Publication:
Kitab-ı Mukaddes ve Kur’an-ı Kerim’de Hz. İbrahim ve insanlığa mesajı

Loading...
Thumbnail Image

Date

Journal Title

Journal ISSN

Volume Title

Publisher

Research Projects

Organizational Units

Journal Issue

Abstract

Küreselleşme dönemini yaşayan günümüz dünyası her alanda olduğu gibi dini boyutta da hızlı bir etkileşime sahne olmaktadır. Dünya nüfusunun büyük bir bölümünü teşkil eden Yahudi, Hıristiyan ve Müslümanlar, kendisinden sonra 40 asır gibi uzun bir süre geçmiş olsa da Hz. İbrahim’i büyük bir sevgi ve saygıyla anmakta, ona bağlılığı ve intisabı şeref addetmektedirler. Hz. İbrahim’in mirası üzerinde olduğunu iddia eden ve onun yüce bir şahsiyet oluşunda ittifak halinde olan bu üç semavî din mensuplarının, ortak mirasta karşılıklı anlayış ve saygıya dayalı bir ilişki kurmaları beklenirken, çekişmelerle dolu ilişkilerle gündeme geldikleri bilinmektedir. Bu üç dinin, hiç de önemsiz görülemeyecek farklılıklarına rağmen Hz. İbrahim’in takipçisi olduklarını ileri sürmeleri oldukça dikkat çekicidir. Eski Ahid’de Hz. İbrahim “seçim” ve “anlaşma” temalarıyla öne çıkarılmaktadır. Yeni Ahid’de açıkça görülebilen iki farklı anlayıştan biri İshak‘ın soyunu yüceltme, diğeri ise İbrahim’in izinden gitmeye hevesli herkesi İbrahim’in çocukları olarak adlandırma şeklindedir. Kur’an-ı Kerim ise, Hz. İbrahim’in hayat hikâyesi yerine; onun insan fıtratıyla ve aklî muhakemesiyle muvafık olan tevhidî inancını, dinî tebliğini, İslamî-Hanîf şahsiyet oluş örnekliğini öne çıkartmakta, hidâyet ve kurtuluş yolunda onun insanlığa verdiği mesajları akıl ve vicdanlara sunmaktadır. Sonuç olarak; üç semâvî din arasında hiç de önemsiz görülemeyecek derecede farklı şekilde anlamlandırılan İbrahim figüründen yola çıktığımızda, İbrahimî din adı altında tek bir dinî çatı arayışına girmenin elbette sınırları zorlamak ve haddi aşmak olacağını söyleyebiliriz. Öte yandan bir diğerinin güdümünü dayatmadan, siyasi propagandaların olmadığı bir ortamda, kendimizi tanıtma ve karşımızdakini tanıma imkânına kavuşmanın, ön yargıları aşmak ve karşılıklı hoşgörü atmosferini oluşturmak için önemli bir adım olacağını da vurgulamalıyız.
In today’s globalizing world, there is a fast interaction in every way, as well as in a religious respect. Jews, Christians and Muslims, who constitute a great amount of the world’s population, commemorate Abraham with a great love and esteem and consider loyalty and affiliation to him an honor, although 40 centuries has passed after him. It is striking that these three religions claim to be Abraham’s followers, despite their obviously major differences. Abraham stands out with “choice” and “covenant” themes in the Old Testament. In the New Testament, one of the two different concepts which stand out clearly is exalting Isaac’s generation, and the other is calling everyone who is eager to follow Abraham’s path Abraham’s children. The Holy Qur’an emphasizes his monotheistic faith consistent with his human nature and mental reasoning, his religious manifesto and his demonstration of being an Islamic-Hanif figure instead of his life story, and presents his messages to humanity in the way of righteousness and salvation. As a result; when we set off from the Abraham image, which is explained quite differently in three heavenly religions, we can certainly say that it would be stretching the boundaries and transgressing to go on a search for a single religious framework as Abrahamic religion. On the other hand, we should emphasize that introducing ourselves and getting the know the other party in an environment free of political propagandas, would be an important step towards getting over prejudices and creating an atmosphere of mutual tolerance.

Description

Citation

Collections

Endorsement

Review

Supplemented By

Referenced By