Publication:
Avrupa’da seramik çalıştay yapan atölyelerin günümüz seramik sanatına etkileri

dc.contributor.advisorBİLİR, Zerrin Ersoy
dc.contributor.authorTanrıverdi, Yasemin
dc.contributor.departmentMarmara Üniversitesi
dc.contributor.departmentGüzel Sanatlar Enstitüsü
dc.contributor.departmentSeramik ve Cam Anasanat Dalı
dc.date.accessioned2026-01-13T15:39:23Z
dc.date.issued2010
dc.description.abstractSeramiğin tarihi, uygarlık tarihi kadar eskidir. İnsanoğlu uygarlığı yaratırken önce suyu, sonra toprağı, sonra da ateşi kullandı. En sonunda hepsini birden .Daha sonra insan beyni, insan yaratıcılığı ve insan hüneri devreye girdi. Su, toprak ve ateş, 8000 yıl önce insanlığın en eski destanlarının yaşandığı Anadolu'da bir araya geldi. Tarih boyunca Lidya, Hitit, Urartu, Bizans, Selçuklu,Osmanlı gibi sayısız uygarlığa kapılarını açmış, bereketli topraklarında farklı kültürleri barındırmış, insanlık tarihinin en önemli dönüşümlerine tanıklık etmiş o zengin coğrafyada. Milattan Önce 6.000'de Çatalhöyük'te ilk seramikler yapılırken Çin uygarlığının atalarından Yang-Shao kültürü ilk çömleklerini yapmak için daha 2000 yıl bekleyecekti. Bugün arkeologlar için, insanlık tarihi ile ilgili bilgilerin en önemli kaynakları da, seramik buluntularıdır. Binlerce asır bozulmadan günümüze gelen seramikler üzerindeki yazı, resim ve semboller sayesinde, geçmiş uygarlıkların yaşam tarzları ve kültürleri hakkında bilgi edinmek mümkün olmaktadır. Geçmişin izlerini günümüze taşıyan seramik, bugünde tarihin kendinde bıraktığı zengin mirasla sanata izlerini taşıyor. Seramik alanında yapılan çalıştayların en önemli amacının da sanatçılarda varolan kültürel ve sanatsal birikimin birbirine aktarılması olduğu karşımıza çıkıyor. Benim de bu çalışmadaki amacım, Seramik çalıştayların da yapılan çalışmalarda, sanatçıların birikim ve kültürlerinin birbirlerine olan etki ve katkısını ortaya koymak oldu. Uluslar arası olan ve üniversite bünyelerinde yapılan bu çalıştaylar, farklı ülkelerde yetişmiş sanatçıların bilgi ve deneyim VIII paylaşımlarına olanak tanır. Ayrıca yeni yetişen sanatçılara yeni ufuklar açmak açısından da çok önemlidir. Bu çalışmaya başlarken öncelikli olarak hangi ülkeleri inceleyeceğime karar vermem gerekiyordu. Çalıştaylar açısından en çok etkili ve aktif olan, en fazla ziyaretçi alan ülkeleri seçmeye çalıştım. Elbetteki dünyanın bir çok yerinde farklı çalışmalar yapılmaya devam ediyor, ancak bu araştırmayı, olanaklar doğrultusunda belli ülkelerle sınırlamam gerekti. Almanya, Hollanda, Prag, Macaristan gibi Avrupa ülkelerine yaptığım ziyaretlerde öncelikle oralarda bulunan çalıştay yapan kurumlarla iletişime geçtim. Bu çalışma, ziyaret edilen bu ülkelerdeki çalıştayları oluşturan sanatçılarla yapılan röportajlarla desteklenmiştir. Ayrıca bizzat katılamadığım ancak iletişime geçerek incelediğim Baltık Ülkeleri, Fransa gibi ülkelerin çalışmalarına da değinilmiştir. 19. yüzyılın sonundan başlayarak özellikle Almanya’da plastik sanatların terimleri, tüm sanat dallarına da yayılarak eğilimleri, akımları ve hatta çağın ruhunu tanımlamada temel oluşturmuştur. Yeni kuşak Alman sanatçılar Almanya’nın çağdaş sanatını dünyaca tanınır hale getirdiler. Yaklaşık 380 galerisiyle Avrupa’nın en büyük galeriler kenti durumundaki Berlin’de yaşayan sanatçı sayısı bile tek başına 5000’i bulmuş. 19. yüzyıl’ın ortasından beri birçok sanat hareketi, ince bir beğeninin düşmanı olarak görülen sanayileşmeye karşı tepki gösterirken, yüzyılın bitiminde, ar nuvo’ya paralel olarak, sanat alanında Avusturyalı Adolf Loos’un, ABD’de ise Sullivan ve Wright’ın çalışmaları gibi eserlerle yeni akım olarak bir işlevselcilik estetiği doğmuştu. IX Ama bu akımlardan hiçbiri, Bauhaus’un güçlü yapısına ve çağdaş estetik anlayışları üzerindeki belirleyici etkisine sahip olamadı. Devrimci Sürrealizm hareketinin Fransız kanadının, Paris'te yeni gelişen Abstraction Lyrique akımına kapılması sonucunda, Belçikalı sürrealistlerle aralarında çatışma çıkar. Paris'te, Café Notre Dame'da toplanan ve Dotremont'nun Belçikalı devrimci sürrealistleri, sanatçı-filozof Asger Jom'un Danimarkalı, ressam Constant'ın da Hollandalı deneycileri temsil ettikleri grup, diğer bazı Avrupa ülkelerinin avangard hareketlerinden de katılımlarla Cobra'yı kurarlar. Co-br-a, hareketin kurucularının yaşadıkları Kopenhag, Brüksel ve Amsterdam kentlerinin