Publication: İslam- Hıristiyan polemiği açısından Ahmed Midhat Efendi
Abstract
Tanzimat sonrası dönemin güçlü kalemlerinden biri olan Ahmed Midhat Efendi, misyonerlerin faaliyetlerine karşı en ciddî tepkiyi göstermiş, Müslümanlığı müdafaa etmek için yazdığı eserlerde İslâm-Hıristiyan polemiğinin en ciddî konularına değinmiştir. Akademik bir dinler tarihçisi olmamakla beraber polemik konularıyla ilgili yazdıkları, günümüz ilmî çalışmalarıyla uygunluk arzetmektedir. Ahmed Midhat Efendi, Hıristiyanlığın baştan beri sağlam temeller üzerine oturmadığını; Hıristiyanlığın zor kullanılarak yayıldığını, İncillerin telkin ettiği yaşama tarzıyla din adamların hayatlarında tezatlar bulunduğunu; Hıristiyanlığın, putperestlik unsurlarının girmesiyle aslından uzaklaştığını belirtmektedir. Ahmed Midhat Efendi, teslis konusunun İncillerde açıkça yer almadığını, bu inancın sonradan, başka kültürlerin etkisiyle ortaya çıktığını, birde üç, üçte bir gibi anlamsız bir inancın insan aklına sığmadığını, ancak hıristiyanların akletme, iman et ilkesiyle hareket ederek çare bulmaya çalıştıklarını; Oğul diye inandıkları Hz. İsa'nın insan suretinde ilâh olamayacağını, Hz. İsa öncesi kültürdeki buna benzer inancın Hz. İsa'ya aitmiş gibi Hıristiyanlığa sokulduğunu; Kutsal Ruh inancının, kilisenin ilâhane bir şekilde hüküm sürme menfaatine dayalı olarak ortaya çıkıp daha sonradan bir inanç meselesi haline getirildiğini ortaya koymaktadır. Ahmed Midhat Efendi, aslî günahın da İncillerde bulunmayıp Yunan kültürünün etkisiyle sonradan şekillenmiş bir inanç meselesi olduğunu, bu inanç ile aslında Hz. İsa'nın kefaret olarak çarmıha gerilmesine temel hazırlama gayesi güdüldüğünü, Hıristiyanlığın aslî günahtan Hz. İsa'nın kurtardığı şeklindeki telâkkisine karşılık İslâm, herkesin günahından kendisinin sorumlu olduğunu belirtmektedir. Ahmed Midhat Efendi tahrif hakkında, Hıristiyan kutsal kitabı olarak kabul edilen İncil'in aslından uzak ve sonradan kaleme alınmış olduğunu, istedikleri gibi tahrif ettiklerini, İncillerde aynı konu hakkında bile tutarsızlıkların bulunduğunu belirtmektedir. Ahmed Midhat Efendi tebşirat konusunda ise, Tevrat ve İncillerin birçok ayetlerinde müjdelenen peygamberin Hz. İsa olmayıp Hz. Muhammed olduğunu ispat etmektedir. İncillerden özellikle Matta'dan aldığı ayetlerin açıklamaları, bilhassa Paraklit ve Melekûtü's-semâvât konularındaki yorumları oldukça önemlidir. Tebşirat konusunda, delil olarak kullandığı Yahudi ve Hıristiyan tarihi olaylarında yaşanan birçok hadisenin Hz. Muhammed'in peygamberliğini müjdelediğini belirttiği gibi bu delilin Ehl-i kitap olmayanların tarihinde bile bulunduğunu örnekler vererek ispatlama yoluna gitmektedir.
