Publication: Katılımcı demokrasi ekseninde yerel yönetimler ve siyasal katılım
| dc.contributor.advisor | BAYKAL, Hülya | |
| dc.contributor.author | Yaman, Fatih Turan | |
| dc.contributor.department | Marmara Üniversitesi | |
| dc.contributor.department | Sosyal Bilimler Enstitüsü | |
| dc.contributor.department | Kamu Yönetimi Anabilim Dalı Mahalli İdareler ve Yerinden Yönetim Bilim Dalı | |
| dc.date.accessioned | 2026-01-13T10:24:48Z | |
| dc.date.issued | 2003 | |
| dc.description.abstract | Günümüzde iletişim ve bilgi teknolojisinde ilerleme, hızlı kentleşme, küreselleşme-yerelleşme, modernist yaklaşımdan post-modernizme geçiş gibi olgularla açıklanan dönüşümler yaşanmaktadır. Tüm bu dönüşümlerin sonucu olarak ortaya çıkan yeni dünya düzeni yalnızcılığı ve ayrımcılığı reddetmekte, çoğulculuğa ve birlikte hareket edebilmeye yönelmektedir. Dolayısıyla, siyasal, sosyal ve iktisadi anlamda katılımcılık arzusu içinde olan bir dünya düzeninden söz edebiliriz. Yaşanan dönüşümlerin, bir sebep-sonuç ilişkisi ötesinde birbirine bağlı olduğu göz önüne alınırsa bu sürecin bir parçası olan demokratikleşme çabalarını da katılımcı söylemler şekillendirmektir. Elbette, demokrasiyi gerçekleştirme isteğiyle yola çıkanlar bunun sivil toplumu ve sivil toplum kurumlarını güçlendirmekle mümkün olacağını bilirler. Diğer bir husus ise, demokratik yönetimin mevcut kıt kaynakları kötü kullanma, savurganlık yapma lüksüne sahip olmamasıyla ilgilidir. Yurttaşların yaşam kalitesinin ve refahının yükseltilmesi, kamusal ihtiyaçların karşılanması, kaynakların doğru yerlerde ve verimli bir şekilde kullanılması gerekir. Bir sivil toplum örgütü geleneğine sahip yerel yönetimler ise, kamusal hizmetlerde etkinliliği ve verimliliği en üst düzeye taşıyabilen kurumlar olarak öne çıkarlar. Katılımcı bir demokrasi anlayışı için yerel yönetimlerin güçlendirilmesi ve özerkliği, yurttaşların yerel yönetimlere katılımının artırılması öncelikli konular haline gelir. Özellikle, küreselleşme ve bu bağlamda ortaya çıkan yerelleşme sürecinde kentlerin kendi ulusal yapılarını belirleyici rol üstlenmeleri ve uluslar arası alandaki etkinlikleri yerel idarelerin önemini bir kat daha arttırmaktadır. Kısaca, yerel yönetimler, hem günümüzde yaşanan dönüşümlerden hem de demokratik kültürün bir parçası olmalarından ötürü katılımcı teori tartışmalarının eksenini oluşturmaktadırlar. Türkiye'de genel olarak seçimler dışında yerel katılımı öngören ve özendiren yasal düzenlemelerden söz etmek oldukça zordur. Mevcut bazı düzenlemeler ise nicelik ve nitelik bakımından kıymet arz etmemektedir. Diğer bir ifadeyle, bu katılım yolları kendi içlerinde sınırlandırılmış veya işlevsiz bırakılmıştır. Hal böyleyken, belediye yönetimleri de yerel katılımın önemini yeterince kavrayabilmiş değildir. Birkaç çağdaş uygulama dışında belediyeler yerel katılımın arttırılmasına gereken duyarlılığı göstermemekte ve isteksiz davranışlar sergilemektedir. Sonuç olarak, sınırlı katılım haklarına belediye yönetimlerinin halka dönük olmayan tutumları da eklenince toplumda demokratik kültürün gelişimi sekteye uğramaktadır. Dolayısıyla, yurttaşlar siyasal etkinlik duygusundan uzaklaşmakta, katılıma olumlu anlamlar yükleyememekte ve ona yabancılaşmaktadır. Türk kamu yönetiminin hastalığı olan gizlilik sorununun katılımı işlevsizleştirdiği de göz önüne alınırsa yurttaşlar yönetimden iyice uzaklaşmakta ve yabancılaşma bir kat daha artmaktadır. Bu düşüncelerden hareketle, bir ilçe belediyesi düzeyinde yapılan araştırmada ülkemizdeki katılmama sorunu tespit edilmiştir. Local Governments and Political Participation in the context of Participatory Democracy Today, the transformation, which can be defined with the facts such as the progress in communication and information technologies, rapid urbanization, globalization-localization and the transition from modernist approach to post-modernism, have emerged. The new world order, which revealed on account of these transformations, is inclined towards pluralism and cooperation, and rejects the isolation and indifference. By the way, in the context of politics, economics and social issues, new world order is keen on participation. If these emergent transformations are considered as relating to each other regardless of cause-effect connection, democratization efforts, a part of the transformation process, take form by the auspices of the participatory discourses. Certainly, anyone who wants to see a robust democracy, knows that it is possible with strengthening civil society and non-governmental organizations (NGOs). In connection to this, a democratic administration have no right to spend extravagantly and mal-administer available scarce resources. It is required to improve living standards of citizens, to meet public necessities and to consume resources in a productive manner. Local governments possessing a n-n-governmental tradition, come to the fore as the institutions sustaining activity and productivity in the public services. The strengthening of and autonomy for local governments, the increasing citizen participation in local governments are preceding issues. Especially, in the process of globalization and localization, the role of cities in determining their national structure and their activities in inter-national relations have local governments' priority increased. Briefly, local governments constitute the participatory theory discussions as a part of both present transformations and democratic culture. It is totally difficult to claim that legal ordinances encourage and incite local participation except elections in Turkey. Furthermore, some available ordinances are worthless from the point of quality and quantity. So, participatory channels are limited and non- functional. On the other hand, municipalities are not able to comprehend the importance of local governments. Municipalities pay no attention towards the local participation except some contemporary practices. In conclusion, in addition to limited participation rights, the manners of which municipalities neglecting people, hinder the development of democratic culture in society. As regards, citizens become apolitical, alienated and could not attribute positive meanings for participation. If it takes into consideration the inherited secrecy problem of Turkish public administration, which makes the participation non-functional, citizens distance themselves from the administration and become more alienated. In the light of these observations, the non-participation issue in our country is stabilized by a survey conducted at a municipal level. | |
| dc.format.extent | IV,150y.; 28sm. | |
| dc.identifier.uri | https://katalog.marmara.edu.tr/veriler/yordambt/cokluortam/2C/T0049147.pdf | |
| dc.identifier.uri | https://hdl.handle.net/11424/210002 | |
| dc.language.iso | tur | |
| dc.rights | info:eu-repo/semantics/openAccess | |
| dc.subject | Kamu yönetimi | |
| dc.subject | Siyasi Katılım | |
| dc.subject | Yerel Yönetimler | |
| dc.subject | Yerel yönetimler (Belediyeler) | |
| dc.title | Katılımcı demokrasi ekseninde yerel yönetimler ve siyasal katılım | |
| dc.type | masterThesis | |
| dspace.entity.type | Publication |
