Publication:
Asya krizinin Türk tekstil sektörü üzerindeki etkilerinin yatırımlar, finansman, ihracat ve teşvikler yönünden incelenmesi

dc.contributor.advisorUSLU, Kamil
dc.contributor.authorYürüdoğru, Hakan
dc.contributor.departmentMarmara Üniversitesi
dc.contributor.departmentOrtadoğu ve İslam Ülkeleri Enstitüsü
dc.contributor.departmentİktisat Anabilim dalı
dc.date.accessioned2026-01-13T15:47:09Z
dc.date.issued2000
dc.description.abstractSONUÇ 1985 yılında imzalanan Plaza anlaşması ile Japon Yen'inin ABD dolar'ı kaşısında değer kazanması Doğu Asya ülkeleri için bir dönüm noktası olmuştur. Yen'in revalüasyonunun dış ticaret açısından olumsuz etkilerinden korunmak isteyen Japon üreticiler, yatırımlarını ucuz işgücüne sahip Asya ülkelerine yöneltmişlerdir. Bu ülkelerde yabancı sermaye kaynaklı yatırımlar ile birlikte hızlı bir sanayileşme süreci başlamıştır. Doğu Asya ülkelerinde yabancı sermaye girişi ile genişleyen yurt içi kredi hacmi verimli alanlara kanalize edilememiştir. Çoğu kısa süreli yabancı kaynaklarla sağlanan bu kredilerin verimli bir şekilde kullanılamaması bankaların ve diğer finansal kurumların dış borç ödemelerini yapamamalarına neden olmuştur. Asya krizinin çıkış nedenlerinden biri olarak Doğu Asya ülkelerinde uygulanan sabit kur rejimi Tayland gibi Asya ülkelerinde yerel paranın aşırı değerlenmesine ve cari açıkların oluşmasına neden olmuştur. 1994 yılında Çin'in para birimini devalüe etmesi Asya ülkelerinin dış ticaretteki avantajlarını kaybetmelerine ve cari açıklarının daha da artmasına neden olmuştur. Asya krizi 1997 yılında Tayland ve G.Kore'de başlayan şirket iflasları ile sinyallerini vermeye başlamıştır. 1997 yılında başlayan kriz 1998 yılında derinleşerek tüm dünyada etkili olmuştur. Asya krizini 1998 yılında Rusya ve Latin Amerika'da yaşanan krizler izlemiştir. Krizden en çok etkilenen G.Kore, Malezya, Filipinler ve Tayland'dın dünya ticaretindeki paylarının çok fazla olmaması nedeniyle krizin dünya ekonomisi üzerindeki etkileri çok büyük olmamıştır. Krizin dünya piyasalarındaki etkileri daha çok finansal piyasalarda ortaya çıkmıştır. Yabancı yatırımcılar güvensiz buldukları gelişmekte olan ülke borsaları ve finansal piyasalardan çekilerek gelişmiş ülke tahvillerine yatırım yapmışlardır. Bu da hisse senedi piyasasında bir düşüş ve borçlanma maliyetlerinin artarak kredi sıkıntısının doğmasına neden olmuştur. Bölge ülkeleri ile yakın ticari ilişkiler içinde olan K. Amerika, Batı Avrupa ve Latin Amerika ülkelerini dış ticaret açıkları artmıştır. AB ülkeleri ticari ilişkilerini daha çok topluluk içine yönlendirdiğinden krizden pek fazla etkilenmemiştir. Türkiye açısından Asya krizini değerlendirdiğimizde krizin Türkiye üzerindeki etkileri daha çok sermaye piyasalarında yabancı sermayenin yurt dışına kaçmasına bağlı olarak İMKKB'de görülen düşme şeklinde olmuştur. Türkiye'nin bölge ülkelerine olan ihracatı 1996 yılı itibariyle %1.8'dir. Bu oran Türkiye'nin bölge ülkeleri ile önemli sayılabilecek bir ticari ilişkisinin olmadığını göstermektedir. Türkiye'nin toplam ihracatının %50'si AB ülkelerine, %16'sı başta Rusya olmak üzere Bağımsız Devletler Topluluğu ülkelerinin yer aldığı Orta ve Doğu Avrupa ülkelerine yöneliktir. Bu nedenle kriz, Türkiye'nin toplam dış ticaret açısından pek fazla etkili olmamıştır. Bununla birlikte sektörler itibariyle krizin etkisi demir çelik sektöründe ve otomotiv sektöründe görülmüştür. Demir çelik ihracatımızda önemli bir yere sahip olan Asya ülkelerine yapılan ihracat krizle birlikte gerilemiştir. Otomotiv sektöründe ise Asya ülkelerinden yapılan ithalatlardaki artış yerli üretimi olumsuz yönde etkilemiştir. Asya krizi Türk Tekstil sekörünü doğrudan değil de dolaylı olarak etkilenmiştir. Sektörde yaşanan krizde yapısal sorunların etkili olduğu görülmektedir. Tekstil sektörü açısından bölge ülkeleri ile Türkiye arasında doğrudan önemli sayılabilecek bir ticari ilişki mevcut değildir. Türkiye'nin tekstil ihracatı daha çok AB ülkelerine yöneliktir. Asya ülkelerinin ihracatı ise daha çok kendi bölgesine yöneliktir. AB ülkeleri ve diğer OECD ülkeleri ile de ticari ilişkileri olmakla birlikte tekstil ile ilgili uluslar arası düzenlemeler nedeniyle bu