Publication:
Yakın dönem Türk sineması’nda erkeklik temsilleri : çoğunluk, kız kardeşler, tepenin ardı

Loading...
Thumbnail Image

Date

Journal Title

Journal ISSN

Volume Title

Publisher

Research Projects

Organizational Units

Journal Issue

Abstract

Cinsiyet eşitsizliği, bireyin biyolojik cinsiyetine dayanarak toplumsal, politik, ekonomik, kültürel kurumlar tarafından yaratılan ve bu kurumlar tarafından beslenen; farklı cinsiyetteki bireyler için adil olmayan yaşam koşullarını ifade etmektedir. Toplumsal cinsiyet, bu biyolojik farklılıkların ötesinde toplum tarafından bireylere yüklenen roller ve beklentiler üzerinden şekillenmekte ve cinsiyet eşitsizliğini pekiştirmektedir. Toplumsal cinsiyet alanının alt dallarından olan erkeklik çalışmaları ise erkeklerin toplumsal kimlikleri, erkekliğe yönelik toplumsal beklentiler, erkeklerin kadınlar ve kendi cinsiyetleri ile ilişkilerinin toplumsal dinamikleri, hegemonik erkeklik değerleri, tahakkümcü eril iktidarın gündelik hayattaki etkileri gibi başlıklarla ilgilenmektedir. Bu tez çalışmasında ilk olarak toplumsal cinsiyet rolleri ve erkeklik kimliğinin oluşum süreçleri incelenmiştir. Erkeklik değerlerinin erkekler ve toplumun geri kalanı üzerinde kurduğu baskı, bu bölümlerin odaklandığı temel sorun olmuştur. Sonraki bölümde sinema ve toplum ilişkisi üzerinde durulmuş ve bu ilişki gözetilerek Türk sinema tarihindeki erkek tiplerinin genel incelemesi yapılmıştır. Son bölümde ise seçilen üç sinema filmi, eleştirel söylem analizi yöntemi benimsenerek, eril tahakkümün hem erkekler hem de kadınlar üzerindeki etkileri merkeze alınarak analiz edilmiştir. Eleştirel söylem analizi, yazılı ve görsel metinlerdeki söylemlerin içinde barınan hiyerarşik ilişkileri ve ideolojik mesajları anlamlandırmada kullanılan bir yöntem olması dolayısıyla tercih edilmiştir. Çalışma neticesinde, erkeklere bazı ayrıcalıklar bahşeden hegemonik eril değerlerin aynı zamanda erkekleri de tahakküm altına aldığı; toplum genelinde mutsuz ve depresif bir ruh halini ortaya çıkardığı gözlemlenmiştir. Erkeklerin, mevcut sistemde maruz kaldıkları olumsuz durumlara dair farkındalıklarının düşük olduğu saptanmış; eğer eşitlikçi bir toplumsal yapı hedefleniyorsa toplum genelinde bu farkındalığın arttırılmasının gerektiği kanısına varılmıştır.
Gender inequality refers to the different and unfair living conditions created and perpetuated by social, political, economic and cultural institutions based on individual’s biological sex. Beyond these biological differences, gender is shaped by the roles and expectations imposed on individuals by society, reinforcing gender inequality. Masculinity studies, a subfield of gender studies, focuses on issues such as male social identities, hegemonic masculinity values, and the effects of dominant male power structures. In this thesis, the formation processes of gender roles and male identity are examined first. The pressure that masculinity values exert on both men and the rest of society is the central issue addressed in these sections. The next section focuses on the relationship between cinema and society, with a general examination of male archetypes in Turkish cinema history. In the final chapter, three selected films are analyzed using the method of critical discourse analysis, focusing on the effects of patriarchal dominance on both men and women. Critical discourse analysis has been preferred as a method used to understand the hierarchical relationships and ideological messages embedded in written and visual texts. As a result of the study, it is observed that while hegemonic male values grant certain privileges to men, they also subjugate men, leading to a generally unhappy and depressive state in society. It is found that men have a low awareness of the negative situations they face in the current system; if an egalitarian social structure is to be achieved, it is concluded that this awareness must be increased across society.

Description

Citation

Collections

Endorsement

Review

Supplemented By

Referenced By