a single political-economic structure and a cultural-historical area. In this context, they believed that Russia-Eurasia would have her own way in the future differentiating Russia-Eurasia from the other countries. During their emigration years in various cities of Europe, these young Russian intellectuals published a lot of serious works related to past, present and future of their country. This conception had been influential for a decade among Russians in Europe during 1920’s; furthermore, at the end of the Cold War it has been revitalized as New-Eurasianism in post-Soviet Russia. Eurasian theses have been developed and had been put on the agenda by the prominent intellectuals and academicians under new conditions. Eurasianist ideas have been welcomed especially by the Putin administration. Some implementations in the internal politics and new steps in the foreign policy during the Putin era illustrate that many aspects of the Eurasian conception have penetrated into the thinking of the governing elites. In this context, if Russia overcomes some internal/ external obstacles, she will be able to obtain Eurasianism in terms of a new cultural-historical conception and a new model for the world order. After 1991 various segments of Turkish intelligentsia began to use the concept of “Eurasia” and tried to connect it to their own agenda. Although some academicians have classified discourses of these intellectuals as Eurasianism, it is difficult to categorize such diverse intellectual inclinations ranging from the left to the nationalist groups under one (Eurasianist) category. Apart from this, in terms of the basic intellectual parameters (such as understanding of space, philosophy of history, civilizational perception etc) they are not in accord with the Eurasianist movement in Russia. | |
| dc.format.extent | XVI,369y.; 28sm. | |
| dc.identifier.uri | https://katalog.marmara.edu.tr/veriler/yordambt/cokluortam/4D/T0056102.pdf | |
| dc.identifier.uri | https://hdl.handle.net/11424/214089 | |
| dc.language.iso | tur | |
| dc.rights | info:eu-repo/semantics/openAccess | |
| dc.subject | Avrasyacılık | |
| dc.subject | Fikir Akımları_Rusya | |
| dc.subject | Rusya_Siyaset ve Yönetim | |
| dc.subject | Türkiye_Avrasyacılık_Rusya | |
| dc.title | Rusya’nın medeniyetsel kimlik inşası olarak avrasyacılık | |
| dc.type | doctoralThesis | |
| dspace.entity.type | Publication |