ilk harflerinin bir araya gelmesinden oluşmuştur. Aynı zamanda, hem kutsal hem de öldürücü bir yılan olması dolayısıyla da Cobra adı benimsenir. Cobra'nın en etkili sergisi, hareketin kuruluşunun birinci yıldönümünde Amsterdam Stedelijk Müzesi'nde on ülkeden sanatçıların katılımıyla açılır. Sergilenen işlerin ve sergi düzeninin aykırılığı, ayrıca açılış esnasında gerçekleştirilen dada tarzındaki happeningler büyük bir skandala yol açar. Bu nedenle bazı Hollandalı sanatçıların gruptan ayrılması üzerine toplanan Cobra Kongresi, : hareketlerinin adını hayallerindeki Komünist Enternasyonal'i anımsatacak biçimde, Deneyci Sanatçılar Enternasyonali olarak değiştirir. O dönemde Avrupa’da etkin çalışmalar yapan bu sanat akımlarının izlerini birçok sanat dalında görmek mümkün bugün halen bu ülkelerde sanat geçmişin izlerini yol açmakta. Avrupa’da ki çalıştay merkezlerini, fakülteleri gezdiğinizde de bu akımların etkilerini kolaylıkla fark edebiliyorsunuz .Ülkeleri gezdikçe o ülkenin siyasi,toplumsal ve doğa koşulları incelendiğinde sanatçılar üzerinde bıraktığı etki çok daha kolay kavrana biliyor. X Çek Cumhuriyetine, Prag’a doğru yol aldığınızda daha gelenekçi bir yapıyla karşılaşıyorsunuz.Ülkenin genelinde hissedilen o tarihi değişmezlik seramik fabrikalarında da geleneksel yapısını hissettirmektedir. Avrupa’daki izlediğim çalışmalar esnasında gördüm ki, Türkiye bu alanda yapılan çalışmalar açısından oldukça önemli bir merkezdir. Çalışmada Türkiye’deki Eskişehir, Çanakkale, Avanos, İzmir gibi merkezlerde yapılan çalıştaylara de yer verildi. Çalışmalarım sırasında Avrupa’da gittiğim bütün kurumlarda çok fazla ilgi ve destek gördüm. Ellerindeki bütün imkanları sunarak çalışmama katkıda bulundular. Münster’deki Kunstakademie’de öğretim görevlisi olan Maika Korfmacher’e katkılarından dolayı teşekkürü bir borç biliyorum. Bunun dışında Höhr-Grenzhausen bölgesinde bulunan Fritz Rossmann’a, Fachschulen Für Keramikgestaltung und Keramiktechnik okulundaki eğitmenlere de yardımlarından dolayı minnettarım. Bu çalışmayı hazırlamam konusunda bana destek olan ve yolumu açan hocam Zerrin Bilir’e ve diğer hocalarıma, çalışmalarımda benden maddi manevi desteklerini esirgemeyen aileme, arkadaşlarıma teşekkür ederim. . XI
dc.description.abstractThe history of ceramic goes back until the history of civilizations when man was forming civilizations; they first used water, then soil, and then fire. Then, human brain, human creativity, and human skills got in. Water, soil and fire came together 8000 years ago in Anatolia, where the oldest epics were experienced. Throughout history, countless civilizations like the Lydian, Hittites, Urartu Byzantines, Seljuk and the Ottomans opened their doors to many cultures in their lands and witnessed the most important revolutions of human history of its rich geography .While at 6000 BC, when the first ceramics were being made in Çatalhöyük, the Yang-Shao cultures, one of the oldest ancestors of Chinese civilizations were still to wait 2000 years to make their first pottery. For archaeologists today, one of the most useful sources of discovering facts about human history are the ceramic artifacts .It is possible to get information about the lifestyles and cultures of past civilizations by the writing, drawings and symbols found on the ceramics that were able to survive for centuries till our day. The ceramic ,which brings the clues of history to our day, can now be seen at today’s art because of the value the heritage history has left .The most important objective of the works of ceramic is to combine the culture and art in the artists. The goal of my work was to show the effects and benefits and artists’ and culture that had an each other at these ceramic works .These workshops ,which were international and done at universities help artists from different countries to share information and experiences. When I was starting this study, I first had to decide which countries I was going to examine, I tried to pick the countries which were the most effective, active and had the most visitors when it came to the workshops. Surely, many XII different works are still being done in many parts of the world, but I had to limit this research to certain countries according to their opportunities. At the visits I made to European countries, like Germany, Holland, Check