Publication:
Koca Mustafa Paşa (Sünbül Sinan) camisi haziresi mezar taşları üzerine bir araştırma

Loading...
Thumbnail Image

Date

Journal Title

Journal ISSN

Volume Title

Publisher

Research Projects

Organizational Units

Journal Issue

Abstract

Türk mezarları, sadece ölenlerin hatırasını hayatta kalanlar içinde yaşatmak için yapılmış değildir. Türk mezarları aynı zamanda Türk sanatının bizzatihi sergilendiği alanlardır da. Tarihî gelişimi içinde, mezar taşlarında, Türk sanatının tezyinatının ve hatt sanatının=hüsn-i hattın gelişimini çok iyi takip etmekteyiz. İncelemeye tâbi tuttuğumuz Koca Mustafa Paşa Camii Haziresi'deki mezar taşları genel özellikleri itibariyle diğer çağdaşı olan Türk mezar taşları ile aynı özelliktedir. Buradaki süsleme, kimi taşlarda oldukça sade iken, kiminde belki de gelir durumundan dolayı çok özenli olmayan, kiminde ise gerçekten özen gösterilmiş olarak karşımıza çıkar. Aynı durum hatt sanatı için de geçerlidir. Bazı kitâbelerdeki yazılar çok itinalı değil iken bazılarında estetik görünüme sahip bulunmaktadır. Bezeme özellikleri bakımından kadın mezar taşları erkek mezar taşlarından daha süslüdürler ve formları erkeklerinkine göre daha fazla çeşitlilik gösterirler. Erkek mezar taşlarında fes inkılâbına kadar (1839) meslekî başlığı ya da kişinin mensubu oluğu tarîkatın serpuşu bulunurken, bu tarihten sonra, bunların yerini yavaş yavaş fes almıştır. Fes harici başlıklar sadece dinî bir görevi veya konumu olanlara inhisar edilmiştir. Hem erkek hem de kadın mezar taşlarında 18. yüzyılın ortalarına kadar dengeli süsleme unsurları yer alırken, 18. yüzyılın ortalarından 19. yüzyılın ilk çeyreğine kadar Avrupa'nın etkisinin girmeye başladığı ve etkisini artırdığı dönemlerdir. Ancak yine de denge tam olarak bozulmuş değildir. 19. yüzyılın ilk çeyreğinden itibaren iş çığırından çıkar ve karşımıza oldukça abartılı ve ayrıntılı bezeme öğelerinin yer aldığı mezar taşları çıkar. 20. yüzyılda eskiye oranla mezar taşı geleneğimiz kaybolmaya başlar. Ancak yine bu asırda oldukça orantılı ve estetik yapıya sahip mezar taşları da vardır. Özellikle hatt sanatı bakımından 20. yüzyıl mezar taşı kitâbeleri en mükemmel hüsn-i hatt örneklerini barındırır. The Turkish tombs were not only built to keep alive memories of died people, but also they are exhibitions for to exhibit their own arts. At the progress of Turkish arts, we have been fallowing finely decorations and fine writing (calligraphy=hüsn-i hatt) upon the tombstones. Regarding to their general properties the tombstones of The Koca Mustafa Paşa Mosque Graveyard have some special features as the other contemporaries tombstones, we have studied on. Some of the decorations upon the tombstones have plain qualifications, some of them have unelaborated and the rest of decorations have very aesthetical veiws. The some distinctions can be seen at the fine writing. The women's tombstones are more decorated than men's tombstones as regard properities of decorations. Their forms have much more variations than men's tombstones. The women's headgears were free, but, men's headgears were turban or quilted turban untill the fez revolution (1829). After the fez revolution, men's tombstones got on fez. The headgears out of fez, were restricted to people who were taken upon with a religious duty or functions. Decorative elements upon both men's and women's tombstones were wery-balanced to middles of 18th century. The time contunuing from the 18th century to early quarter of 19th century was the term which European effects started comming in and on the continuity these effects increased its influence on them. In the continuing process it vent of the rails were exaggerated and detailed decorative elements. Since middle of 1920s to decorate tombstones tradition have almost disappeared. The ugly building of tombstones have started to be common in the society.

Description

Citation

Collections

Endorsement

Review

Supplemented By

Referenced By