Publication: Uygulanmakta olan makro ekonomik politikaların bankacılık krizleri üzerindeki etkileri
| dc.contributor.advisor | İBİŞ, Cemal | |
| dc.contributor.author | Yahşi, Fahrettin | |
| dc.contributor.department | Marmara Üniversitesi | |
| dc.contributor.department | Bankacılık ve Sigortacılık Enstitüsü | |
| dc.contributor.department | Bankacılık Anabilim Dalı | |
| dc.date.accessioned | 2026-01-13T09:27:45Z | |
| dc.date.issued | 2006 | |
| dc.description.abstract | Finansal krizler günümüze has yeni bir olgu değildir. İlk ortaya çıkışı on yedinci yüzyıla kadar uzanan söz konusu krizler o günden bu yana bilimsel araştırmalara da sık sık konu olmaktadır. Bununla birlikte, finansal krizleri reel ekonomilerdeki hastalıkların belirtisi olarak gören geleneksel bakış açısı, son otuz yılda meydana gelen ekonomik olayların ışığında ciddi eleştirilere maruz kalmıştır. Birçok durumda, özellikle de gelişen ekonomilerde, finansal krizler “sonuç”tan ziyade bir “neden” olarak karşımıza çıkmıştır. Bu çalışmanın ana tezi, finansal sektörde ortaya çıkan krizlerin ülke ekonomisinin diğer alanlarını da etkisi altına aldığını, hatta bazen bir ülkenin boyutlarını aşarak uluslararası boyutlara taşındığını ve büyüme sürecini bastırıcı ve bozucu etkilere sebep olduğunu ortaya koymaktadır. Çalışmamızda ilk önce söz konusu finansal krizlerin tipik özellikleri anlatılmakta, ardından kriz dönemlerinde, başta bankalara hücumun yaşandığı durumlar olmak üzere, ödeme yükümlülüğünü yerine getirme kapasitesinde meydana gelen düşüşler araştırılmaktadır. Sistematik banka krizleri ile diğer tür mali krizlerin, örneğin yabancı para krizlerinin bazen farklı sınırlı alanları olduğu not edilmekle birlikte, bunların birbirleriyle ilintili olduğu da görülmektedir. Çalışma daha sonra mali krizlerin ekonomi üzerindeki etkilerini analiz etmekte ve ekonomiye olan ağır maliyetini ortaya koymaktadır. Sıkıntılı durumdaki bankaları kurtarmak için gerçekleştirilen kamu müdahaleleri çoğu zaman bütçe disiplinini alt üst etmekte ve eğer birkaç banka sorunlu hale gelirse, ekonomide daralmaya sebep olabilmektedir. Özellikle gelişmekte olan ülkelerde kriz sürecinin topluma maliyeti ağır olmakta ve bu maliyet gayrisafi milli hasılanın % 10’nundan % 40’ına kadar varan oranlara ulaşmaktadır. Bu tür krizlerin nedeni olarak birçok konu benimsenmekte ve göz önünde bulundurulmaktadır. Liberalleşme mefhumu birçokları tarafından krizlerin ana nedeni olarak düşünülmekle birlikte, kendi başına kriz nedeni değildir. Sıkıntıların asıl nedeni süreçlerin uygulanmasında yürütülen hatalı politikalardır. Finansal krizlerin en önemli nedenleri olarak aşağıdaki konular sayılabilir. -Devam ettirilmesi mümkün olmayan (sürdürülemez) makroekonomik politikalar, -Bankaların faaliyette bulunduğu riske maruz doğal ortam, -Bankaların bilânçolarındaki kur riski ve vade uyumsuzluğu, -Hükümetlerin ve kamu otoritelerinin aşırı müdahaleci uygulamaları, -Aşırı risk alma ve banka ortaklarına kullandırılan yüksek tutarlı krediler, -Kamuya açıklanan mali tabloların yeterince şeffaf olmaması, -Liberal politikalar için yeterince hazırlık yapılmaması, -Uygun olmayan kur (kambiyo) rejimleri, -Küreselleşmeden kaynaklanan aşırı rekabet, -Global ekonomik şartlar ve likidite fazlalığı, -Aktiflerin değerindeki ani düşüşler, -Yasal çerçevede zayıflık, -Sorunlu siyasi yapılar. Çalışma, finansal krizlerin nedenleri ve ortak özellikleri göz önüne alındığında bu tür krizlerin önlenebilir olduğunu da ileri sürmektedir. Altı çizilecek en önemli faktör, etkili bir düzenleme ve denetleme uygulaması için gerekli ortamın olup olmadığıdır. Aynı zamanda mevduata verilen devlet garantisinin asgari düzeyde tutulduğu bir ortamda bankaların serbest piyasa koşulları altında rekabet etme imkânına sahip olmaları da gerekli görülmektedir. Aynı derecede önemli olan başka bir gereklilik ise, hükümetlerin ve ekonomi politikasını belirleyenlerin, uygun ve uyumlu politikalar ile sürdürülebilir bir istikrar ortamını temin etmeleri ve geliştirmeleridir. | |
