Publication:
Siparişe göre üretimde envanter yönetimi ve stok kontrolü, tekstil uygulaması

Loading...
Thumbnail Image

Date

Journal Title

Journal ISSN

Volume Title

Publisher

Research Projects

Organizational Units

Journal Issue

Abstract

Günümüzde işletmelerin temel amacı kar etmektir. Serbest piyasa ekonomisinin hakim olduğu pazarda, firmalar profesyonel yönetimi benimsediği ölçüde rakip firmalarla rekabet şanslarını arttırabilirler. Siparişin alımından yüklemeye, personel tatmininden müşteri tatminine kadar uzanan kurumsallaşma zinciri, şirketler açısından profesyonelliğin ölçüsüdür. Yöneticiler karar verme sürecinde bilimsel temellere dayanarak hareket etmek zorundadırlar. Uygulamaya esas teşkil eden tekstil sektörün, son dönemlerde hızlı bir ihracat trendine girmiş olmakla birlikte ihtiyaç duyulan bilimsel çalışmalara yeterince yer vermediği görülmektedir. Şiparişe göre üretimin en temel örneklerinden birisi olan bu sektörde çoğu firmanın ortak problemi, mamül ve hammadde envanterlerini sistematize edememiş olmalarıdır. Bu çalışma ile sektörde görülen bu probleme bilimsel bir bakış açısı getirilmeye çalışılmıştır. Tezimde başlıca 4 bölüm yer almaktadır. I. Bölünde üretim, üretim sistemleri ve siparişe göre üretim incelenmiştir. II. Bölümde envanter, envanter sistemleri ve envanter yönetimi (kontrolü) konuları ayrıntılı olarak açıklanmıştır, örnek problemler çözülmüştür. III. Bölümde uygulama ile ilgilidir. Bu bölümde genel olarak siparişe göre üretim yapan bir firmanın sistemi açıklanmış, önsüre yönetimiyle ilgili çeşitli uygulamalara değinilmiştir. Mamül envanteri için gerçek verilerden hareketle ABC analizi yapılmıştır. Örnek hammadde grupları için talep dağılımları incelenerek stok sistemleri oluşturulmuştur. Bu bölümde çeşitli konular (kapasite, planlama) yüzeysel olarak geçilmiş, fakat detayları Ek olarak sunulmuştur. IV. Bölüm eklerden oluşmaktadır. Üretimin aksamaması, kapasite boşluğunun olmaması, ekonomik sebepler, talep yapısı vb gibi nedenlerden dolayı stok yapmak kaçınılmaz olmaktadır. Fakat bunun da bir sınırı olmalıdır, bu bir envanter maliyetidir. Düşük stok, envanter maliyetini azalttığı halde üretimin aksama ve talebin karşılanmama riskini arttıracaktır. Yüksek stok da şirketin gereksiz yere parasını likiditesi düşük bir yatırıma bağlaması anlamına gelecektir. Bunun en iyi örneğide 1991 Körfez Krizi' nde birçok yan sanayi işletmeleri aşırı envanter maliyetleri yüzünden iflas etmeleridir. Şirketler için bu kadar önemli olan bu stok sorunu nasıl çözülecektir? Bana göre bu sorun üç aşamada çözülebilir : 1. Bu konularda eğitim almış uzmam kişileri işin başına getirmek (Nitelikli iş gücü), 2. Milyonlarca dolar harcayarak sistem kuran üst yönetim kadrolarının sisteme inanç ve desteklerini sağlamak, 3. Sistemi yaygınlaştırarak sürekli izlemek (Raporlama ve kontrol). Envanter sistemleri oluşturulurken kapalı bir sistem yerine açık bir sistem kurularak. Sistem sonuçları sektördeki bir çok objektif ve subjektif faktör dikkate alınarak yorumlanmalı ve üst yönetim yanlış yönlendirilmemeli. Örneğin; ekonomik krizin kaçınılmaz olduğu bir dömende, stok miktarını arttırıcı bir tavsiye kişilerin sisteme olan güvenlerini zedeleyeceği gibi uygulanması durumunda kötü sonuçlar da doğurabilecektir. Çalışmış olduğum şirket örme alanında faaliyet göstermektedir; iplik stoklarının 2-2,5 ton olduğu ve