Publication: Gelir vergisi kanunu açısından dar mükellefler ve vergilendirilmesi
Abstract
Gelir Vergisi Kanunumuz mükellefiyet konusunu tam ve dar mükellefiyet şeklinde ikiye ayırarak ele almıştır. Tam mükellefiyet, mükelleflerin dünya çapında elde ettikleri gelirler üzerinden vergilendirilmelerini ifade etmektedir. Gerçek kişi ve kurumların elde ettikleri gelirler dolayısıyla hangi ülkede vergilendirilecekleri genellikle mukimlik kriterine bağlanmıştır. Vergi sistemimiz de esas itibariyle anılan ilkeyi benimsemiştir. Tüm çağdaş vergi sistemlerinde olduğu gibi vergi sistemimizde tam mükellefiyetin yanısıra dar mükellefiyet de düzenlenmiştir. Böylece ülkemizde mukim olmayan kişilerin Türkiye'de elde ettikleri gelirlerin vergilendirilmesi sağlanmıştır. Dar mükellefiyet, Türkiye'de mukim olmayan kişilerin Türkiye'de elde ettikleri kazanç ve iratlar dolayısıyla Türkiye'de vergilendirilmelerini ifade etmektedir. Konu gerçek kişilere açısından G.V.K.'nın 6. maddesinde, kurumlar açısından ise K.V.K.'nın 11. maddesinde düzenlenmiştir. Çalışma konumuz, gelir vergisi açısından dar mükellefler ve vergilendirilmesidir. Dar mükellefiyet çerçevesinde vergilendirilecek gerçek kişilere ait kazanç ve iratlar G.V.K.'nın 7. maddesinde belirtilmiştir. Dar mükellefiyet esasında vergileme yapılması açısından belirleyici ölçü olan kazanç ve iratların Türkiye'de elde edilmesi konusu G.V.K.'nın 7. ve 8. maddelerinde açıklanmıştır. Öte yandan, dar mükelleflerin kazanç ve iratların G.V.K.'nın yukarıda değinilen maddeleri kapsamında Türkiye'de elde edilmiş sayılması anılan kazanç ve iratların Türkiye tarafından vergilendirilebileceği anlamına gelmektedir. Ancak, kazanç ve iratların Türkiye ile ÇVÖA akdetmiş bir ülkenin mukimi tarafından sağlanmış olması halinde, kazancın Türkiye'de elde edilip edilmediğinin belirlenmesi G.V.K.'nın değinilen hükümlerinden önce anlaşma hükümlerinin dikkate alınması gerekir. Gelir vergisinde dar yükümlülüğü düzenleyen hükümler, bir devlet ülkesi içerisinde bulunan tüm vergi konuları ve vergi doğurucu olayların o ülke tarafından vergilendirilmesine yönelik bulunan yerellik ilkesinin gelir vergisindeki görünümünü oluşturmaktadır. Birinci bölümde devletin ülkesi üzerindeki egemenliğine dayanarak vergi alma konusunda sahip olduğu hukuki ve fiili gücü ifade eden vergileme yetkisi kavramı açıklanmıştır. İkinci bölümde, vergileme yetkisi ile vergi yasalarının uygulanmasında kanunların mülkiliği ve kanunların şahsiliği ilkelerinin vergi yasalarındaki görünümü olan tam ve dar yükümlülüğün ayırımı belirlenmiştir. Üçüncü bölümde gelir vergisi kanununda dar mükellefiyet konusu incelenmiştir. Gelir vergisi uygulamasında, mükellefler, tam mükellef ve dar mükellef olarak iki genel bölüme ayrılmıştır. Bu bölümleri birbirinden ayıran ölçüt Türkiye'de yerleşmiş olmak tır. Vergi uygulamasında, Türkiye'de yerleşmiş sayılan gerçek kişiler tam mükellef, yerleşmiş sayılmayanlar ise dar mükellefler olarak adlandırılmaktadır. Dördüncü bölüm ise iki kısım şeklinde ele alınmış, birinci kısımda dar mükellefiyet kapsamında Türkiye'de elde edilen kazanç ve iratların vergilendirilmesi konusu her gelir unsuru için belirlenmiş bulunan Türkiye'de elde etme koşulları çalışmamızda ayrı ayrı incelenmiştir. İkinci kısımda ise dar mükellefiyete tabi kişilerin vergilendirme yöntemi incelenmiştir. Economic activities between countries have increased tremendously over the recent years. Differences in taxation systems of nations is a serious problem for the taxpayers. An understanding of these different rules is critical to every foreign individual or company investing in another country. This thesis focus on the income and estate tax consequences of non Turkish citizens and residents. In this thesis, the situation of limited liability taxpayers in Turkish Income Tax and the conditions of taxing them is analyzed. As all modern taxation systems liability is grouped in two categories such as limited liability and unlimited liability in Turkish Income Tax Code. Unlimited liability expresses the taxation on the worldwide income and revenue of taxpayers. Limited liability expresses the taxation of the individuals who don't reside in Turkey but has income and the revenue which has been earned in Turkish economy. Limited liability has been arranged at item 6-7-8 of Turkish Income Tax Code. The taxpayer is the domestic (unlimited liability) or foreign (limited liability) physical person who earns taxable income. Domestic taxpayers pay income tax on all income earned in the country and abroad, which is reduced by transferred loss and personel allowances. Foreign taxpayers pay income tax on all income earned in country, which is also reduced by transferred loss and personel allowances. In the first chapter some essential terms (tax, taxpayer, tax law, tax authority...) in understandig tax law are explained. In the second chapter, the practice of tax codes/ rules and double taxation concept is explained. Differences in taxation system of countries had led to instances of double taxation. With a view to minimizing the scope for double taxation an arrangement for the Avoidence of Double Taxation On İncome was concluded. One of this model is OECD model. The member countries of OECD and other countries had some conventions to prevent the effect of double taxation in country and abroad. In the third chapter limited liability in Income Tax Code is studied. In Income Tax practice, taxpayers are grouped as domestic taxpayers/ unlimited liability and foreign taxpayers/ limited liability. The difference between two groups is the residence in Turkey. In tax practice the individuals who reside in Turkey are called domestic taxpayers and the individuals who don't reside in Turkey are called foreign taxpayers. In the fourth chapter the conditions of taxable income and revenues of foreign taxpayers is studied.In general foreign individiuals and entities are taxed on their Turkey-source income. The conditions of taxation and exceptions are analyzed through every item of income tax. Additional to this in the second part the methods of taxing is studied.