| dc.description.abstract | Financial crises are not new phenomena. They have been in existence since the XVII. century and have been the focus of research since that time. However the conventional wisdom that financial crises are symptoms of sickness in the real economy has been under much criticism given the events of the past thirty years. In many cases seen especially in the developing economies, financial crises were the cause rather than the result. The thesis that is held in this study is that financial crises, as crises arising in the financial sector have wide ranging effects in the rest of the economy, sometimes extending further to global scales, and have divergent and recessive pressures on the growth performance. The study first implores the typical features of such crises and finds that these evolve around a reduction in the capacity to meet payment obligations, especially in cases when bank runs are seen. Systemic bank crises are found to be associated with other types of financial crises such as foreign currency crises, although it has been noted that these two types sometimes have limited scope. The study then analyzes the effects on the economy of such crises and finds that the cost to the economy is significant. The intervention by the public to save the banks in trouble usually upsets budget discipline and in case the crisis extends to several banks, recessions are usually seen to follow. It is seen that the cost to society is especially high in developing countries with direct and indirect costs amounting to something in the range of 10 to 40 percent of the GNP. As to the reasons of such crises, many ideas are taken up and considered. It is seen that the concept of liberalization, seen by many as the main cause, is not in itself a cause but it is usually the political handling of the process that causes disruptions. The following are found to be most significant causes of financial crises: - Unsustainable macroeconomic policies, - The natural environment open to risks in which banks operate, - Currency and term mismatch in the balance sheets of the banks, - Extreme government intervention, - Excess risk taking and related party credits, - Lack of transparency in financial statements disclosed to the public, - Insufficient preparation for liberalization policies, - Inappropriate exchange rate regimes, - High competition due to globalization, - Global economic conditions and excess liquidity, - Collapse in the asset prices, - Problematic political structures, The study further argues that given the causes and common features of the financial crises, it is possible to prevent these crises. It is underlined that the most important factor is the implementation of an efficient regulatory and supervisory environment. It is also necessary for the banks to have the means to compete under free market conditions, with structures such as deposit insurance kept to minimal levels. It is also necessary for the governments and economic policy makers to enhance sustainable stability with appropriate policies. | |
| dc.format.extent | VI,104y.; 28sm. | |
| dc.identifier.uri | https://katalog.marmara.edu.tr/veriler/yordambt/cokluortam/4D/T0053527.pdf | |
| dc.identifier.uri | https://hdl.handle.net/11424/213434 | |
| dc.language.iso | tur | |
| dc.rights | info:eu-repo/semantics/openAccess | |
| dc.subject | Bankalar ve Bankacılık_Makroekonomi | |
| dc.subject | Kriz_Bankalar ve Bankacılık | |
| dc.title | Uygulanmakta olan makro ekonomik politikaların bankacılık krizleri üzerindeki etkileri | |
| dc.type | masterThesis | |
| dspace.entity.type | Publication |