ülkeler miktar kısıtlamaları ve gümrük vergileri ile karşılaşmaktadırlar. Türkiye ise gümrük birliğine girmiş olası nedeniyle Asya ülkelerine göre rekabet avantajına sahiptir. Asya ülkelerinde yaşanan devalüasyonlar Türkiye'nin Asya ülkelerinden olan tekstil ithalatının artmasına neden olmuştur. İthal edilen ürünlerin ihracata yönlendirilemeyip iç piyasada tüketilmesi yerli üreticileri güç durumda bırakmıştır. Türkiye, Gümrük birliğine giriş ile birlikte ihracatın patlama yapacağı yönündeki beklentiler sektöre aşırı bir şekilde yatırım yapılmasına neden olmuştur. GB'den beklenen ihracat artışının sağlanamaması sektörde atıl kapasite sorununu gündeme getirmiştir. Krizle birlikte artan tekstil ithalatı ve dış pazarlarda yaşanan yoğun rekabet neticesinde fiyatlarda meydana gelen düşmeler sektördeki firmaları olumsuz bir şekilde etkilemiştir. Bu süreçte daha çok fason üretim yapan firmalar olumsuz etkilenmişlerdir. Çünkü büyük firmalar kendi kapasitelerini aşan miktarlarda ürün talebi olduğunda bunu fason olarak yaptırma yoluna gitmektedirler. Bu nedenle talep daralması yaşandığı zaman önce fason üreticiler işsiz kalmışlardır. Türk Tekstil sektörü esas itibariyle 1998 yılında Rusya'da ortaya çıkan krizden olumsuz etkilenmiştir. Türkiye'nin Rusya'ya olan ihracatı 1998 yılında bavul ticareti hariç %34 oranında azalmıştır. 1997 yılında 5.8 milyar $ olan bavul ticareti 1998 yılında 3.7 milyar$ olarak gerçeklemiştir. Bölgesel olarak Rusya'ya yönelik olarak çalışan firmalar bu durumdan olumsuz bir şekilde etkilenmişlerdir. Türkiye'de krizle birlikte yabancı sermaye girişlerinin azalması bankaların kaynak noktasında iç piyasaya yönelmelerine neden olmuştur. Bu durum faizlerin yükselmesine ve borçlanma maliyetlerinin artmasına neden olmuştur. Genelde kısa vadeli borçlarla yatırım yapan firmalar Asya'da yaşanan krizle birlikte artan rekabet sonucu fiyatların düşmesi ve özellikle Rusya'da yaşanan krizle birlikte ortaya çıkan talep gerilemesi nedeniyle vadesi gelen borçlarını ödeyememişler ve finansal açıdan güç bir duruma düşmüşlerdir. Türk tekstil sektörünün gelişimi ve olası bir finansal kriz dönemini en az sorunla atlatabilmesi için alınması gerekli tedbirleri şöyle sıralayabiliriz. Dünya tekstil ve konfeksiyon ticareti gelişmiş ülkelerin uygulamış oldukları koruyucu politikalar çerçevesinde yürürlükte olan uluslar arası anlaşmalara göre şekillenmektedir. Yürürlükte olan anlaşmalara göre 2005 yılında dünya tekstil ticaretinin koruyucu politikalardan uzak daha liberal ortamda yapılacağını söyleyebiliriz. Asya'da yaşanan krizle birlikte Asya ülkelerinde yaşanan yüksek oranlı devalüasyonlar Asya ülkelerine rekabet üstünlüğü sağlamaktadır. Özellikle Çin, Hon Kong ve G. Kore tekstil ve konfeksiyon ihracatında dünyada önde gelen ülkeler arasında yer almaktadır. Türkiye'nin tekstil ticaretinin serbestleştirildiği bir ortamda bu ülkelerle rekabet edebilmesi için 2005 yılına kadar olan bu süreyi çok iyi bir şekilde değerlendirmesi gerekmektedir. Hükümetin uygulanacak döviz kuru politikaları, ihracat teşvikleri ve kredilerle ihracatı engelleyici her türlü faktörü ortadan kaldırması gerekmektedir. AB ülkeleri ve ABD. konfeksiyonda dünyanın önde gelen ithalatçıları konumundadır. Türk tekstil sektöründe faaliyet gösteren firmalar bu pazarlara olan coğrafi yakınlık avantajını çok iyi kullanmalı, bu pazarları çok iyi takip ederek tüketici taleplerine hemen cevap verebilecek üretim esnekliğine sahip olmalıdırlar. Sektördeki firmalar mevcut pazarla yetinmeyip daima yeni pazar arayışları içinde olmalıdırlar. Türkiye'de uygulanacak teşvik politikaları ile tekstil sektöründe özellikle yeni yatırım yerine modernizasyon yatırımlarına ağırlık verilmeli, konfeksiyon sektörü mümkün olduğunca emek yoğun yapısından kurtarılarak sermaye yoğun bir yapıya kavuşturulmalı, işgücü verimliliği arttırılarak birim işçilik maliyetleri düşürülmelidir. Şirket ortaklıkları ve satın almalarla sektörde faaliyet gösteren firmaların finansal açıdan daha güçlü bir yapıya kavuşması sağlanmalıdır. Şirketlerin daha profesyonel bir yönetim anlayışı ile yönetilmesinin ve pazarlama fonksiyonundan ileri derecede faydalanarak hedef pazarlarda marka bağımlılığının yaratılmasının sektörün rekabet gücünü arttırıcı bir etkisi olacaktır. Türkiye'nin Asya krizi gibi dünyayı etkileyebilecek bir finansal krizin para ve sermaye piyasaları üzerindeki olumsuz etkilerinden korunabilmesi için siyasi ve ekonomik açıdan istikrar gösteren, güvenilir bir ülke olması gerekmektedir. Ancak bu şekilde yabancı fonların yurt dışına kaçmasına engel olabilir. THE