Republic and Hungary, I first got in touch with the organizations there that made the workshops .This study was supported by, interviews made with artists who formed the workshops at the visited countries. Also, studies with countries that I have not been able to join, but have examined by getting in contact, like France and Baltic countries as also been mentioned. Starting from the late 19th century, particularly in Germany, terms of plastic arts have formed the basics of illustrating trends, currents and spirit of the age by spreading itself among all of the art departments .New generation German artists made Germany’s contemporary Art become known worldwide. Berlin, which is known as Europe’s largest gallery centre, with almost 380 galleries, is also found to have around 5000 artists living there. While many art movements since the mid 19th century showed reactions against industrialization, which was seen as an enemy of subtle taste; functionalism aesthetic arose as a new current towards masterpieces like the Works of Australia’s Adolf Loos, and USA ‘s Sullivan and Wright,at the end of the 19th century. None of these currents, however were able to attain Bauhaus’s strong structure and the significant effect of his contemporary aesthetic views. As a result of the revolutionary surrealistic movements, French wing become possessed by the newly developing ‘Abstraction Lyrique’ current in Paris, and conflict between the Belgium surrealists began. Gathered in Paris at cafe Notre Dame , Dotremont’s Belgium revolutionary surrealists, with artist- philosopher Asger Jom representing Denmark’s and XIII painter Constant representing Holland’s ‘experimenters’, formed the Cobra, with participants of the avant-garde movements from other European countries. The ‘Co-br-a’ is formed by combining the first letters of the cities, Copenhagen Brussels and Amsterdam where the founders of the moment lived. Also, it resembles to the Cobra, which is a holy, but lethal snake. The Cobras most effective exhibition opened at the first anniversary of the movement’s formation, at the Amsterdam Strategic museum with the participation of artists from other countries. Violation of the exhibited works and the exhibition layouts, along with situations and happenings like the Dada, during the opening can lead to a huge scandal. As a result, after some of the Dutch artists left the group, the Cobra congress gathered to change the name of the movements to the international society of Experimental Artists to resemble it to international communist current. You can easily notice the effects of these currents when visiting these workshop centers and facilities in Europe as you travel around, the effects a country’s political social and natural conditionals have on the artists can be more easily recognized and understood. While heading through Prague Cheque Republic you face a more traditional structure. The historical stability felt countrywide also evokes its traditional structure at the ceramic factories. While observing many works there, I realized that Turkey is an important center when it comes to works in these fields . In my work, I also included workshops made at centers in Turkey like Eskişehir , Çanakkale , Avanos and İzmir. XIV Through my work, I received great interest and support from all the organizations I went to in Europe. They contributed to my work by offering all of their opportunities. I owe my thanks to Maika Korfmacher, who is a lecturer of Kunst academia in Munster, for the contributions. I also appreciate Fritz Robmann in Höhr-Granzhausen and teachers at Für Ceramic Gesta Hung and ceramic technical school for their help. I want to thank to my teacher Zerrin Bilir and the other teachers for their helps and supports in preparing these thesis and also my family and friends for supporting me financially and emotionally with my Works.
dc.format.extentXIV, 123y.: res.
dc.identifier.urihttps://katalog.marmara.edu.tr/veriler/yordambt/cokluortam/5A/T0074610.pdf
dc.identifier.urihttps://hdl.handle.net/11424/195365
dc.language.isotur
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.subjectSeramik
dc.subjectSeramik Sanatı
dc.titleAvrupa’da seramik çalıştay yapan atölyelerin günümüz seramik sanatına etkileri
dc.typemasterThesis
dspace.entity.typePublication

Files

Collections