Publication:
Cumhuriyet’ in ilk yıllarında üç yazarda ( F. Rıfkı Atay, R. Nuri Güntekin, Y. Kadri Karaosmanoğlu ) arap imajının tarihi kökenleri ve Türk dış politikasına yansımaları

dc.contributor.advisorUĞURCAN, Zekeriya Kurşun/ Sema
dc.contributor.authorEkşi, Davut
dc.contributor.departmentMarmara Üniversitesi
dc.contributor.departmentSosyal Bilimler Enstitüsü
dc.contributor.departmentTarih Anabilim Dalı Cumhuriyet Tarihi Bilim Dalı
dc.date.accessioned2026-01-13T09:04:37Z
dc.date.issued1999
dc.description.abstractTürkler ve Araplar, uzun tarihi beraberlikten dolayı, kültürün ve sosyal hayatın her alanında birbirlerini etkilemişlerdir. Bu etkileşim edebi eserlerde daha bariz bir şekilde yer almıştır. İslâm öncesi ve sonrası, Emeviler, Abbasiler, Selçuklular ve Osmanlılar'la birlikte iki toplumun etkileşim süreci değişik safhalarda devam etmiştir. Sömürgeciliğin yaygınlaşması ve milliyetçilik fikirlerinin ortaya çıkmasıyla birlikte iki millet yol ayrımına gelmiştir. Bilhassa İngiliz sömürgeciliği ve Batı'nın Ortadoğu üzerindeki ihtirasları bunda birinci derecede etkili olmuştur. Eserlerini incelediğimiz Falih Rıfkı Atay, Reşat Nuri Güntekin ve Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun edebiyatçı kişiliklerinin yanında gözden kaçırılmaması gereken bir husus da bu isimlerin siyasi-bürokrat kimlikleridir. Bu kişiler, Cumhuriyetimiz'in kurucusu Atatürk'ün sofrasında bulunmuşlar ve yeni kurulan devletin önemli kademelerinde görevler almışlardır. Bunların eserlerinde ortaya konulan Arap imajı, günümüz Türkiyesi'nde mevcut olan Arap imajının belirmesinde kuşkusuz etkili olmuştur. İslâm dünyasının batısını içeren Mağrib dünyasında yer alan Mısır; adı geçen yazarların eserlerinde Jöntürkler'in sığındığı merkezlerden biri ve geçiş yeri olarak ele alınmıştır. Mağrib'in diğer önemli ülkesi olan Libya ise sürgün yeri olma imajıyla ön plâna çıkmıştır. Arap dünyasının doğusunu içeren Maşrik Arabistanı ise üç yazarın eserinde çoğunlukla menfi özellikleriyle ele alınmıştır. Eserlerde bu memleketler sürgün yeri, asayişsizliğin, bedevi anlayışın ve kötü hayat şartlarının hüküm sürdüğü yerler olarak ön plâna çıkmıştır. Arap imajının oluşmasında önemli bir yere sahip olan Şerif Hüseyin İsyanı, bölgede görev yapan devlet adamı ve komutanların siyasi hatıratlarında lokal bir hadise olarak nitelenmiştir. Bu isyanın oluşmasında İngiliz menfaatleri ve kışkırtması çok önemli bir yer teşkil etmiştir. Yakınçağ boyunca Osmanlı Devleti'nin Arap dünyası ile ilgili politikası; bölgeyi elde tutmak ve statükoyu korumak şeklinde belirirken Batı dünyası ise bölgeyi sömürmek ve Osmanlılar'dan ayırmak siyasetini gütmüştür.
dc.description.abstractTurks and Arabs have impressed each other in every field of cultural and social lives because of long lasting historical relationships, which has been reflected in literal works in a more evident manner. The interaction of the two societies prior to and later than Islam along with Umayyads, Abbasides, Seljukians and Ottomans continued in divers stages. Nevertheless, the two nations came to the crossroads with the expansion of colonialism and upon the rise of nationalistic notions, wherein British colonialism and the passions of the West over the Middle East had a primary impact. Apart from the literal personalities of such writers as Falih Rıfkı Atay, Reşat Nuri Güntekin and Yakup Kadri Karaosmanoğlu, the works of whom we have perused, another significant point not to be overlooked is their political and bureaucratic identities. They had dinner with Atatürk, the founder of our Republic, and also were appointed to various eminent positions of the newly founded Republic. The image of Arabs in their works has certainly been effective in the determination of the image of Arabs in today's Turkey. Egypt, which is located in Maghrib that covers the western region of the Islamic World, is mentioned in the afore-mentioned authors' works to be of such centres as the country where the Young Turks had sheltered and a transitory country while Libya, another noteworthy country of Maghrib (Northern Africa), protrudes with its image of the country of exile. On the other hand Mashrik Arabia (Eastern Arabia), which forms the eastern part of Islamic World, is related with its negative qualities. In their works the mentioned countries are narrated as lands of exile and the places where chaos, beduin life style and undesirable living conditions prevail. Sharif Hussain Rebellion that plays an important role in the formation of the image of Arabs was described as a local phenomenon in the political memoirs of the statesmen and senior military officers who were employed in the region. The said riot was mainly due to the British benefits and plots. While the Ottoman State's policy towards the Arabic World during the near history aimed to hold the control of the region and maintain the status quo, the main policy of the Western world was to exploit the region and separate it from the Ottomans.
dc.format.extent153y. ; 28 sm.
dc.identifier.urihttps://katalog.marmara.edu.tr/veriler/yordambt/cokluortam/2E/T0045688.pdf
dc.identifier.urihttps://hdl.handle.net/11424/188217
dc.language.isotur
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.subjectCumhuriyet dönemi
dc.subjectKaraosmanoğlu, Yakup Kadri, 1889-1974
dc.subjectTarih
dc.subjectTürkiye
dc.subjectYAZARLAR, TÜRK
dc.titleCumhuriyet’ in ilk yıllarında üç yazarda ( F. Rıfkı Atay, R. Nuri Güntekin, Y. Kadri Karaosmanoğlu ) arap imajının tarihi kökenleri ve Türk dış politikasına yansımaları
dc.typemasterThesis
dspace.entity.typePublication

Files

Collections