dc.description.abstractThe increase of value of Japanese Yen agains the USA Dollar by Plaza Agreement that was signed in the year 1985 became a turning point for the East Asian countries. The Japanese producers who wanted to defend themselves agains the negative effects of the revaluation of Yen in the foreign trade directed their investments towards the Asian countries thet owned the cheap labour. A rapid industrialisation began with the investments having foreign capital resources. The domestics credit size which was increased by the capital flows in the East Asian contries could not be expanded in the productive areas. The credits that were providid by the short term foreign resources mostly could not be used productively. So the banks and the outher financial establishments could not pay their foreign debts. As a reason that the Asian Crisis occured, the permanent foreign exchange regime caused the increase of native money extremely and the current deficits occured in the Asian counteries like Thailand. The Asian countries lost their advantages in the foreign trade and their countries deficits rised more as China devalued its money in the year 1994. In the year 1997 the Asean Crisis started to signalize with the firm insolvencies that began in Thailand and South Korea. The Crisis which began in the year 1997 got influencial all over the world by being much more significant in the year 1998. The crisis, that began in Russia and Latin America follewed the Asian Crisis. As the shares of South Korea, Malaysia, Philipinnes and Thailand were not big, the effects of the Cirisis on the world economy did not get too much significant. The effects on the Crisis on the world economy occured in the financial markets mostly. The foreign investors invested for the conversions of the developped contries by leaving the borses and the financial markets of the developping countries that they consideced these were unreliable. And this caused a decrease in the share certificate market and a birth of credid difficulty while the costs about getting into debt were rising. When comments the Asian Crisis for Turkey, the effects of the Crisis on turkey was a decrease which was seen in IMKB by depending on the flow of the foreign capital in the capital markets abroad mostly. The exportation of Turkey to the regional contries is 8 % in the year 1996. This rate indicates Turkey dosn't have a significant tradal relation whith the regional countries. 50 % of the total exporttation of Turkey is directed towards the countries of EU, its 16 % is directed towards firstly Russian and the Central and East Europan countries that are the members of the independent Satate community. In this respect, the Crisis was not extremely effective when the total foreign trade of Turkey is considered. However, in the respect of the sectors the effect of the Cris was absorved in the iron-steel sector and the otomotive sector. Because of the Crisis, the exportation to the Asian countries that has an important in our iron-steel exportation decreased. The increase of the importations from the Asian countries affected the native production in the otomotive sector negatively. The Asian Crisis influenced the Turkish textile sector indirectly It is absorved that the structural questions in the cirisis that is beign experienced are effective. There is not an important and direct tradal relation between the regional countries and Turkey in the respect of the textile sector. The textile exportation of Turkey is directed towards the countries of EU mostly. But the exportation of the Asian countries is directed towards their region mostly. Allthough they are tradally related to the countries of EU and OECD, these countries meet the proportional limitations and the customs taxes in the respect