Publication: Şakir Ahmed Paşa: Ravz-ı Verd (edisyon-kritik ve birinci bölümün günümüz türkçesine çevrimi)
Abstract
İslâm'ı kabul eden milletlerin kültür ve edebiyatları büyük ölçüde bu dinin tesiri altında kalmıştır. Türk Edebiyatı'nda da bu tesirin rüzgarıyla yüzyıllar boyunca edebî eserler meydana getirilmiştir. Bilhassa dinî edebiyatı oluşturan tevhid, münâcât, na't, siyer-i nebî, mevlid, peygamber ve evliya kıssaları gibi konuların doğrudan veya dolaylı olarak ilk kaynağı Kur'ân-Kerîm ve hadis-i şeriflerdir. Konularını bu iki kaynaktan ve Hz. Peygamber'in başından geçen hadiselerden alan dinî edebiyat türleri, edebiyatımızda yaygınlaşarak, zamanla bir gelenek hâline gelmiştir. Bu dinî edebiyat türleri arasında manzum olarak Esmâü'l-Hüsnâ ve Bedir Gazvesi'nin işlenmesine XV.yüzyıldan itibaren başlanmıştır, denilebilir. XIX. asırda yaşamış olan Şakir Ahmed Paşa'nın Ravz-ı Verd adlı eseri de bu iki konuda yazılmış bir mesnevidir. Kütüphanelerde pek çok nüshası bulunması ve iki kere basılmasından bu eserin itibar görmüş, en azından muvaffak olduğu söylenebilir. Bu eseri dikkate şayan bulup, edisyon-kritiğinin yapılıp, günümüz Türkçesi'ne kazandırılmasının faydalı olacağı fikriyle bu çalışmayı yaptık. Yapılan olarak hazırlanmıştır. Giriş bölümünde ilk olarak Şakir Ahmed Paşa'nın hayatı, edebî şahsiyeti ve eserleri hakkında bilgi verilmeye çalışılmış. Sonra Esmâü'l- Hüsnâ'nın dinî ve edebî hususiyetleri ve Bedir Savaşı hakkında tarihî bilgi verilip mesnevide bu konuların işleniş biçimleri belirtilerek mesnevinin konuları işleyiş şeması verilmiştir.Birinci bölümde Ravz-ı Verd'de, Esmâü'l- Hüsnâ'nın işlenildiği, ilk kısmın edisyon-kritiği yapılmış; ikinci bölümde ise mesnevide Bedir Gazvesi'nin işlenildiği ikinci kısmın edisyon-kritiği yapılmıştır. Üçüncü bölümde eserin birinci kısmının günümüz Türkçesi'ne çevrim yazısı yapılmaya çalışılmıştır. Dördüncü bölümde ise mesnevinin bütün nüshaları belirtilip, edisyon-kritiği yapılanların tavsifleri verilmiş; bölümün sonunda ise yapılan çalışmanın netice olarak bir değerlendirmesi yapılmıştır. Metinlerin bulunduğu bölümlerde başlıklar koyu harflerle yazılmış ayrıca metinde geçen âyet, hadis, Arapça cümle ve ibareler Arap alfabesi kullanılarak yazılmıştır. Âyetlerin sûre ve numaraları, hadislerin ise kaynakları dipnotta belirtilmiştir. Esmâü'l-Hüsnâ bölümünde geçen âyet, hadis ve Arapça'ların tercümeleri, çevrim yazısının yapıldığı üçüncü bölümde dipnotlarda verilmiş; Bedir Gazvesi kısmında geçenler ise direkt olarak dipnotlarda tercüme edilmiştir. Esmâü'l-Hüsnâ işlenirken sürekli olarak Allah'ın isim/ sıfatları geçtiği için, bu bölüme mahsus olarak, beyitte asıl anlatılan isim/ sıfatın ilk harfi büyük yazılıp diğerlerinin ilk harfleri küçük yazılmıştır. Bu özellik, Hz.Peygamber'in sıfatlarının sıralandığı bölümlerde de uygulanmıştır. Metnin tesisi sırasında, XIX.yüzyılda Türk dilinin almış olduğu şekil dikkate alınarak ayrıca metnin okunmasını kolaylaştırmak için tam bir transkripsiyon yapılmamıştır. Ancak özel isimlerde transkripsiyona dikkat edilmiştir. Esmâü'l-Hüsnâ kısmının çevrim yazısı yapılırken, isimlerin ve anılan havaslarının daha iyi anlamak ve okuyucuya aktarabilmek için bu konunun işlendiği kitaplara bakılmış; ayrıca âyetlerde geçen Esmâü'l-Hüsnâ'nın Türkçeye çevrilişinden faydalanmak için Türkçe meâl ve tefsirlere müracaat edilmiştir.
