Publication:
Öğretmen algılarına göre başarısız olan lise 1 öğrencilerini motive eden faktörler: özel ve devlet okullarının karşılaştırılması İstanbul örneği

dc.contributor.advisorENSARİ, Hoşcan
dc.contributor.authorTanrıbakan, Namık
dc.contributor.departmentMarmara Üniversitesi
dc.contributor.departmentEğitim Bilimleri Enstitüsü
dc.contributor.departmentEğitim Bilimleri Anabilim Dalı Eğitim Yönetimi ve Denetimi Bilim Dalı
dc.date.accessioned2026-01-13T08:23:36Z
dc.date.issued2003
dc.description.abstractBu çalışmanın amacı, İstanbul ilindeki resmî ve özel okullarda öğrenim görmekte olan ve öğretmenleri tarafından başarısız olarak algılanan lise 1nci sınıf öğrencilerinin kişisel özelliklerine göre (cinsiyet, yaş, öğrenim görülen okul, anne-babanın eğitim durumu, aile durumu, sistematik çalışma alışkanlığı konusundaki algıları, gelecekle ilgili kararlarını birinci derece etkilediğini düşündükleri faktör) belirlenen onüç alandaki motivasyon davranışlarına ilişkin algıları arasındaki farklılıkları incelemektir. Araştırmada bağımsız değişkenler katılımcı öğrencilerin değiştirilemeyen kişisel özellikleri, bağımlı değişken ise ölçme aracında yer alan on üç boyuttur. Ölçme aracı Russel Quaglia tarafından 1999 yılında geliştirilen ve ABD'nin Maine eyaletinde 120.000.000 lise öğrencisine uygulanan 'Students Speak: My Education and Future' Öğrenciler Konuşuyor: Eğitimim ve Geleceğim Ölçeğidir. Ölçeğin orijinal içeriği 52 motivasyon davranışı ile ilgili sorudan oluşmaktadır. Ölçekteki sorular 13 boyutta gruplandırılmıştır: ait olma ( dört soru), kahramanlar ( beş soru), başarma hissi (dört soru), derste eğlenme ve heyecan (üç soru), macera ruhu (üç soru), merak ve yaratıcılık (dört soru), liderlik ve sorumluluk ( 2 soru), kendine güven (3 soru), gelecek duygusu (6 soru), okul ortamı ( sekiz soru), meydan okuyucu davranışlar (üç soru), veliler (dört soru), veli-okul ilişkileri (üç soru). Çalışmanın veri analizi aşamasında gerçekleştirilen Madde Analizi ve İç Tutarlılık Analizi'nde ayırt edici özelliği düşük 7 soru ölçekten çıkarılmış ve ölçeğin son hali 45 sorudan oluşmuştur. Veri analizi sonucunda ölçeğin orijinal halinden kahramanlar boyutundan bir, eğlenme ve heyecan boyutundan bir, gelecek duygusu boyutundan iki, okul ortamı boyutundan üç soru çıkarılarak iptal edilmiştir. Araştırmanın evrenini İstanbul ilindeki özel ve devlet okullarında öğrenim görmekte olan ve öğretmenleri tarafından başarısız olarak algılanmış lise 1nci sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Toplam 10 devlet, 7 özel liseden 609 öğrenciye -206 özel lise öğrencisi (%33.82) ve 403 devlet lisesi öğrencisine (%66.17) ulaşılmıştır. Araştırmada elde edilen veriler SPSS 11 paket ortamında ve Tek Yönlü Varyans Analizi, İlişkisiz Grup T-Testi, Mann Whitney U-Testi ve Kruskal Wallis H-Testi teknikleri kullanılarak çözümlenmiştir. Çalışma sonucunda öğrencilerin cinsiyetlerine göre ölçme aracını oluşturan 13 boyutta kızların algılarının erkeklerin algılarına göre manidar biçimde daha olumlu olduğu bulunmuştur. Öğrencilerin yaşlarına göre yapılan istatistiksel analizde 15 yaş grubunun 16 ve 17 yaş grubu öğrencilere göre ölçeği oluşturan motivasyon boyutlarında manidar biçimde daha olumlu algılar taşıdığı bulunmuştur. 