Publication: Ahmet Avni Konuk’un Vahdet-i vücud müdafaası
Abstract
A. Avnî Konuk ile M. İhsan Oğuz, vahdet-i vücûd ve vahdet-i şühûd konularında, 1920'li yıllarda tartışmışlardır. Ahmed Avnî Konuk'un Vahdet-i Vücûd Müdâfaası adlı bu çalışmamız temelde iki bölümden oluşmaktadır. Konuk ile Oğuz arasındaki, 'Vahdet-i vücûd ve Vahdet-i şühûd Münâkaşaları' diye isimlendirilen dokuz mektuptan oluşan yazışmalar; ikinci bölüm ise, Konuk'un, İmâm-ı Rabbânî'nin Mektûbât'ına Reddiye'si (1934). Reddiye, İmâm-ı Rabbânî'nin diğer büyük zâtlara karşı tutumu, onları sert bir şekilde eleştirmesini göstermek için yazılmıştır. Bu iki metnin transkripsiyonu çalışmamızın aslını oluşturmaktadır. Ayrıca bu metinleri ilgilendiren konular hakkında da
bilgiler aktardık. Tartışmada ismi geçen müelliflerin biyografileri, münâkaşa konuları, vahdet-i şühûd'a yapılan eleştiriler ve mektûbât geleneği ile alâkalı mücmel bilgiler sunduk. Genel Değerlendirme bölümünde ise, Mektuplaşmalar ve Reddiye hakkındaki düşüncelerimizi kaydettik. Konuk ile Oğuz arasındaki mektuplaşmalardaki polemikler, klâsik mânânda vücûd tartışmalarının devâmı niteliğindedir. Tartışılan iki doktrin arasında özde bir benzerlik vardır. Farklılıklar da teferruata âit meselelerdedir. Ancak bunun aksini beyân edenler de vardır. Konuk, asırlardan beri eleştirilen ve savunulan bu büyük hakîkatı, İmâm-ı Rabbânî'nin görüşlerini de nazar-ı îtibâra alarak bir kez daha müdâfaa etmiş ve münâkaşa mektuplarında, bu iki görüşün arasında bir yakınlık bulunduğunu dile getirmiştir. Ancak bütün bunlara rağmen Oğuz, farklılıklar üzerinde durmakta ve genelde bunlara vurgu yapmaktadır. Konuk, bu ısrarcı tutumdan dolayı olacak ki karşı tarafın doktirini üzerinde durmuş ve oradaki incelemelerde de bir takım eleştirel yoruma müsâit noktaları incelemiştir. Daha önceki beyânlarda Mektûbât'ın müsbet yönlerine vurgu yapılırken burada bâzı eleştirilebilecek noktalar üzerinde yoğunlaşılmıştır. Reddiye'de eleştirilen noktalar îtibâriyle, bir genelleme yapıldığı ve tartışma ortamının getirmiş olduğu atmosferden dolayı olacak ki, eleştirilen konuların büyütüldüğü anlaşılmıştır. Konulara bütüncül bir nazarla yaklaşılamamıştır. Meselenin çıkış noktası meslek ve meşrep bağlılığının hâkim olduğu bir ortama dayandığından, durum, bir tasavvuf büyüğününün bâzı yönleri îtibâriyle yanlış anlaşılmasına gitmiştir. Evet, İmâm-ı Rabbânî bâzı büyükleri eleştirirken bâzen ağır sayılabilecek ifâdeler kullanmıştır. Ancak bunları anlayabilmek için öncelikle O'nu tanımak, yaptıklarını ve yapmak istediklerini iyi bilmek, özellikle de onun dönemini iyi etüt etmek gerekmektedir. O'nun bu konudaki bâzı beyânları genellikle maslahat îcâbıdır. Ayrıca Konuk'un, değerlendirmelerinin bâzı farklılıklar içermektedir. Bu farklılık tekrar mütâlaadan kaynaklanıyor da olabilir. Bâzen daha olumlu yaklaştığı noktalar da vardır. Bu noktada Konuk'un olumlu bakış açısına sâhip olduğu fikirlerini almak daha uygun olabilir. This thesis, Defneding the Unity of Existence, contanis two chapters. In the first chapter we tried to study the correspondence between A Awni Konuk and M. Ihsan Oghuz which includes nine letters about 'The Unity of Existence and the Unity of the Witnessed'. In the second chapter we dealt with Awni Konuk's refutation to Letters (Mektubat by Imam Rabbani). These two transcriptions form our study's essential part. Further we cited brief information about the topic in relation with them, biographies of the authors (Ibn Arabi, Imam Rabbani, Ahmed Awni Konuk, M. Ihsan Oghuz), the disputed topics (the Unity of Existence, the Unity of the Witnessed), criticism levelled at the Unity of the Witnessed and the tradition of correspondence in Sufism. In the overall evaluation section, we wrote down our view about Correspondence' and 'Refutations'. These disputes were about 'the Unity of Existence and the Unity of the Witnessed', criticism about Imam Rabbani's view, a comparision between Ibn Arabi and Imam Rabbani, information about the texts, tradition of correspondence in Sufic literature, the texts we transcripted and the summary of two texts, an overall evaluation and a Picture of Awni Konuk and Ihsan Oghuz, two original pages of the texts that we transcripted. These disputes and refutations we examined are about 'The Unity of Existence and the Unity of the Witnessed' which are seen as a very delicate subjet in Sufism to tacle. In 1920's A Awni Konuk who defends Muhyiddin ibn Arabi and His line disputed with M. Ihsan Oghuz who defens Ibn Arabi's profession, 'the Unity of the Witnessed'. Many years later, in 1934 A. Awni Konuk wrote a short refutation to the letters (Mektubat by Imam Rabbani). In this refutation he rather dewelled upon Imam Rabbani's attitude towards other important figures of Sufism and his disparraging them.
