Publication:
Kişilerarası iletişimde kabul olgusu : akran zorbalığı örneği

Loading...
Thumbnail Image

Date

Journal Title

Journal ISSN

Volume Title

Publisher

Research Projects

Organizational Units

Journal Issue

Abstract

Kişilerarası iletişimde kabul olgusu : akran zorbalığı örneği Bu araştırma, kabul olgusunun kişiler arası iletişim süreçleri içindeki yerini akran zorbalığı örneği üzerinden incelemeyi amaçlamaktadır. Bu doğrultuda önce mevcut akran zorbalığı paradigması tartışmaya açılmış ve hâkim paradigmanın, zorbalığı anlamanın ve onunla mücadelenin önündeki başlıca engellerden biri hâline geldiği görülmüştür. Zorba yerine kurbanı, eylemler yerine eylemlerin sonuçlarını merkeze alan yeni bir bakış açısı önerilmiş ve hem akran zorbalığı hem de kurban profili için yeni tanımlar geliştirilerek alan yazınına yeni bir bakış açısı kazandırılmaya çalışılmıştır. Yöntem bölümünde ise İstanbul’da 581 lise öğrencinin katılımıyla yürütülen çalışmada, katılımcıların zorbalık yapma ve kurban olma düzeyleri Zorbalık Biçimleri Ölçeği (ZBÖ), öz kabul düzeyleri Kendini Kabul Ölçeği, Akran kabulü düzeyleri araştırmacı tarafından geliştirilen Algılanan Akran Kabulü/ Reddi Ölçeği (AAKRÖ), ebeveyn kabulü ise Ebeveyn Kabul-Ret Ölçeği (EKRÖ) Kısa Formu ile değerlendirilmiştir. Veriler, ilk aşamada korelasyon analizleri ile değerlendirilmiş; ardından tekli ve hiyerarşik regresyon modelleri kurulmuş, en son da kabul değişkenleri arasında aracılık analizleri gerçekleştirilmiştir. Regresyon analizlerine göre kurban olmanın en güçlü yordayıcıları akran kabulü ve öz kabulken, zorbalık yapmayı en çok ebeveyn kabulü ve cinsiyet (erkek) yordamıştır. Bu ilişkiler, diğer tüm değişkenler kontrol edildiğinde de anlamlılığını ve etki gücünü korumuştur. Ayrıca kabul değişkenlerinin kendi aralarında güçlü yordayıcılık ve kısmi aracılık örüntüleri bulunduğu görülmüştür. Bulgular, kişi içi iletişim ile kişiler arası iletişimin ayrılmaz bir bütün olduğuna işaret etmektedir. Araştırmacının “bütüncül iletişim” adını verdiği bu yapı; “kişi içi” ve “kişi dışı” iletişim arasında kesintisiz bir şekilde anlamların üretildiği, paylaşıldığı ve karşılıklı olarak yapılandırıldığı bir ilişkiler döngüsü olarak işlemekte; bireyin doğumundan ölümüne tüm hayatını sürekli şekillendiren bir mekanizma görevi görmektedir.
The phenomenon of acceptance in interpersonal communication : the case of peer bullying This study aims to examine the role of acceptance within interpersonal communication processes through the case of peer bullying. To this end, the existing paradigm of peer bullying was critically discussed, and it was observed that the dominant paradigm has become one of the main obstacles to understanding and addressing bullying. A new perspective centering on the victim rather than the bully, and on the consequences rather than the acts themselves, was proposed. New definitions were offered for both peer bullying and the victim profile, seeking to contribute a fresh viewpoint to the literature. The study was conducted with 581 high school students in Istanbul. Participants’ levels of bullying and victimization were measured using the Forms of Bullying Scale (FBS). Self-acceptance was assessed via Self-Acceptance Subscale of Ryff’s Psychological Well-Being Scales, peer acceptance with the Perceived Peer Acceptance/ Rejection Scale developed by the researcher, and parental acceptance with the short form of the Parental Acceptance-Rejection Questionnaire (PARQ). The data were first analyzed using correlation analyses, followed by simple and hierarchical regression models, and finally mediation analyses among the acceptance variables. Peer and self-acceptance emerged as the strongest predictors of victimization, while parental acceptance and gender (male) were the primary predictors of bullying. These relationships remained significant even when all other variables were controlled. Strong predictive and partial mediation patterns were also observed among the acceptance variables. Findings indicate that intrapersonal and interpersonal communication form an inseparable whole. The researcher refers to this structure as “holistic communication,” a cycle in which meanings are continuously produced, shared, and co-constructed between inner and outer communication, shaping the individual’s entire life from birth to death.

Description

Citation

Collections

Endorsement

Review

Supplemented By

Referenced By