of the international arrangements about textile. As Turkey entered the Customs Unian it owns a competitive advantage in the market of EU when it is compared with the Asian countries. The devaluations that were experinced in the Asian countries were the means of the increase of the importation of Turkey from the Asian countries. As the products that were imported could not be directed towards the exportation and were consumed in the native maket, the native producers had a difficulty. The Turkish textile sectors was essentially affected by the crisis that occured in Russia in the year 1998 negatively. The exportation of Turkey to Russia decreased in the rate of 34 % except the suitcase trade. The suitcase trade that cost 5.8 billion $ in the year 1997, cost 3.7 billion $ in the year 1998. The firms which worked regionally by directing towards Russia was negatively influenced. In turkey the decrease of capital flows caused the banks directed towards the negative market in the resouce paint. This situation was the means of the increase of interest and the cost of getting into dept. Generally, the firms which invested with the short-fixed term debts couldn't pay their depts that were fell due because of the decrease of prices that was the result of the increasing competion by the Crisis and had difficulty financially. We can set up the neccessary measures for the growth of the Turkish textile sector and in order that it should spend a probable financial period of time by meeting problem at least in this manner : The world textile and confection trade is formed in accordance with the international agreements which are made effective in the frame af the defensive policies that have been applied by the developped countries. We can say the world textile trade will be done in the year 2005 in more liberal psychological conditions of public in accordance with the agreement that are made effective far from the defensive policies. The high devaluations which are being experienced in the Asian countries by the Asian Crisis obtains a competitive superiority for the Asian countries. Especially China, Hong Kong and South Kore take their places between the countries that are the leaders at the exportation of textile and confection in the world. Turkey needs to realize the value of this period of time untill the year 2005 very well to be able to compet with these countries in psychological conditions of public that are liberalised. The governments needs to prevent every factor that are abtacles to the foreign exchange policies that will be applied, the incitements for exportation and the exportation with credits. It must be consired that the modernisational investments are more valuable than especially the new investment in the sector with the incitement policies, it should make the confection sector have a capital dence structure by saving it from the labour dence structure and the cost per a worker should be decreased by making the labour productivity better. It should be obtained that the firm partnerships structure financially with buying. To create that the firms should be managed in accordance with a more professional managemental menthality and the mark dependence in the target markets by profiting by the marketing funtion will be factor that will make the sector more competitive. Turkey should be a reliable country which has a political and economical stability in order that it should be protected by the negative factors of any financial crisis which will be able to affect the world like Sian Crisis on the markets. It will only be able to prevent the flows of foreign funds abroad.
dc.format.extent118y. ; 28 sm.
dc.identifier.urihttps://katalog.marmara.edu.tr/veriler/yordambt/cokluortam/1D/T0046136.pdf
dc.identifier.urihttps://hdl.handle.net/11424/188583
dc.language.isotur
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.subjectEkonomi_Asya
dc.subjectEkonomik Kriz
dc.subjectTekstil Endüstrisi_Ekonomik Yönler
dc.titleAsya krizinin Türk tekstil sektörü üzerindeki etkilerinin yatırımlar, finansman, ihracat ve teşvikler yönünden incelenmesi
dc.typemasterThesis
dspace.entity.typePublication

Files

Collections