Publication:
Öğretmenlerin yapay zekâ okuryazarlık düzeylerinin incelenmesi

Loading...
Thumbnail Image

Date

Journal Title

Journal ISSN

Volume Title

Publisher

Research Projects

Organizational Units

Journal Issue

Abstract

Öğretmenlerin yapay zekâ okuryazarlık düzeylerinin incelenmesi Eğitim sistemlerinde dijital dönüşümün hız kazanması, öğretmenlerin teknolojiyi kullanabilme becerilerinin yanı sıra bu teknolojileri anlayabilme, değerlendirebilme ve etik sorumluluklar çerçevesinde kullanabilme yetkinliklerine sahip olmalarını zorunlu kılmaktadır. Bu araştırmanın amacı, öğretmenlerin yapay zekâ okuryazarlık düzeylerini incelemek ve bu düzeylerin çeşitli demografik değişkenlere göre farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemektir. Bu araştırma, nicel araştırma yöntemlerinden tekil tarama modelinde tasarlanmıştır. Araştırmada “Kişisel Bilgiler Formu” ve Wang, Rau ve Yuan (2022) tarafından geliştirilip Çelebi, Yılmaz, Demir ve Karakuş (2023) tarafından Türkçeye uyarlanan farkındalık, kullanım, değerlendirme ve etik olmak üzere dört alt boyuttan oluşan 7’li Likert tipte tasarlanmış Yapay Zekâ Okuryazarlığı Ölçeği kullanılarak İstanbul’un farklı ilçelerinde görev yapan toplam 385 öğretmenden veri toplanmıştır. Araştırmanın sonucunda; öğretmenlerin yapay zekâ okuryazarlık düzeylerinin yüksek olduğu görülmüştür. Kullanılan ölçeğin alt boyutlarında elde edilen bulgulara göre etik en yüksek seviyedeki alt boyut olurken bunu sırasıyla değerlendirme, kullanım ve farkındalık alt boyutları takip etmiştir. Demografik değişkenlere göre öğretmenlerin yapay zekâ okuryazarlık düzeyleri incelendiğinde cinsiyete göre ölçek geneli ortalama ile farkındalık, kullanım ve değerlendirme alt boyutlarında anlamlı bir farklılık tespit edilmemiştir. Fakat ölçeğin etik alt boyutunda cinsiyet değişkenine göre kadınların lehine anlamlı bir fark olduğu ortaya koyulmuştur. Bir diğer demografik değişken olan yaş grupları ile yapay zekâ okuryazarlığı düzeyleri arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır. Yaş gruplarının sıra ortalamalarının en yüksek 29 ve altı yaş grubunda olduğu, bu yaş grubunu sırasıyla 30-39 arası, 50 ve üstü ve 40-49 arası yaş gruplarının takip ettiği tespit edilmiştir. Öğretmenlerin görev yaptıkları okul kademesi ile yapay zekâ okuryazarlık düzeyleri arasında da anlamlı bir fark olmadığı ortaya koyulmuştur. Görev yapılan okul kademelerinin sıra ortalamalarının okul öncesi kademesinde en yüksek olduğu; ortaokul, lise ve ilkokul kademelerinin de bunu sırasıyla takip ettiği tespit edilmiştir. Aynı şekilde öğretmenlerin branş değişkenine göre de yapay zekâ okuryazarlığı düzeylerinde anlamlı fark bulunmamıştır. Branşların sıra ortalamaları ise en yüksek Türk Dili ve Edebiyatı, İmam-Hatip Meslek Dersleri ve Biyoloji branşlarında; en düşük Felsefe, Müzik ve Matematik branşlarında gözlemlenmiştir. Bu araştırmanın sonuçları; öğretmenlerin yapay zekâ okuryazarlığı seviyelerinin eğitim sisteminin mevcut ihtiyaçlarını karşılayabilecek bir düzeyde olduğunu, öğretmenler arasındaki demografik farkların yapay zekâ okuryazarlık düzeylerinde belirleyici ya da engelleyici bir rol oynamadığını ve kapsayıcı bir bakış açısıyla öğretmenlerin yapay zekâ okuryazarlıklarını geliştirmeye yönelik destekleyici hizmet içi eğitimlerin planlanmasının bir gereklilik olduğunu ortaya koymaktadır. Öğretmenlerin yapay zekâ teknolojilerini sadece kullanmakla yetinmeyip aynı zamanda bu teknolojilerin nasıl çalıştığını anlayabilecek ve eleştirel bir bakış açısıyla bu teknolojileri değerlendirebilecek düzeye ulaşmalarının, yapay zekânın eğitimde kullanımını daha etkili hâle getireceği umulmaktadır.
A study on the artificial intelligence literacy levels of teachers The rapid pace of digital transformation in educational systems necessitates that teachers not only possess the ability to use technology but also acquire the competencies to understand and evaluate these technologies and to employ them within an ethical responsibilities framework. The aim of this study is to examine teachers’ artificial intelligence (AI) literacy levels and to determine whether these levels differ according to various demographic variables. This research was conducted using the single survey model, one of the quantitative research methods. Data of this study were collected from a total of 385 teachers working in different districts of Istanbul through a “Personal Information Form” and the “Artificial Intelligence Literacy Scale” which is a 7-point Likert-type instrument comprising four sub-dimensions, that are awareness, use, evaluation, and ethics, and has been developed by Wang, Rau, and Yuan (2022) and adapted into Turkish by Çelebi, Yılmaz, Demir, and Karakuş (2023). The results of this study show that AI literacy levels of teachers are high overall. By scale sub-dimensions, ethics has ranked highest, followed by evaluation, use, and awareness sub-dimensions. Regarding demographic variables, no significant differences has been found by gender in the overall scale mean or in the awareness, use, and evaluation sub-dimensions. However, in the ethics sub-dimension, a significant difference in favor of women has been observed. No significant difference has been detected between age groups of teachers and their AI literacy levels. It has been found that the age group with the highest mean rank was the 29-and-under group, followed respectively by the 30–39, 50-and-over, and 40–49 age groups. Similarly, no significant difference has been found between the school level at which teachers work and their AI literacy levels. It has been found that the highest mean rank among school levels was in the preschool level, followed respectively by middle school, high school, and primary school levels. Likewise, no significant difference has been observed between the teaching subjects of teachers and their AI literacy levels. The highest mean ranks among teaching subjects have been observed in Turkish Language and Literature, Imam-Hatip Vocational Courses, and Biology, while the lowest have been observed in Philosophy, Music, and Mathematics. The findings of this study indicate that teachers' levels of artificial intelligence literacy are sufficient to meet the current needs of the education system, that demographic differences among teachers do not play a determining or hindering role in their AI literacy levels, and that it is essential to plan supportive in-service training programs to enhance teachers’ AI literacy from an inclusive perspective. It is hoped that teachers’ attaining a level at which they can not only use AI technologies but also understand how they function and evaluate them with a critical mindset will make the use of AI in education more effective.

Description

Citation

Collections

Endorsement

Review

Supplemented By

Referenced By