16 yaş grubunun algıları 17 yaş grubunun algılarına nispetle daha olumludur ancak istatistiksel olarak manidar değildir. Öğrencilerin öğrenim gördükleri eğitim kurumuna göre yapılan karşılaştırmalarda ilginç bir biçimde devlet okulu öğrencilerinin özel okul öğrencilerine göre daha olumlu tutumlara sahip oldukları bulunmuştur. Öğrencilerin annelerinin eğitim durumlarına göre motivasyon boyutları ile ilgili algıları karşılaştırılmış ve ilginç sonuçlar elde edilmiştir. Algıları en olumlu grup anne-babası okuma yazma bilmeyen gruptur. En düşük grup ise annesi yüksek lisans veya doktora tamamlamış gruptur. Öğrencilerin babalarının eğitim durumlarına göre yapılan karşılaştırmalarda da benzer sonuçlar alınmıştır. Ancak, annelerin eğitim durumuna göre yapılan değerlendirmeden küçük bir farklılık göstermektedir. Algıları en yüksek grup boyutlar anlamında babaları ilkokul mezunu olan öğrencilerdir. En düşük olan ise babaları yüksek lisans veya doktora bitiren gruptur. İlginç bir şekilde diğer tüm boyutlardan farklı olarak sadece Veliler boyutunda öğrenim seviyesi beklenildiği gibi olumlu bir etki göstermekte babaları lise, üniversite ve yüksek lisans tamamlamış öğrenciler babaları okuma yazma bilmeyen öğrencilere göre daha olumlu algılar geliştirmektedir. Bir anlamda yüksek eğitim seviyeli velilerin çocukları ile olan ilişkileri olumlu yönde gelişmekte ancak diğer boyutlar anlamında bu durum tersi bir sonuç doğurmaktadır. Öğrencilerin ailelerinin şimdiki durumuna göre motivasyon boyutları konusundaki algıları karşılaştırılmıştır. Motivasyon boyutları ile ilgili algıları en yüksek grup diğer seçeneğini işaretleyen yatılı öğrencilerdir. En düşük algıya sahip grup anne-babadan yalnız biriyle yaşayan gruptur. Anne-baba birlikte yaşayan grup diğer bütün boyutlarda hemen yatılı grubun arkasından gelmekte sadece Kendine Güven boyutunda en yüksek algılara sahip görünmektedir. Öğrencilerin devam ettikleri okulu bitirmenin önemli olup olmadığını düşünmelerine göre motivasyon boyutu algıları karşılaştırılmıştır. Okulu bitirmenin kendileri için önemli olduğunu düşünen gruptaki öğrenciler kendine güven, gelecek duygusu ve okul ortamı boyutlarında diğerlerine göre daha olumlu tutumlara sahiptir. Diğer boyutlarda bu iki grubun tutumları arasında manidar bir farklılık tespit edilmemiştir. Öğrencilerin sistematik çalışma alışkanlıkları olup olmadığını düşünmelerine göre algıları karşılaştırılmıştır. Liderlik ve Sorumluluk, Veliler, Veli-Okul ilişkileri boyutlarında manidar farklılaşma bulunamamıştır. Diğer tüm boyutlarda sistematik çalışma alışkanlığına sahip olduğunu düşünenlerin tutumları, olmadığını düşünenlere göre daha yüksektir. Öğrencilerin gelecekleriyle ilgili karar vermelerini nelerin etkilediğini düşündüklerine dair yapılan karşılaştırmalarda istatistiksel anlamda önemli bir farklılaşma bulunmamıştır.
