Publication:
Öğretmenlerde batıl inançlar ve dindarlık ilişkisi : Üsküdar örneği

Loading...
Thumbnail Image

Date

Journal Title

Journal ISSN

Volume Title

Publisher

Research Projects

Organizational Units

Journal Issue

Abstract

Öğretmenlerde batıl inançlar ve dindarlık ilişkisi : Üsküdar örneği Bu araştırmada, örgün eğitimin her kademesinde görev yapan öğretmenlerin batıl inanç düzeylerinin sosyo-demografik ve kültürel değişkenler (yaş, cinsiyet, görev yapılan branş türü, medeni durum, aile gelir düzeyi, öznel dindarlık algıları vb.) ile dinî yönelim ilişkisi açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma, teorik bölüm ve alan araştırması olmak üzere iki bölümden oluşmaktadır. Araştırmanın evrenini İstanbul ili Üsküdar ilçesinde 2024-2025 eğitim-öğretim döneminde görev yapan öğretmenler oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise İstanbul ili Üsküdar ilçesinde anaokulu, ilkokul, ortaokul ve lise türlerindeki devlet okullarında görev yapan 506 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak öğretmenlerin kişisel bilgileri “Kişisel Bilgi Formu” kısmında; yaş, cinsiyet, medeni durum, ekonomik durum, yaşanılan yer, dindarlık düzeylerini ölçmek amacıyla 9 maddelik “dindarlık ölçeği” ve batıl inanç düzeylerini ölçmek amacıyla 19 maddelik “batıl inanç ve davranışlar ölçeği” kullanılmıştır. Elde edilen verilerin istatistiksel analizi SPSS programıyla yapılmıştır. Verilerin analizinde ve hipotezlerin test edilmesinde “t testi” ve “tek yönlü varyans analizi” (ANOVA) kullanılmıştır. Sürekli değişkenler arasındaki ilişkileri tespit etmek için ise “Pearson korelasyon ölçeği” kullanılmıştır. Bulgular, batıl inanç-davranış ve dindarlık arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki olduğunu ortaya koymaktadır. Ayrıca, dindarlık arttıkça batıl inanç-davranışlara eğilimlerin de arttığı anlaşılmıştır. Sosyo-demografik değişkenler ile bağımlı değişkenler arasında da istatistiksel açıdan anlamlı sayılabilecek ilişkiler tespit edilmiştir. Batıl inanç-davranışlar, cinsiyete göre farklılık göstermekte olup kadınların batıl inanç-davranış eğilimleri düzeyinin erkeklerden daha yüksek olduğu görülmüştür. Kadınların dindarlık düzey ortalamalarının genel ve alt boyutlar da dâhil olmak üzere erkeklerin ortalamasından yüksek olduğu bulgulanmıştır. Yaş artışı ile batıl inanç-davranış ve dindarlık arasında pozitif olarak artış gösteren anlamlı bir ilişkiye rastlanılmamıştır. Öğretmenlerin hayatlarının çoğunu geçirdikleri yer ile batıl inanç-davranış ve dindarlık arasında anlamlı bir ilişkiye rastlanmıştır. Kentsel alanlarda yaşayan eğitimcilerin batıl inanç-davranış ve dindarlık eğilimleri kırsal alanlarda yaşayanlara göre daha yüksek olup istatistiksel manada anlamlıdır. Bekâr ve evli bireylerin batıl inanç-davranış ve dindarlık düzeyleri bakımından anlamlı bir farklılık görülmemiştir. Dinî bilgileri kitaplardan edinen öğretmenlerin batıl inanç-davranış düzeyleri diğerlerine göre daha düşük ve istatistiksel açıdan anlamlı bulunmuştur. Dini bilgilerini kitaplardan edinen eğitimcilerin dindarlık düzeyleri ise diğerlerine kıyasla daha yüksek çıkmıştır ve istatistiksel manada anlamlı bulunmuştur. Harcama tutumları/ ekonomik durum değişkenine göre yüksek harcama alışkanlıklarına ve gelir durumuna sahip eğitimcilerin batıl inanç-davranış eğilimleri istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur. Araştırma bulgularına göre genel olarak batıl inanç-davranışlar arttıkça bireylerde başkasına dindarlık eğilimi de artmaktadır.
The relationship between superstitions and religiosity among teachers : a study on Üsküdar The aim of this study is to examine the levels of superstition among teachers working at all levels of formal education, in relation to socio-demographic and cultural variables (such as age, gender, teaching field, marital status, family income level, subjective perceptions of religiosity, etc.) as well as religious orientation. The research consists of two parts: a theoretical section and a field study. The research population comprises teachers working in the Üsküdar district of Istanbul during the 2024–2025 academic year. The sample of the study includes 506 teachers employed in public preschools, primary schools, middle schools, and high schools in the Üsküdar district of Istanbul. As data collection instruments, a Personal Information Form was used to gather demographic information such as age, gender, marital status, economic status, place of residence, and level of religiosity. In addition, a 9-item Religiosity Scale was employed to measure teachers’ religiosity levels, and a 19-item Superstitious Beliefs and Behaviors Scale was used to assess their levels of superstition. Statistical analyses of the collected data were conducted using the SPSS software. In the analysis of the data and the testing of hypotheses, t-tests and one-way analysis of variance (ANOVA) were utilized. Pearson’s correlation coefficient was applied to identify relationships between continuous variables. The findings reveal a significant positive relationship between superstitious beliefs–behaviors and religiosity. Moreover, it was observed that tendencies toward superstitious beliefs and behaviors increase as religiosity increases. Statistically significant relationships were also found between socio-demographic variables and the dependent variables. Superstitious beliefs and behaviors varied by gender, with women exhibiting higher levels of superstition than men. Women also displayed higher mean scores of religiosity, both overall and across sub-dimensions, compared to men. No significant relationship was found between age and increases in either superstitious beliefs–behaviors or religiosity. A significant relationship was observed between the place where teachers spent most of their lives and their levels of superstition and religiosity. Educators living in urban areas showed significantly higher tendencies toward superstitious beliefs–behaviors and religiosity compared to those living in rural areas. No significant difference was found between single and married individuals regarding levels of superstition and religiosity. Teachers who acquire their religious knowledge from books exhibited statistically significant differences in superstition and religiosity levels. According to the spending habits/ economic status variable, educators with higher spending habits and higher income levels showed significantly higher tendencies toward superstitious beliefs–behaviors. Overall, the findings indicate that as superstitious beliefs and behaviors increase, individuals also exhibit higher tendencies toward religiosity.

Description

Citation

Collections

Endorsement

Review

Supplemented By

Referenced By