Publication: Medeni usul hukukunda delil tespiti
Abstract
Delil tespiti, özellikle HUMK m.369 hükmündeki şartların varlığı halinde, tahkikat aşamasında incelenecek olan delillerin önceden toplanıp güvence altına alınmasını sağlamaktadır. Delil tespitinin, delili saklayıcı ve koruyucu özelliği, tahkikatın daha sağlıklı olarak tamamlanması açısından çok önemlidir. Bu kurum özellikle yargılama sürecinin uzun sürdüğü hukuk sistemlerinde çok büyük fayda sağlar. Kuşkusuz ki Türk hukuk sistemi de yargılamanın uzun süre devam ettiği, adaletin çoğu zaman geç oluştuğu bir mekanizmaya sahiptir. Gerçekten de tebligatın da oldukça ağır işlediği ülkemizde layihalar teatisinin (tahkikat aşamasından önce) çok önemli bir zaman dilimini kapsadığını söyleyebilmek mümkündür. Bu durum ise, ancak tahkikat aşamasında incelenebilecek olan delillerin (bazen) bu aşamaya kadar aynı ispat gücüyle gelmesini çok güçleştirmektedir. İşte bu sakıncayı engellemek için bazı şartlar altında (özellikle HUMK m.369) delillerin, henüz tahkikat aşamasına gelinmeden önce toplanıp saklanması ve zamanı geldiğinde (tahkikat aşamasında) değerlendirilmesi amaçlanmıştır ki bu da delil tespiti kurumu ile mümkün olmuştur. Delil tespitine ilişkin olarak İdari Yargılama Usulü ve Ceza Muhakemeleri Usulünde de bazı düzenlemeler yer almaktadır. Ancak Ceza Muhakemeleri Usulündeki tespit, teknik anlamda delil tespiti değildir. Çünkü, Ceza Muhakemeleri Usulündeki tespit, delil tespiti kurumunun sahip olduğu kendine has bazı özellikleri ihtiva etmemektedir. Ceza Muhakemeleri Usulünde tespit, sadece, gecikme durumunda delillerin ortadan kalkması veya bunların aynı ispat gücüne sahip olarak ileriye sürülmesinin tehlikeye düştüğü durumlarda gündeme gelebilecektir. Gerek Ceza Muhakemeleri Usulünde ve gerekse Medeni Yargılama Hukuku alanında delillerin korunması amacı ön plandadır. Gerçekten de Ceza Muhakemeleri Usulünde öyle bazı düzenlemeler vardır ki, bunlar HUMK m.369 hükmündeki amaçla (bu madde delil tespitinin amacını, özünü ortaya koymaktadır) paralellik arzeder. Ancak HUMK'nun delil tespitine ilişkin diğer hükümleri dikkate alındığında Ceza Muhakemeleri Usulündeki bu tip hükümleri delil tespiti olarak nitelendirmek mümkün olmaz. Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununda bu duruma yönelik maddelere örnek olarak, C.M.U.K. m.20, 153, 158, 159 hükümleri gösterilebilir.