dc.description.abstractThe purpose of this study is to find the differences among level 9 students who are labeled as underachievers by their teachers in public and private schools with respect to students' unalterable personal traits. Motivational behaviors are organised into 13 domains: Belonging, Heroes, Sense of Accomplishment, Fun and Excitement, Spirit of Adventure, Curiosity and Creativity, Leadership and Responsibility, Confidence to Take Action, Sense of Future, School Climate, Challenging Behaviors, Parents, Parent-School Interaction. Specified personal unalterable traits include gender, age, school type, mother's educational level, father's educational level, family organisation. Independent variables are unalterable personal traits and dependent variables are the 13 domains through the scale. This study used 'Students Speak: My Education and Future' Scale originally developed by Russel Quaglia (1999) in 1999 and is first used over more than 120.000 high school students in Maine, USA. Instrument has been modified by the researcher to comply with the realities of Turkish public education and comprised of 45 questions of Likert Scale ranging from 5 (Strongly Disagree) to 0 ( Stronglly Disagree). Questions are categorised under 13 domains Belonging (4 questions), Heroes (4 questions), Sense of Accomplishment (4 questions), Fun and Excitement (2 questions), Spirit of Adventure (3 questions), Curiosity and Creativity (4 questions), Leadership and Responsibility (2 questions), Confidence to Take Action (3 questions), Sense of Future (4 questions), School Climate (5 questions), Challenging Behaviors (3 questions), Parents (4 questions), Parent-School Interaction (3 questions). Factor Analysis and Reliability Analyses were carried out and as a result 7 weak questions are excluded from the original instrument. Final analysis showed that the instrument is highly reliable and needs no further change. The universe of the study is public and private schools in İstanbul and their underachieving level 9 students with respect to their teachers' perceptions about them. The sample includes totally 17 schools and 609 level 9 students.- 403 (%66.17) public school students, 206 (%33.82) private school students. Data were analysed using statistical techniques of Indepenent Sample T-Test, One-Way ANOVA, Mann Whitney U-Test, Kruskal Wallis H-Test in SPSS Version 11. Results of the study showed that there are significant differences between perceptions of underachieving students about the 13 domanins with respect to their gender. The fact that female students had higher averages than male students is outstanding. Significant differences between perceptions of 15 years age group and the other two age groups ( 16-17) in 13 groups have been found. 15 years age group had more positive perceptions over all 13 domains at the statistically significant level. The study shows that the schools students attend also affect their perceptions over the domains. Interestingly public school students have more positive perceptions over motivational domains. Students' mothers' educational levels also have produced interesting results. The most positive perception belongs to those whose mothers are illeterate and the lowest to those whose mothers have attained either a postgraduate degree or Ph.D. Students' fathers' educational levels have parallel results over the perception of students about motivational dimensions. The only difference is that those whose fathers have completed primary school have the highest positive perception over motivational domains and those whose fathers have attained either a postgraduate degree or Ph.D. have the lowest scores. Educational level of fathers acts only in one domain predictively. In Parents domain children of postgraduate and Ph.D. fathers have more positive perception than those whose fathers are illeterate. In the study current family situations of the students are compared. Those who are boarding school students and stay away from families have the highest scores on motivational domains. Those who live with only one parent have the lowest scores. Those living with their both parents are always second to boarding school students. The only exception is Confidence to Take Action. This group has the highest score in this domain. In the study, students' view of whether finishing the school is important for them is compared. In three domains, Confidence to Take Action, Sense of Future and School Climate students who think finishing school is important seem to have more positive perception at the statistically significant level. In all the remaining domains there are no statistically significant level results. Students' perception over the study domains are compared whether they believed they had systematic approaches to studying. The results showed that in all ten domains except for Leadership and Responsibility, Parents, Parent-School Interaction those who believed they had a systematic appraoch to studying appeared to have higher positive perceptions on motivational domains. In those 3 domains no statistically significant results are elicited. As the last step, factors students think have top priority over deciding about their future were compared. It appeared that whichever factor becomes the primary one over future decisions of the students has no important effect over students' perception of motivational domains of the incumbent study.
dc.format.extentXXII,190y.; 28sm.
dc.identifier.urihttps://katalog.marmara.edu.tr/veriler/yordambt/cokluortam/3B/T0049899.pdf
dc.identifier.urihttps://hdl.handle.net/11424/210420
dc.language.isotur
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.subjectEğitim
dc.titleÖğretmen algılarına göre başarısız olan lise 1 öğrencilerini motive eden faktörler: özel ve devlet okullarının karşılaştırılması İstanbul örneği
dc.typemasterThesis
dspace.entity.typePublication

Files

Collections