Publication:
Muallim Vahyi ve eğitim görüşü

Loading...
Thumbnail Image

Date

Journal Title

Journal ISSN

Volume Title

Publisher

Research Projects

Organizational Units

Journal Issue

Abstract

Osmanlı devletinin son dönemleri ile genç Türkiye Cumhuriyetinin ilk çeyreğinde yaşamış olan Muallim Vahyi ( 1878-1957), döneminde iz bırakmış, manevi değerlere sahip, geçmişine bağlı, aynı zamanda yenilikçi; pek çok talebe yetiştiren asker kökenli bir eğitimci olarak adı pek duyulmamış bir kimsedir. Bizim araştırma konusu seçtiğimiz M. Vahyi, bir yandan bir asker öğretmen, diğer yandan da teorik görüşleriyle içinde yaşadığı toplumun eğitim-öğretim problemlerine çözüm bulmaya çalışan bir aydın olarak karşımıza çıkar. Onun eğitim görüşlerinden önce, yetiştiği II. Abdülhamit ve II. Meşrutiyet döneminin eğitim-öğretimine genel bir bakış yapma mecburiyeti hasıl olmuştur. Matbu eserlerinde eğitim ve öğretim meselelerine ilaveten, milli kültür konularıyla da ilgilenirken Bursalı Tahir , Rıza Tevfik , Müslüman, Talim ve Terbiyede Muhassala ve Zamanî ve Fennî , Milli ve Dinî Tedrisata Dair gibi kıymetli eserlerde bırakmıştır. Eğitim-öğretim hakkında müellifimiz M.Vahyinin dönemi için serdettiği görüş, teklif ve tavsiyeler de gerçekten yer yer önem arz eden ve dikkat çeken hususlar olarak karşımıza çıkar. O eğitmle ilgili yazdığı eserlerde tüm eğitim kurumlarını bir sınıflamaya tabi tutmaktadır. Bunlar Ahiretçi Mektepler , Memuriyetçi Mektepler ve Hürriyetçi Mektepler diye zikredilir. O, okulun öğrenciye kazandırması gereken üç temel vasıftan bahseder. Bunlar; dinî ve İslâmî bir ruh , millî ve vatanî bir duygu ve bilimsel ve teknik bir anlayıştır. Klasik eğitim kitaplarında da rastladığımız ve günümüz eğitim anlayışına da uygun düşen bir tarzda öğretmenin niteliklerinden söz ederken, kısaca günümüz anlayışı ile öğretmenlik formasyonuna sahip olması gerektiğini söyler. Keza öğretmenler için sürekli şikayet konusu olan ekonomik yeterlilik hususu Vahyi'nin de gözünden kaçmamıştır. Muallim Vahyi'nin Din Eğitimi hakkındaki görüşleri de gerçekten dikkat çekicidir. O, din eğitimi ve öğretimini vazgeçilmez bir husus olarak görür. Dinin fert ve toplum için lüzûmundan bahsederken; toplumu ayakta tutan, birlik ve dirlik içinde yaşamasını sağlayan en önemli unsurlardan biri olduğunu, aksi halde cemiyet içinde huzursuzluğun çıkabileceğini söyleyerek din eğitiminden vazgeçilemeyeceğini belirtir. Vatanın ve milletin birlik ve bütünlüğü, böyle bir eğitimi gerekli kılmaktadır. Dönemin din eğitim ve öğretimini eleştiren müellif, klasik eğitimin bir devamı niteliğindeki uygulamaları yetersiz bulmaktadır. Netice itibarıyla bizim Vahyi üzerine yaptığımız bu araştırma,Türk- İslam eğitim tarihinin karanlıkta kalmış bir simasını ve onun problemlere getirmiş olduğu çözümleri imkanlar ölçüsünde gün yüzüne çıkarmaktan ibarettir.

Description

Citation

Collections

Endorsement

Review

Supplemented By

Referenced By