sürekli olarak hareket gördükleri konusunda üst yönetime bilgi verilmiştir. Ancak mevcut stokları incelediğinde (muhtelif yerlerde) yaklaşık 9,5 ton iplik stoğunun olduğu ve % 72 nin uzun süredir hareket görmediğini tespit ettim. Bu sonuçlar üst yönetimi oldukça şaşırtı ve bu olaya bakış açılarını değiştirmeye yetti. Uygulama alanı olarak seçtiğim Tekstil Sektörü, Türkiye' nin ihracatının büyük bir bölümünü teşkil etmekte ve son 10 yılda oldukça önemli gelişmeler göstermektedir. Tekstil Türkiye' nin en büyük ihracat diliminde sahip olmakla birlikte matematiksel modellere göre yapılanan, iş akışı ve bilgi akış sistemleri oturmuş olan, iş etüdü-metod etüdü gibi bilimsel çalışmalara yer veren (Birçok firmada çeşitli etüdler yapılmakla beraber bunların sonuçları değerlendirilmemektedir), gerçekçi bir maliyet yapısına sahip şirketler bir elin parmakları kadardır. En temel sorun ise nitelikli iş gücü. Bana döre bu konuda en önemli neden hükümetlerin gerekli ihtiyacı karşılayacak eğitim sistemini geliştirmemiş ve bu konuya gereken önemi göstermemiş olmasıdır. Tezimin I. Bölümünde üretim ve üretim sistemlerine yer verdim. Ayrıca siparişe göre üretim konusunu ayrıntılı olarak inceledim. II. Bölünde genel olarak envanter ve envanter sistemlerine yer verdim. III. Bölünde (Uygulama) ihracat yapan bir tekstil firmasının genel yapısı, iş akışı, sipariş aşamalarını şekillerle açıkladım. Bir ana üretim planı hazırlayarak (Firmanın orta ve uzun vadeli planlarına temel teşkil etmektedir) doğru termin verilmesi sağladım. Bundan hareketle her bölümün yapması gereken işleri zaman periyotları bazında açıklayan zaman planı (Ms-project)' nı geliştirdim. Bu sistem sayesinde hem hammadde ve yarı mamul stokları hem de mamul stokları kontrol altına alındı. Mamul envanteri için ABC analizi yaptım, her bir ürünün yıllık olarak miktar ve ciro açısından toplam içindeki oranlarını tespit ettim. Buradan hareketle hem mamul gamı hem de müşteri portföyü oluşturdum. Böylece firmanın uzun vadede yatırımlarını yaparken, ücret politikalarını belirlerken, hedef müşteri kitlesini ve iş analizlerinin oluşturulmasında iş-iş gören niteliklerini tespit ederken, çok yönlü olarak kullanılabileceği matematiksel bir kaynak elde ettim. Uygulamanın son bölümünde ise her siparişte kullanılan ortak stok kalemleri için örnek uygulamalara yer verdim. Bu kalemler için oluşturduğum sistem, kalemlerin maliyet ve kullanım oranları yanında ürün ağacının hangi seviyesinde yer aldığıyla direkt ilişkilidir. Ele alınan örneklerde bu durumları özellikle belirttim. Siparişe göre üretim yapan firmalarda siparişin alınmasından üretilmesine ve müşteriye ulaştırılmasına (Müşteri şikayetleri dahil) kadar olan süreçlerde matematiksel modeller oluşturarak bilimsel çalışmalar yapmak mümkündür ve gerekir. Üst kademe yöneticiler (özellikle tekstilde) yetki devri konusunda daha esnek olmalıdırlar. Ancak bu sayede birçok bilimsel çalışmanın işletmeye geri dönüşü mümkün olacaktır. Alaylı yöneticilerin hakim olduğu sektörde ancak bu şekilde nitelikli profesyonel yöneticiler yetişecektir. Sonuçta yanlış değerlendirilen her kaynak, atıl bekleyen kapasite, aşırı stoklar ülke kaynaklarından doğru ve yeterince istifade edilmemesine yol açacaktır. Unutulmamalıdır ki ülkemizin kaynakları da sınırlıdır.

Description

Citation

Collections

Endorsement

Review

Supplemented By

Referenced By