Publication: Incidental soft tissue calcifications in cone-beam computed tomography images
Loading...
Files
Date
Authors
Journal Title
Journal ISSN
Volume Title
Publisher
Abstract
Objective: It was aimed to retrospectively evaluate the
soft tissue calcifications (STCs) in cone-beam computed tomography
(CBCT) images. Material and Methods: CBCT images (Planmeca
Romexis®, 3D Mid Planmeca Oy, Helsinki, Finland) of 1,566 patients
(54.2% females; 45.8% males) were collected from the database of Department of Dentomaxillofacial Radiology. The hyperdense masses
were examined. Patients with head and neck trauma or a history of
surgery were excluded. If present, soft tissue calcifications were classified according to type, locations, distribution, age, and gender using
descriptive statistics and chi-square tests. Results: Of the 1,566 patients, 390 (24.9 %) showed calcifications. The mean age of these patients was 47.3±16.1. The frequency of STCs was 48.7% in males and
51.3% in females. Tonsilloliths (53.6 %) were found to be common,
followed by ossified stylohyoid ligament (29.5%), pineal gland calcification (3.6%) and sialolith (2.8%). No statistically significant differences were recorded between genders (p>0.05). STCs were detected
either bilaterally (51.1%) or unilaterally (48.9%). The frequency of the
STCs according to age groups: Tonsillolith was seen mostly in individuals older than 55-year-old (40.7%), whereas ossified stylohyoid
ligament was seen in patients younger than 35-year-old (36.5%). Conclusion: STCs may often be incidentally diagnosed on CBCT images.
Clinicians should recognize the characteristics of STCs, particularly regarding early diagnoses of certain systemic diseases.
Amaç: Bu araştırmada konik ışınlı bilgisayarlı tomografi (KIBT) görüntülerinde rastlantı bulgusu olarak görülen yumuşak doku kalsifikasyonlarının retrospektif olarak değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntemler: Ağız, Diş ve Çene Radyolojisi ABD’nin arşivinde yer alan, Planmeca Promax 3D Mid ile alınmış (Planmeca Oy, Helsinki, Finlandiya) KIBT görüntülerinde (n=1.566, %54,2 kadın; %45,8 erkek) hiperdens olan kitlelerin varlığı retrospektif olarak incelenmiştir. Baş ve boyun travması veya operasyon hikâyesi olan hastalar çalışma dışı bırakılmıştır. Yumuşak doku kalsifikasyonları sınıflandırılarak, kalsifikasyonların çeşitleri, lokasyon ve dağılımları, yaş ve cinsiyetler arası farklar açısından betimleyici istatistiksel ve kikare testleri ile değerlendirilmiştir. Bulgular: Bin beş yüz altmış altı hastanın (yaş ortalamaları 47,3±16,1) 390’ında (%24,9) yumuşak doku kalsifikasyonuna rastlanmıştır. Yumuşak doku kalsifikasyonu sıklığı erkeklerde %48,7, kadınlarda %51,3 olup, en yaygın görülen kalsifikasyon ise tonsilit (%53,6) olarak tespit edilmiştir. Bunu styloid ligament ossifikasyonu (%29,5), epifiz bezi kalsifikasyonu (%3,6) ve siyalolit (%2,8) takip etmiştir. Cinsiyetler arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık saptanmamıştır (p>0,05). Yumuşak doku kalsifikasyonlarının %51,1’i bilateral, %48,9’u tek taraflı olarak tespit edilmiştir. Tonsilit en çok 55 yaş üstü bireylerde (%40,7), ossifiye styloid ligament ise 35 yaşından küçük hastalarda (%36,5) görülmüştür. Sonuç: KIBT görüntülerinde yumuşak doku kalsifikasyonları sıklıkla rastlantı bulgusu olarak izlenebilmektedir. Klinisyenlerin, erken tanı açısından sistemik hastalıklarla ilgili yumuşak doku kalsifikasyonları hakkında bilgi sahibi olmaları ve tanımaları gerekmektedir.
Amaç: Bu araştırmada konik ışınlı bilgisayarlı tomografi (KIBT) görüntülerinde rastlantı bulgusu olarak görülen yumuşak doku kalsifikasyonlarının retrospektif olarak değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntemler: Ağız, Diş ve Çene Radyolojisi ABD’nin arşivinde yer alan, Planmeca Promax 3D Mid ile alınmış (Planmeca Oy, Helsinki, Finlandiya) KIBT görüntülerinde (n=1.566, %54,2 kadın; %45,8 erkek) hiperdens olan kitlelerin varlığı retrospektif olarak incelenmiştir. Baş ve boyun travması veya operasyon hikâyesi olan hastalar çalışma dışı bırakılmıştır. Yumuşak doku kalsifikasyonları sınıflandırılarak, kalsifikasyonların çeşitleri, lokasyon ve dağılımları, yaş ve cinsiyetler arası farklar açısından betimleyici istatistiksel ve kikare testleri ile değerlendirilmiştir. Bulgular: Bin beş yüz altmış altı hastanın (yaş ortalamaları 47,3±16,1) 390’ında (%24,9) yumuşak doku kalsifikasyonuna rastlanmıştır. Yumuşak doku kalsifikasyonu sıklığı erkeklerde %48,7, kadınlarda %51,3 olup, en yaygın görülen kalsifikasyon ise tonsilit (%53,6) olarak tespit edilmiştir. Bunu styloid ligament ossifikasyonu (%29,5), epifiz bezi kalsifikasyonu (%3,6) ve siyalolit (%2,8) takip etmiştir. Cinsiyetler arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık saptanmamıştır (p>0,05). Yumuşak doku kalsifikasyonlarının %51,1’i bilateral, %48,9’u tek taraflı olarak tespit edilmiştir. Tonsilit en çok 55 yaş üstü bireylerde (%40,7), ossifiye styloid ligament ise 35 yaşından küçük hastalarda (%36,5) görülmüştür. Sonuç: KIBT görüntülerinde yumuşak doku kalsifikasyonları sıklıkla rastlantı bulgusu olarak izlenebilmektedir. Klinisyenlerin, erken tanı açısından sistemik hastalıklarla ilgili yumuşak doku kalsifikasyonları hakkında bilgi sahibi olmaları ve tanımaları gerekmektedir.
Description
Citation
BAYRAMOV N., ÜSDAT ÖZTÜRK A., ERÇALIK YALÇINKAYA Ş., "Incidental Soft Tissue Calcifications in Cone-Beam Computed Tomography Images", Türkiye Klinikleri Diş Hekimliği Bilimleri Dergisi, cilt.28, ss.291-298, 2022
