Publication:
Resisting the change : how traditional security designs jeopardise the future of arctic region

dc.contributor.advisorKILAVUZ, Muhammet Tahir
dc.contributor.authorErgün, Abrek Berat
dc.contributor.departmentMarmara Üniversitesi
dc.contributor.departmentSosyal Bilimler Enstitüsü
dc.contributor.departmentSiyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler
dc.contributor.departmentSiyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Anabilim Dalı
dc.date.accessioned2026-01-16T08:24:20Z
dc.date.issued2025
dc.description.abstractDeğişime direnmek: geleneksel güvenlik dizaynının arktik bölgesi'nin geleceğini riske atması 66. paralelin üzerinde yer alan Arktik Bölgesi, uzun yıllar boyunca hem çevre hem de politik açıdan “donmuş” bir bölge olagelmiştir. Soğuk Savaş’tan itibaren büyük güçler arasındaki bölgesel karşılıklı çatışmasızlık anlayışı, devlet dışı aktörlerin yürüttüğü çok düzeyli iş birlikleriyle birleşerek bölgenin görece barışçıl niteliğini korumasına katkı sağlamıştır. Bununla birlikte, küresel jeopolitik gelişmeler Arktik’in geleneksel dinamiklerini giderek daha fazla etkilemektedir. Rusya’nın Kuzey Kutbu’nda deniz tabanına bayrak dikmesi, Çin’in teknolojik ve ekonomik girişimleri, Grönland’daki ABD askeri varlığına ilişkin tartışmalar ve Rusya-Ukrayna Savaşı gibi faktörler, bölge üzerindeki stratejik ilgiyi belirgin biçimde artırmış ve güvenlik gündemini yeniden şekillendirmiştir. İsveç ve Finlandiya’nın NATO’ya katılımı ise mevcut “Nordik Denge” olgusunu dönüştürerek tartışmaları derinleştirmiştir. Ancak Arktik’e ilişkin güvenlik boyutu yalnızca askeri ve politik çerçeveyle sınırlı değildir. İklim değişikliği, bölgeyi küresel ortalamanın çok üzerinde etkileyerek kara ve deniz buzullarında hızlı bir geri çekilmeye ve bazı kıyıdaş devletler açısından toprak kaybı riskine yol açmaktadır. Bu durum, çevre güvenliğinin ve bölgesel iş birliğinin önemini arttırmakta; yerel toplulukların uyum kapasitesinden kıyı devletlerinin ulusal çıkarlarına kadar geniş bir yelpazede yeni değerlendirmeleri zorunlu kılmaktadır. Aynı zamanda eriyen buzlar, yeni deniz rotaları ve nadir toprak elementleri fırsatların erişilebilirliğini artırarak ekonomik rekabeti yoğunlaştırmaktadır. Bu tez, söz konusu geçiş sürecinde geleneksel güvenlik kavram ve kurumlarının artan etkisinin çevre güvenliği açısından doğurabileceği riskleri güvenlikleştirme teorisi çerçevesinde analiz etmektedir. Bulgular uyarınca, güvenlikleştiren aktörlerin askeri güvenlik alanındaki söylemlerinin çevre güvenliğinin güvenlikdışılaştırılmasına sebebiyet verdiği gözlemlenmiştir.
dc.description.abstractResisting the change : how traditional security designs jeopardise the future of arctic region The Arctic Region, located above the 66th parallel, has for many years been a region “frozen” in environmental and political terms. From the Cold War onward, the regional understanding of mutual non-conflict among great powers, together with multi-level cooperation by non-state actors, contributed to preserving the region’s relatively peaceful character. However, global geopolitical developments increasingly affect the Arctic’s traditional dynamics. Russia’s planting of a flag on the seabed at the North Pole, China’s technological and economic initiatives, debates over the U.S. military presence in Greenland, and the Russia–Ukraine War have heightened strategic interest and reshaped the security agenda. The accession of Sweden and Finland to NATO has transformed the existing “Nordic Balance.” Yet the Arctic security dimension is not limited to a military and political framework. Climate change affects the region far above the global average, causing rapid retreat of land and risk of territorial loss for littoral states. This situation elevates the importance of environmental security and regional cooperation, requiring new assessments from local communities’ adaptation capacities to littoral states’ national interests. Simultaneously, melting ice increases access to various opportunities ranging from rare earth elements to new sea routes, intensifying economic competition. This thesis analyzes, within securitization theory, the risks that the growing influence of traditional security concepts and institutions may pose for environmental security during this transition. According to the findings, it has been observed that the discourses of securitizing actors in the field of military security have led to the desecuritization of environmental security.
dc.format.extentV, 111 sayfa
dc.identifier.urihttps://katalog.marmara.edu.tr/veriler/yordambt/cokluortam/2B/10766361.pdf
dc.identifier.urihttps://hdl.handle.net/11424/303410
dc.language.isoeng
dc.rightsopenAccess
dc.subjectArktik Bölgesi
dc.subjectclimate change
dc.subjectçevre güvenliği
dc.subjectenvironmental security
dc.subjectgeleneksel güvenlik
dc.subjectGüvenlik
dc.subjectgüvenlikleştirme
dc.subjectIndustrial relations
dc.subjectInternational
dc.subjectiklim değişikliği Arctic Region
dc.subjectkıyı devletler
dc.subjectlittoral states
dc.subjectsecuritization
dc.subjectSecurity
dc.subjecttraditional security
dc.subjectUluslararası
dc.subjectUluslararası ilişkiler
dc.titleResisting the change : how traditional security designs jeopardise the future of arctic region
dc.titleDeğişime direnmek : geleneksel güvenlik dizaynının Arktik Bölgesi'nin geleceğini riske atması
dc.typemasterThesis
dspace.entity.typePublication

Files

Collections