Publication:
Bilişsel davranışçı terapi uygulamaları sırasında dikkat edilmesi gereken konular

dc.contributor.authorsMehmet Z. SUNGUR
dc.date.accessioned2022-04-04T18:28:06Z
dc.date.accessioned2026-01-11T13:19:39Z
dc.date.available2022-04-04T18:28:06Z
dc.date.issued2003
dc.description.abstractBilişsel terapiler ile davranışçı terapilerin entegrasyonu sonucu elde edilen parlak tedavi sonuçları ve yaklaşımının kolay anlaşılır ve uygulanabilir özellikler taşıması günümüzde birçok terapistin bilişsel-davranışçı terapi uygulamalarına yönelmelerine neden olmuştur. Ne var ki bu terapistlerin önemli bir kısmı formal bir eğitim ve yeterli bir denetim (süpervizyon) den geçme imkanına sahip olmadıklarından, kuram ve tekniklere sıkı sıkıya yapışmaktan öteye gitmeyen yaklaşımlarla çoğu kez hastalarının bireysel özellik ve gereksinmelerine yönelik tedaviler yerine standart/paket tedavi programları uygulamaktadırlar. Örneğin korkulan uyaranla karşı karşıya gelme sonucu oluşan "alışma", öğrenme ilkeleri üzerine kuruludur. Alıştırma sırasında hasta anksiyetesi, kaçınma davranışları veya ritüelleri azalıncaya kadar korktuğu nesne, ortam veya durumla karşı karşıya getirilir. Ancak her karşılaşma deneyimi terapötik değildir. Bazı karşılaşma deneyimleri kişiyi duyarlı hale getirip fobi oluştururken, bazıları alışma oluşturarak fobinin tedavisini sağlar. Bu yazıda başarılı tedaviler yapabilmek için klinisyenlerin uygulamalar sırasında dikkat etmeleri gereken bazı önemli noktalar tartışılmıştır.
dc.description.abstractThe remarkable results obtained from integration of cognitive and behavioural therapies and the simplicity and straightforward approaches of the treatment modality have attracted many therapists to practice cognitive-behavioural psychotherapy today. Unfortunately a considerable amount of these therapists adhere to guidelines of a textbook-kind of therapy without formal training and supervision and suggest standard package-type treatments with little or no attempt to develop individually tailored programmes. For instance exposure is based on learning principles and involves persuading the patient to enter such situations until their avoidance, rituals and anxiety subside. But every exposure is not therapeutic. Some exposure to noxious stimuli may sometimes produce (sensitize) phobias and at other times reduce (habituate) them. This paper discusses some crucial points that clinicians need to consider during practice of CET to increase positive treatment outcome.
dc.identifier.issn1300-7378;null
dc.identifier.urihttps://hdl.handle.net/11424/262373
dc.language.isotur
dc.relation.ispartof3 P/ Psikiyatri Psikoloji Psikofarmakoloji Dergisi
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.subjectPsikoloji
dc.titleBilişsel davranışçı terapi uygulamaları sırasında dikkat edilmesi gereken konular
dc.title.alternativeCrucial Points in the Practice of Cognitive Behavioral Therapies
dc.typereview
dspace.entity.typePublication
oaire.citation.endPage46
oaire.citation.issuesupp2
oaire.citation.startPage39
oaire.citation.title3 P/ Psikiyatri Psikoloji Psikofarmakoloji Dergisi
oaire.citation.volume11

Files