Publication: Propesed risk management method in today’s Turkish Banking environment: an application on value at risk (VaR)
Abstract
Bu çalışmanın temel amacı, açık piyasa ekonomisi reflekslerine henüz tam olarak sahip olmayan Türk Bankacılık Sektörünün, finansal enstrümanların fiyatlarındaki ani ve aşırı dalgalanmaların sıklıkla yaşandığı istikrarsız yapısını iyileştirmeye yönelik çözüm önerileri sunmaktır. Giderek globalleşen, finansal hareketliliğin arttığı ve uluslararası rekabetin önem kazandığı günümüz dünyasında, Türk bankaları, risklerini en etkin ve etkili şekilde yönetmek için, dünya çapında genel kabul görerek bankacılık endüstrisinde standart haline gelmiş risk yönetimi ile ilgili uluslar arası düzenlemelere uyum sağlamak ve modern risk yönetiminin bir parçası olan kantitatif risk ölçüm modellerinden yararlanarak maruz kaldıkları riskleri daha hassas bir biçimde ölçmek zorundadırlar. Bu konu, hem bankaların maruz kaldıkları risklere paralel sermaye ayırmasını; belli bir sermaye yeterlilik oranını sağlamasını ve böylelikle bankaların faaliyetlerini sağlıklı bir şekilde yürütmesini öngören düzenleyici perspektiften, hem de bankaların kendi işletme amaçlarına uygun, karşı karşıya kaldıkları tüm riskleri kapsayabilecek bütünleşik bir risk yönetim anlayışının oluşturulması açısından vurgulanmıştır. Bu çerçevede, tezde kullanılan temel araştırma yöntemi, risk yönetiminde, başlıca modern ve geleneksel ana başlıkları altında toplanan çeşitli yaklaşımların belirli varsayımlarının ve değişkenlerinin sistemli bir analize tabi tutulması yoluyla karşılaştırmalı olarak incelenmesi olmuştur. Bunlar arasından seçilen ve Türk Bankalarının ana risk kaynaklarından birisi olan döviz kuru riskini ölçmede en etkili olabileceği düşünülen Riske Maruz Değer ( RMD ) modeli ile ilgili ampirik bir uygulama yapılmış ve modelin gerçekleşen riskleri tahmin etmekte başarılı olup olmadığı geriye dönük olarak test edilmiştir. Elde edilen bulgular, kullanılan modelin, sadece döviz kuru riskine maruz ve varlık getirileri normal dağılım özelliğine sahip olan portföylerde doğruluğunu göstermiştir. Modelin tahmin ettiği bir yıl boyunca, her gün karşılaşabilecek maksimum kayıp miktarı, aynı dönem boyunca gerçekleşen kayıp miktarı ile karşılaştırıldığında, modelin tutarlı olduğu ve Türk Bankacılık Sektöründe piyasa riskini ölçmede kullanılabilir olduğu sonucuna varılmıştır. The outstanding purpose of this study, is to propose alternative solutions towards improving the instable structure of Turkish Banking Sector which has not had fully the reflexes of an open market economy yet and which is frequently exposed to sudden and excessive fluctuations in the prices of financial instruments. In today's increasingly globalized world in which the financial volatility has increased and international competition has become a core subject, Turkish banks should comply with the international regulations which have become benchmark standards in the banking industry by arousing world wide acceptance and they should also measure their risk expoures more sensitively by making use of quantitative risk measurement methods which are an indispensable part of modern risk management process. This subject is emphasized both from the regulatory perspective which requires the banks to allocate their capital charges in parellel with their risk exposures; to achieve a capital adequacy ratio so that they may guarantee the soundness of their banking operations and also from the point of view of forming an integrated risk management philosphy which comprehends all their risk exposures in compliance with their business goals. Within this context, the basic research methodology used in the thesis has become a descriptive analysis which systematically analyses the underlying assumptions and variables of the various approaches which are grouped under two main headings as traditional and modern. An empirical application on Value At Risk ( VaR ) method, which is evaluated as the most effective in measuring the primary source of risk for the Turkish banks- the foreign exchange risk-, is performed and the validity of the model in estimating the realized risks is backtested. The findings, has proved the accuracy of the chosen model for the portfolios the only exposure which is the foreign exchange risk and the asset returns of which inhere the normal distribution property. When the maximum loss that may be faced for each day of the one year period, estimated by the model is compared with the realized losses for the corresponding period, it is concluded that the model is consistent and is applicable in the Turkish Banking Sector for measuring the market risk.
