Publication:
Yetişkin bireylerde ölüm algısı : öz-anlayış ve umut değişkenlerine göre bir inceleme

Loading...
Thumbnail Image

Date

Journal Title

Journal ISSN

Volume Title

Publisher

Research Projects

Organizational Units

Journal Issue

Abstract

Bu araştırmada 30-65 yaş arası yetişkin bireylerin öz-anlayış ve umut değişkenlerinin ölüm algısını ne düzeyde yordadığı incelenmesi amaçlanmıştır. Bununla birlikte ölüm algısı, öz-anlayış ve umut puanlarının demografik değişkenlere göre farklılaşma durumu incelenmiştir. Araştırmada, Google form üzerinde hazırlanan içerisinde kişisel bilgi formu ve ilgili değişkenleri inceleyen araştırma ölçeklerinin bulunduğu anket formu ile olasılık temelli olmayan uygun örnekleme örnekleme yöntemi kullanılarak belirlenen 304 yetişkin bireyden veri elde edilmiştir. Çalışma grubunu oluşturan 30-65 yaş arası yetişkin bireylerin 187'si (% 61.5) kadın, 117'si (% 38.5) erkektir ve katılımcıların yaş ortalaması (x̄)=41.44; standart sapması (ss)=9.45 olarak bulunmuştur. Araştırmada Spilka, Minton, Sizomore ve Stout (1977) tarafından geliştirilen ve Türkçe'ye uyarlaması Topuz (2013) tarafından yapılan Ölüm Algısı Ölçeği, Neff (2003) tarafından geliştirilen ve Türkçe'ye uyarlaması Deniz, Kesici ve Sümer (2008) tarafından yapılan Öz-Anlayış Ölçeği ve Synder, Harris, Anderson, Holleran, Irving, Sigmon, Yoshinobu, Gibb, Langelle ve Harney (1991) tarafından geliştirilen ve Türkçe'ye uyarlaması Tarhan ve Bacanlı (2015) tarafından yapılan Sürekli Umut Ölçeği kullanılmıştır. Ayrıca katılımcıların demografik bilgilerini belirlemek amacı ile araştırmacı tarafından hazırlanan Kişisel Bilgi Formu kullanılmıştır. Araştırma sürecinde toplanan veriler SPSS 15.0 kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma amacı doğrultusunda yapılan Pearson Çarpım Moment Korelasyon analizi sonucunda; ölüm algısı ile öz-anlayış arasında anlamsız ilişki, öz-anlayış ile umut arasında pozitif yönlü yüksek düzeyde anlamlı ilişki ve ölüm algısı ile umut arasında negatif yönlü düşük düzeyde anlamlı ilişki bulunmuştur. Araştırma alt amaçları doğrultusunda yapılan fark analizlerinde ise öz-anlayış ve umut puanlarının cinsiyet değişkenine göre, öz-anlayış puanlarının yaş değişkenine göre, öz-anlayış puanlarının çocuk sahibi olma durumuna göre istatiksel olarak anlamlı düzeyde farklılık gösterdiği bulunmuştur. Ayrıca ölüm algısı değişkeninin yordanmasına ilişkin yapılan basit doğrusal regresyon analizi sonucu, umut değişkeninin yetişkin bireylerin ölüm algıları üzerinde anlamlı bir yordayıcı değişken olduğu bulunmuştur.
In this study, it was aimed to examine to what extent the self-compassion and hope variables of adult individuals between the ages of 30-65 predict the perception of death. In addition, the differentiation of death perception, self-compassion and hope scores according to demographic variables was examined. In the research, data were obtained from 304 adult individuals determined by using the non-probability-based convenient sampling method, with the questionnaire from prepared on the Google Form , which includes the personal information form and research scales examining the relevant variables. 187 (61.5%) females and 117 (38.5%) males of adult individuals aged 30-65 constitute the study group and the mean age of the participants (x̄)=41.44; standard deviation (sd)=9.45 was found. In the research, Death perception Scale developed by Spilka, Minton, Sizomore and Stout (1977) and adapted into Turkish by Topuz (2013), Self- Compassion Scale developed by Neff (2003) and adapted into Turkish by Deniz, Kesici and Sümer (2008) and Dispositional Hope Scale, developed by Sunder, Harris, Anderson, Holleran, Irving, Sigmon, Yoshinobu, Gibb, Langelle and Harney (1991) and adapted into Turkish by Tarhan and Bacanlı (2015) was used. In addition, a Personal Information Form prepared by the researcher was used to determine the demographic information of the participants. The data collected during the research process were analyzed using the SPSS 15.0 program. As a result of the Pearson Product Moment Correlation analysis carried out for the purpose of the research; it was found that there is an insignificant relationship between death perception and self-compasssion, a positive high-level significant relationship between self-compassion and hope, and a low-negative low-level significant relationship between death perception and hope. In the difference analyzes made in line with the research sub-objectives, it was found that the self-compassion and hope scores differed statistically significantly according to the age variables, and the self-compassion scores according to the status of having a child. In addition, as a result of a simple linear regression analysis performed to predict the perception of death variable, it was found that the hope variable is a significant predictive variable on the perception of death of adult individuals.

Description

Citation

Collections

Endorsement

Review

Supplemented By

Referenced By