Publication:
Tanrı hakkında konuşmak : teolojik dil bağlamında eş‘arî kelamcılar ve Thomas Aquinas arasında bir kıyas

Loading...
Thumbnail Image

Date

Journal Title

Journal ISSN

Volume Title

Publisher

Research Projects

Organizational Units

Journal Issue

Abstract

Tanrı hakkında konuşmanın imkânı, sınırları ve yöntemi, tarih boyunca düşünürler tarafından temel bir mesele olarak ele alınmıştır. Bu bağlamda geliştirilen yaklaşımlardan biri de Thomas Aquinas tarafından sistematik hale getirilen “analoji teorisi”dir. Ancak bu teorinin Aquinas’la birlikte ortaya çıktığını söylemek isabetli değildir. Analoji fikri, Aquinas’ın Hristiyan seleflerinde takip edilebildiği gibi, çok daha erken dönemlerde İslam düşüncesinde de çeşitli biçimlerde kendisini göstermiştir. İslam düşüncesinde teolojik dile dair üç temel yaklaşım dikkat çekmektedir: Bunlardan ilki, Tanrı’nın mahlukata hiçbir yönüyle benzemediği vurgusunu merkeze alan ve bu mutlak aşkınlık (tenzih) anlayışı doğrultusunda dilin Tanrı hakkında kullanımı konusunda büyük bir ihtiyat sergileyen yaklaşımdır. İkincisi, Tanrı’nın bilinebilirliğini ve insan aklı tarafından bir dereceye kadar kavranabilir olduğu düşüncesini merkeze alan, dolayısıyla yaratıcıyı insana yakınlaştıran yaklaşımdır. İlk yaklaşım aşırılaştığında agnostisizme ikinci yaklaşım ise aşırılaştığında antropomorfik Tanrı anlayışına kapı aralamaktadır. İki taraf arasında ise, Sünnî kelam geleneği konumlanmıştır. Bu gelenek, Tanrı’nın hem aşkın hem de bir yönüyle beşeri idrake açık olduğunu savunarak dilsel temsillerin tamamen imkânsız olmadığını ileri sürer. Bu çalışmada, Eş‘arî kelâm geleneğinin temel kelam metinleri ile Thomas Aquinas’ın başta Summa Theologiae ve Summa contra Gentiles olmak üzere teolojik dil yaklaşımını olgunlaştırdığı eserleri karşılaştırmalı bir şekilde incelenecektir. Böylece, teolojik dil bağlamında aralarındaki benzerliklere araştırılarak Aquinas’ın düşünsel nüvelerinin Eş‘arî kelamına bulunup bulunmadığı sorusuna cevap aranmaktadır. Bu bağlamda çalışma, ileride olası bir alımlama ilişkisine dair daha kapsamlı araştırmalara zemin hazırlamayı da hedeflemektedir.
The possibility, limits, and methodology of speaking about God have long been central concerns in the history of thought. One influential approach developed in this context is the “theory of analogy,” systematized by Thomas Aquinas. Yet it would be misleading to suggest that this theory emerged solely with Aquinas. The idea of analogy can be found in the writings of his Christian predecessors and, in different forms, within earlier Islamic thought. Islamic theology presents three main approaches to divine language. The first emphasizes God's absolute transcendence (tanzīh), insisting that no created term is suitable for describing Him, and thus adopts a cautious stance toward theological language. The second stresses the knowability of God and argues that human reason can grasp divine reality to some extent, drawing God closer to human comprehension. If taken to extremes, the former risks agnosticism, while the latter may verge on anthropomorphism. Positioned between these poles, the Sunni kalām tradition maintains that God is both transcendent and accessible in some limited way, thereby allowing meaningful, though analogical, speech about Him. This thesis conducts a comparative analysis between Aquinas’s treatment of theological language—especially in Summa Theologiae and Summa contra Gentiles—and key texts from the Ashʿarī kalām tradition. By identifying parallels, the study explores whether conceptual antecedents of Aquinas’s theory can be traced in Islamic theology. Ultimately, it seeks to provide a foundation for further research into potential intersections between Thomistic and Ashʿarī thought.

Description

Citation

Collections

Endorsement

Review

Supplemented By

Referenced By