Publication: Şuayp Şerefuddin-i Gülşeni: hayatı, eserleri ve mektupları
Abstract
Son dönem mutasavvıflarından ârif ve fâzıl bir zât olan Şuayb Şerefuddîn-i Gülşenî üzerinde ilk akademik çalışmayı yapmış bulunmaktayız. Zamanın Sezâisi Gülşenî tarikatinin son zamanlardaki müceddidi olarak anılan, şiirleri Gülşenî-i Sânî mahlasıyla yazan Şuayb Şerefuddîn Efendi, döneminin en önemli şahsiyetleri arasında kabul edilmektedir. Şuayb Şerefuddîn Efendi, nazarî bakımdan vahdet-i vücûd anlayışına sahip olan İbnü'l-Arabî (638/ 1240), Niyâzî Mısrî (1105/ 1694), Şeyh Bedreddin ve Selahaddin Uşşâkî (1196/ 1783) gibi şahsiyetlerin fikirleriyle yetişmiş, insana ve varlığa bakışı bu neş'e içerisinde olmuştur. Şuayb Efendi'ye göre varlık Bir'dir. Kesret olarak görülen herşey Bir olan Vâcibu'l-Vücûd'un tezâhürleridir. Ona göre eşref-i mahlûkat olan ve Rahmân'ın rûhunu taşıyan insan mevcûdâta bu bakış açısıyla bakmalıdır. Tasavvuf, bir yaşam biçimidir; o bir hâl ilmi olup, kâl ilmi değildir. Bu yönüyle örnek bir kişilik sergileyen Şuayb Şerefuddîn-i Gülşenî'in meclisine ârifler, âlimler, ordudan paşalar katılır, onun ilim ve irfânından istifade ederlerdi. Şuayb Efendi'nin yazmış olduğu mektupların her biri birer menba-ı irfân niteliğindedir. Bu mektuplar, gerek Şuayb Efendi'nin hayatı, şahsiyeti ve düşünceleri bakımından, gerekse tasavvuf tarihi açısından çok önemli birer vesika olarak kabul edilebilir. Mektuplarından başka Îzâhu'l-Merâm fî Meziyyeti'l-Kelâm adlı bir eseri daha vardır ki, orada vahdet-i vücûd anlayışını zâtullâh ve hakîkat-i Muhammediye prespektifiyle açıklamaktadır. Ayrıca müridlerinden Hüseyin Vassâf'ın şeyhi Şuayb Şerefuddîn-i Gülşenî'den aldığı mektuplari bir araya getirerek derlediği Mürâselât adlı eserin sonunda yer alan kısa fakat,
bir şekilde kaleme alınmış Şuayb Efendi'ye ait Nûr hakkındaki risalesi de önemlidir. Biz bu çalışmamızda Şuayb Efendi'nin mektuplarını tahkik ederek, mektuplarda öne çıkan bazı tasavvufî konuları incelemeye çalıştık. Her biri uslûp ve içerik açısından incelemeye değer olan mektuplarda ağırılıklı olarak+ işlenen vahdet-i vücûd, tecellî, esrâr-ı kader, aşk ve muhabbet, rüyâ, kerâmet ve râbıta gibi konuları ele alıp, bunların tasavvuf literatüründe nasıl anlaşıldığını ve Şuayb Şerefuddîn-i Gülşenî'nin bu konuları nasıl değerlendirdiğini anlatmaya çalıştık. Tasavvuf ve tefekkür tarihi bakımından önemli bir yere sahip olduğu görülen bir mutasavvıfın hayatı, şahsiyeti ve mektupları üzerinde ilk akademik çalışmayı yapmış olmanın sevincini taşıyoruz. ABSTRACT We did the first academic study about a wise scholar Şuayb Şerefuddîn-i Gülşenî who is one of the sufis of the latest periods. Şuayb Şerefuddîn-i Gülşenî who wrote his poems with nickname of Gülşenî-i Sânî is accepted as one of the most important figures of his time. Şuayb Şerefuddîn-i Gülşenî was grown up with the idealogies of İbnü'l-Arabî (638/ 1240), Niyâzî Mısrî (1105/ 1694), Şeyh Bedreddîn and Selahaddîn Uşşâkî (1196/ 1783) who had the approach of Vahdet-i Vücûd from the theoretical perspective. According to Şuayb Şerefuddîn-i Gülşenî, existence is one. Everything that seems to be many is in fact appearings of Vâcibu'l-Vucûd. According to him, a human being should look at the world from such a perspective. Şuayb Şerefuddîn-i Gülşenî is an important figures in the latest periods of Tasavvuf literature. He had written a lot of latters, and he is especially popular with his letters. Densely we tried to analyze these letters. İn this way, we explained his life in our study. We evaluated and translated his letters in to today's Turkish by the prinsiples and rules of transcription.
bir şekilde kaleme alınmış Şuayb Efendi'ye ait Nûr hakkındaki risalesi de önemlidir. Biz bu çalışmamızda Şuayb Efendi'nin mektuplarını tahkik ederek, mektuplarda öne çıkan bazı tasavvufî konuları incelemeye çalıştık. Her biri uslûp ve içerik açısından incelemeye değer olan mektuplarda ağırılıklı olarak+ işlenen vahdet-i vücûd, tecellî, esrâr-ı kader, aşk ve muhabbet, rüyâ, kerâmet ve râbıta gibi konuları ele alıp, bunların tasavvuf literatüründe nasıl anlaşıldığını ve Şuayb Şerefuddîn-i Gülşenî'nin bu konuları nasıl değerlendirdiğini anlatmaya çalıştık. Tasavvuf ve tefekkür tarihi bakımından önemli bir yere sahip olduğu görülen bir mutasavvıfın hayatı, şahsiyeti ve mektupları üzerinde ilk akademik çalışmayı yapmış olmanın sevincini taşıyoruz. ABSTRACT We did the first academic study about a wise scholar Şuayb Şerefuddîn-i Gülşenî who is one of the sufis of the latest periods. Şuayb Şerefuddîn-i Gülşenî who wrote his poems with nickname of Gülşenî-i Sânî is accepted as one of the most important figures of his time. Şuayb Şerefuddîn-i Gülşenî was grown up with the idealogies of İbnü'l-Arabî (638/ 1240), Niyâzî Mısrî (1105/ 1694), Şeyh Bedreddîn and Selahaddîn Uşşâkî (1196/ 1783) who had the approach of Vahdet-i Vücûd from the theoretical perspective. According to Şuayb Şerefuddîn-i Gülşenî, existence is one. Everything that seems to be many is in fact appearings of Vâcibu'l-Vucûd. According to him, a human being should look at the world from such a perspective. Şuayb Şerefuddîn-i Gülşenî is an important figures in the latest periods of Tasavvuf literature. He had written a lot of latters, and he is especially popular with his letters. Densely we tried to analyze these letters. İn this way, we explained his life in our study. We evaluated and translated his letters in to today's Turkish by the prinsiples and rules of transcription.