bilgiler aktardık. Tartışmada ismi geçen müelliflerin biyografileri, münâkaşa konuları, vahdet-i şühûd'a yapılan eleştiriler ve mektûbât geleneği ile alâkalı mücmel bilgiler sunduk. Genel Değerlendirme bölümünde ise, Mektuplaşmalar ve Reddiye hakkındaki düşüncelerimizi kaydettik. Konuk ile Oğuz arasındaki mektuplaşmalardaki polemikler, klâsik mânânda vücûd tartışmalarının devâmı niteliğindedir. Tartışılan iki doktrin arasında özde bir benzerlik vardır. Farklılıklar da teferruata âit meselelerdedir. Ancak bunun aksini beyân edenler de vardır. Konuk, asırlardan beri eleştirilen ve savunulan bu büyük hakîkatı, İmâm-ı Rabbânî'nin görüşlerini de nazar-ı îtibâra alarak bir kez daha müdâfaa etmiş ve münâkaşa mektuplarında, bu iki görüşün arasında bir yakınlık bulunduğunu dile getirmiştir. Ancak bütün bunlara rağmen Oğuz, farklılıklar üzerinde durmakta ve genelde bunlara vurgu yapmaktadır. Konuk, bu ısrarcı tutumdan dolayı olacak ki karşı tarafın doktirini üzerinde durmuş ve oradaki incelemelerde de bir takım eleştirel yoruma müsâit noktaları incelemiştir. Daha önceki beyânlarda Mektûbât'ın müsbet yönlerine vurgu yapılırken burada bâzı eleştirilebilecek noktalar üzerinde yoğunlaşılmıştır. Reddiye'de eleştirilen noktalar îtibâriyle, bir genelleme yapıldığı ve tartışma ortamının getirmiş olduğu atmosferden dolayı olacak ki, eleştirilen konuların büyütüldüğü anlaşılmıştır. Konulara bütüncül bir nazarla yaklaşılamamıştır. Meselenin çıkış noktası meslek ve meşrep bağlılığının hâkim olduğu bir ortama dayandığından, durum, bir tasavvuf büyüğününün bâzı yönleri îtibâriyle yanlış anlaşılmasına gitmiştir. Evet, İmâm-ı Rabbânî bâzı büyükleri eleştirirken bâzen ağır sayılabilecek ifâdeler kullanmıştır. Ancak bunları anlayabilmek için öncelikle O'nu tanımak, yaptıklarını ve yapmak istediklerini iyi bilmek, özellikle de onun dönemini iyi etüt etmek gerekmektedir. O'nun bu konudaki bâzı beyânları genellikle maslahat îcâbıdır. Ayrıca Konuk'un, değerlendirmelerinin bâzı farklılıklar içermektedir. Bu farklılık tekrar mütâlaadan kaynaklanıyor da olabilir. Bâzen daha olumlu yaklaştığı noktalar da vardır. Bu noktada Konuk'un olumlu bakış açısına sâhip olduğu fikirlerini almak daha uygun olabilir. This thesis, Defneding the Unity of Existence, contanis two chapters. In the first chapter we tried to study the correspondence between A Awni Konuk and M. Ihsan Oghuz which includes nine letters about 'The Unity of Existence and the Unity of the Witnessed'. In the second chapter we dealt with Awni Konuk's refutation to Letters (Mektubat by Imam Rabbani). These two transcriptions form our study's essential part. Further we cited brief information about the topic in relation with them, biographies of the authors (Ibn Arabi, Imam Rabbani, Ahmed Awni Konuk, M. Ihsan Oghuz), the disputed topics (the Unity of Existence, the Unity of the Witnessed), criticism levelled at the Unity of the Witnessed and the tradition of correspondence in Sufism. In the overall evaluation section, we wrote down our view about Correspondence' and 'Refutations'. These disputes were about 'the Unity of Existence and the Unity of the Witnessed', criticism about Imam Rabbani's view, a comparision between Ibn Arabi and Imam Rabbani, information about the texts, tradition of correspondence in Sufic literature, the texts we transcripted and the summary of two texts, an overall evaluation and a Picture of Awni Konuk and Ihsan Oghuz, two original pages of the texts that we transcripted. These disputes and refutations we examined are about 'The Unity of Existence and the Unity of the Witnessed' which are seen as a very delicate subjet in Sufism to tacle. In 1920's A Awni Konuk who defends Muhyiddin ibn Arabi and His line disputed with M. Ihsan Oghuz who defens Ibn Arabi's profession, 'the Unity of the Witnessed'. Many years later, in 1934 A. Awni Konuk wrote a short refutation to the letters (Mektubat by Imam Rabbani). In this refutation he rather dewelled upon Imam Rabbani's attitude towards other important figures of Sufism and his disparraging them.
