Publication:
Çin’in Türkiye ekonomisi üzerindeki tehditleri ve fırsatları

Loading...
Thumbnail Image

Date

Journal Title

Journal ISSN

Volume Title

Publisher

Research Projects

Organizational Units

Journal Issue

Abstract

Bütün dünya ekonomisini etkileyen ve 2005 sonrası Türk tekstil piyasasını da olumsuz etkileyen Çin Ekonomisi, tüm dünyada ucuz işçilik maliyetleri ve devletin yaptığı yardım ve teşviklerle büyük güç konumuna gelmiştir. Çin seri üretimde işçiliği bir maliyet kalemi olarak görmediği için ucuz ürünlerde rakipsiz konuma gelmekte, ancak katma değeri yüksek mallarda zorlanmaktadır. Çin sadece tekstilde değil yarı mamüller, plastik, oyuncak, deri, demir-çelik gibi birçok sektörde dünyada söz sahibi olup AR-GE yi ucuz yaparak bunun pazarlamasını da başarılı bir şekilde gerçekleştiriyor. Çin'in yarattığı tehditlerden fırsatlar yaratmak ülkemizin elinde olan bir olgudur. Türkiye'nin Avrupa ülkelerine Orta Doğuya, Rusya ve Kafkasya ülkelerine yakınlığı yanında AB ile gümrük birliği anlaşmasını 10 yıldır uygulamakta oluşu ve tam üyelik sürecinin başlamış olması nedeniyle, iki ülke imalatçılarının birlikte Türkiye de üretim yapmalarından büyük sinerji yaratılacağı kanısındayız. Türkiye de üretim yapılarak Türk Menşeli eşya kapsamında AB ye ATR ile ihracatın yapılması gümrük vergilerinden muafiyet sağlayacaktır. Türkiye'deki serbest bölgelerde ortak üretimin gerçekleşmesi daha büyük avantaj sağlayacaktır. Öte yandan seri üretim gerektiren ürünler için Türk firmalarının Çin'de üretim yaparak oradan diğer ülkelere reexport yani transit ticaret yapması da Türk firmaları ve ülkemiz için büyük bir fırsat alanıdır. Gözlediğimiz kadarıyla Çin ekonomisinde halkın genellikle düşük fiyatlı mal talep eden bir yapıya sahip olduğu fikri hakimdir.Oysa 1.3 milyarlık nüfusa sahip Çin'in %10 u zengin insanlardan oluşmakta olup bu da 130 milyon kişilik yüksek alım gücüne sahip bir Pazar imkanı demektir.Bu kesime Türk firmalarımızın markalı ve kaliteli ürünlerini yüksek fiyatlarla satmaları anlamına gelmektedir. Bu olanaktan artan ölçüde yararlanılması kanısındayız. Through its low-cost labour, the state aids and subsidies the Chinese economy, which has affected all economies, has become a remarkable global power. Its negative consequences, particularly after 2005, on Turkish textile market are obvious indeed. By not considering labour as a major cost in its mass production, China has become the world leader without a competitor in cheap products. But China faces difficulties in value-added products. Its success in textile spreads to other sectors as well, such as semi-products, plastics, toys, leather, iron-steel. Her Re-De costs are low, she is good at marketing these products. It is up to our country to create advantages from the Chinese threat. First, Turkey is physically close to Europe, Middle East, Russia, and Caucasian countries. Second, Turkey has been a member of Customs Union with European Union for 10 years and even accession talks for full-membership to European Union has begun recently. For these reasons, we believe if companies from both countries manufacture in Turkey, this will create a considerable synergy. By manufacturing in Turkey, the exportation to the European Union via ATR is exempted from custom duties. In addition manufacturing together in Turkish free-trade zones will be more advantageous to both. Besides, there is another remarkable advantage to Turkish companies when they manufacture products requiring mass production in China for transit trade (re-export) to third countries. As we observe, it is usually presumed that the Chinese prefer demanding cheap products. However 10% of Chinese population (overall 1.3 billion) consist of rich people, which is to say, there is a lucrative market of 130 million people with high-purchasing power. This means the Turkish companies can sell quality and branded products to this rich segment. We believe we should make use of this opportunity.

Description

Citation

Collections

Endorsement

Review

Supplemented By

Referenced By