Publication:
Avrupa Birliği dış politikasının realist ve idealist yaklaşımlar çerçevesinde bir değerlendirmesi : Arap-İsrail çatışması özel örneği

dc.contributor.advisorÇAKIR, Armağan Emre
dc.contributor.authorUysal, Nagehan Nur
dc.contributor.departmentMarmara Üniversitesi
dc.contributor.departmentAvrupa Araştırmaları Enstitüsü
dc.contributor.departmentAvrupa Birliği Siyaseti ve Uluslararası İlişkiler Anabilim Dalı
dc.date.accessioned2026-01-13T15:23:44Z
dc.date.issued2024
dc.description.abstractAB’nin Orta Doğu’daki dış politikası bölgesel işbirlikleri ve ortaklıklar üzerinden yürütülmeye çalışılmıştır. Stratejik bir önem taşıyan Orta Doğu’da AB, Arap-İsrail çatışmalarına özel bir ilgi duymuştur. AB’nin Orta Doğu dış politikası 1970’li yıllarla şekillenmeye başlamış ve İsrail-Filistin çatışmalarını merkeze alan bir şekilde ilerleme göstermiştir. AB güvenlik stratejilerinde, İsrail-Filistin sorununun çözüme kavuşturulmasının Birlik için stratejik önceliği olan bir konu olduğunu ve bu çözüme katkı sunacak kaynakların tahsisi konusunda elinden geleni yapacağını ifade etmiştir. Bölgedeki ilk ortak eylem ve söylemlerini 1973 Yom Kippur Savaşı’nın ardından ortaya koymaya başlayan AB, bugüne kadar pek çok bildiri ve deklarasyon yayımlamış, Orta Doğu Barış Süreci’nde aktif bir aktör olma gayretinde bulunmuştur. Orta Doğu’da yaşanan bu çatışma ortamında bölgede barışı tesis etmeye çalışırken AB, İsrail-Filistin çatışmasında iki devletli çözüm mekanizmasını savunmuştur. AB, bölgedeki huzur ve istikrarı sağlamaya çalışırken, Filistin’in self-determinasyon hakkını destekleyerek, Filistinlilere mali destekte bulunmuş ve Orta Doğu’da yer alan diğer ülkelerle ilişkilerini özellikle ticari işbirlikleri aracılığıyla dengeli yürütmeye çalışmıştır. AB, normatif bir güç olarak varlık gösterme emellerini buradaki dış politikasıyla gerçekleştirme çabası içerisinde olmuş ve demokrasi, insan hakları ve hukukun üstünlüğü söylemleriyle çatışmaların sona ermesi konusunda itici bir güç olmak istemiştir. Buna karşın AB, kendi menfaatlerini korumak ve göç, sınır güvenliği, enerji ve pazar olanağı gibi konulara tehdit oluşturacak unsurların varlığını ortadan kaldırmak için Orta Doğu bölgesinde ve Arap-İsrail, İsrail-Filistin çatışmalarında istikrarı sağlamaya çalışmıştır. Dolayısıyla, AB’nin Orta Doğu dış politikasında merkeze aldığı Arap-İsrail ve İsrail-Filistin çatışmalarında çıkar-norm ikileminde olduğu görülmektedir.
dc.description.abstractThe EU tried to build its foreign policy in the Middle East on regional cooperation and partnerships. In the strategically important Middle East, the EU has a special interest in the Arab-Israeli conflicts. The Israeli-Palestinian conflict was placed at the centre of the EU’s Middle East policy, which began to take shape in the 1970s. In its security strategy, the EU deemed that resolving the Israel-Palestine problem is an issue of strategic priority and that it would do its best to allocate resources that would contribute to this solution. The EU exhibited its first joint actions and discourses in the region in the Yom Kippur War in 1973, has published many declarationsto date, and has strived to be an active actor in the Middle East Peace Process. Trying to establish peace in this conflictual environment in the Middle East, the EU favoured the two-state solution mechanism in the Israeli-Palestinian conflict. While trying to create peace and stability in the region, the EU defended Palestine's right to self-determination, provided financial support to the Palestinians, and tried to maintain balanced bilateral relations with other countries in the Middle East, especially through commercial cooperation. The EU endeavoured to achieve its aims of existing as a normative power with its foreign policy in the Middle East region and wanted to be a driving force in ending conflicts with its discourses of democracy, human rights, and the rule of law. On the other hand, the EU has tried to create stability in the Middle East region and the Arab-Israeli and Israeli-Palestinian conflicts in order to protect its own interests and to eliminate elements that may pose a threat to issues such as migration, border security, energy and market opportunities. Therefore, it seems that the EU is in a values-interests dilemma in the Arab-Israeli and Israeli-Palestinian conflicts, which it focuses on in its Middle East foreign policy.
dc.format.extent109 sayfa
dc.identifier.urihttps://katalog.marmara.edu.tr/veriler/yordambt/cokluortam/6E/6658632e19405.pdf
dc.identifier.urihttps://hdl.handle.net/11424/297013
dc.language.isotur
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.subjectArab-Israel Conflict
dc.subjectArab-Israeli conflict
dc.subjectArap- İsrail çatışması
dc.subjectArap-İsrail Çatışması
dc.subjectAvrupa Birliği
dc.subjectAvrupa Birliği ülkeleri
dc.subjectAvrupa Birliği’nin Dış Politikası
dc.subjectDış ilişkiler
dc.subjectEuropean Union
dc.subjectEuropean Union countries
dc.subjectEuropean Union Foreign Policy
dc.subjectForeign relations
dc.subjectIdealism
dc.subjectİdealizm European Union
dc.subjectRealism
dc.subjectRealizm
dc.titleAvrupa Birliği dış politikasının realist ve idealist yaklaşımlar çerçevesinde bir değerlendirmesi : Arap-İsrail çatışması özel örneği
dc.typemasterThesis
dspace.entity.typePublication

Files

Collections